Advertisement
  1. Haberler
  2. İŞ DÜNYASI
  3. İşveren Umutlu, İstihdam Temkinli

İşveren Umutlu, İstihdam Temkinli

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye’de şirketlerin yılın son çeyreğine yönelik işe alım planları olumlu seyrini koruyor. ManpowerGroup araştırmasına göre Türkiye’nin Net İstihdam Görünümü 25 puana yükseldi. Ancak rakamların ayrıntısına bakıldığında iyimserliğin sektörler arasında eşit dağılmadığı görülüyor. Konaklama ve inşaat öne çıkarken, bilişim ve imalattaki zayıf görünüm ekonominin geleceği açısından dikkat çekiyor.

ManpowerGroup’un 2026’nın dördüncü çeyreğini kapsayan İstihdama Genel Bakış Araştırması, küresel ekonomide belirsizlikler devam etmesine rağmen şirketlerin çalışan sayısını artırma konusunda önceki dönemlere göre daha istekli olduğunu gösteriyor.

42 ülkede yaklaşık 40 bin işverenle gerçekleştirilen araştırmada küresel Net İstihdam Görünümü (NEO) 29 puana çıktı. Bir önceki çeyrekte bu rakam 27 seviyesindeydi. Geçen yılın aynı dönemine göre ise 6 puanlık iyileşme söz konusu.

Basit bir ifadeyle araştırma, dünya genelinde işverenlerin işe alım konusunda frene basmak yerine kontrollü biçimde gaza basmaya başladığını gösteriyor.

Türkiye küresel ortalamanın altında

Türkiye’de Net İstihdam Görünümü 25 puan olarak hesaplandı. Bir önceki çeyreğe göre 1 puanlık sınırlı bir artış görülürken, geçen yılın aynı dönemine kıyasla iyileşme 5 puana ulaştı.

Bu rakam Türkiye’de işverenlerin önümüzdeki üç aylık dönemde çalışan sayılarını artırma konusunda olumlu düşündüğünü gösteriyor. Ancak önemli bir ayrıntı var: Türkiye’nin 25 puanlık görünümü, 29 puan olan küresel ortalamanın 4 puan altında.

Dolayısıyla tabloyu yalnızca “istihdam güçlü şekilde artıyor” şeklinde okumak doğru olmaz. Daha gerçekçi yorum, şirketlerin ekonomik belirsizliklere rağmen işe alımdan tamamen vazgeçmediği ve kontrollü büyümeyi tercih ettiği yönünde.

Enflasyondaki seyir, finansman maliyetleri, iç talep ve şirketlerin önümüzdeki döneme ilişkin büyüme beklentileri işe alım kararlarının temel belirleyicileri olmaya devam edecek.

İnşaat ve konaklama öne çıktı

Araştırmanın Türkiye açısından en dikkat çekici bölümü sektörler arasındaki büyük fark.

İşe alım beklentisinin en güçlü olduğu sektör 38 puanla konaklama. Hemen ardından 37 puanla inşaat ve gayrimenkul geliyor.

Özellikle inşaat ve gayrimenkuldeki yükseliş dikkat çekici. Sektörün istihdam görünümü geçen yılın aynı dönemine göre tam 22 puan yükseldi. Bu, sektör açısından son yılların en güçlü işe alım beklentilerinden birine işaret ediyor.

Kamu, sağlık ve sosyal hizmetlerde görünüm 28 puan olurken finans ve sigorta sektöründe 22 puan seviyesinde.

Tablonun diğer ucunda ise Türkiye ekonomisinin geleceği açısından üzerinde durulması gereken iki sektör bulunuyor: imalat ve bilişim.

İmalatta istihdam görünümü yalnızca 12, bilişim sektöründe ise 9 puan.

Bu rakamlar önemli. Çünkü Türkiye’nin uzun vadeli büyümesinde yüksek katma değerli üretim, teknoloji, dijitalleşme ve ihracatın daha büyük rol üstlenmesi bekleniyor. Buna karşılık istihdam beklentisinin konaklama ve inşaatta oldukça güçlü, bilişim ve imalatta belirgin şekilde düşük olması ekonomik büyümenin niteliği konusunda soru işaretleri yaratıyor.

Anadolu’da istihdam iştahı daha güçlü

Araştırmada bölgeler açısından da ilginç bir tablo ortaya çıkıyor.

Türkiye’de işe alım beklentisinin en yüksek olduğu bölge 38 puanla Güneydoğu Anadolu. Onu 37 puanla Doğu Anadolu ve 30 puanla İç Anadolu izliyor.

Akdeniz Bölgesi 29 puanla Türkiye ortalamasının üzerinde bulunuyor.

Buna karşılık ekonomik faaliyetlerin ve sanayinin önemli bölümünü barındıran Marmara Bölgesi’nde istihdam görünümü 19 puanda kalıyor. Karadeniz de aynı seviyede. Ege Bölgesi’nde ise gösterge 22 puan.

Güneydoğu Anadolu’nun geçen yılın aynı dönemine göre 23 puanlık artış göstermesi, bölgesel istihdam açısından araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri.

Bu tablo, Türkiye’de yeni istihdam yaratma potansiyelinin yalnızca geleneksel sanayi merkezlerinde değil, Anadolu’nun farklı bölgelerinde de güçlenebileceğine işaret ediyor.

Büyük şirketler daha iyimser

Şirket büyüklüklerine bakıldığında ise en güçlü işe alım beklentisi 250 ile 999 arasında çalışanı bulunan işletmelerde görülüyor.

Bu şirketlerde istihdam görünümü 37 puana ulaştı. Geçen yılın aynı dönemine göre artış 17 puan.

5 bin ve üzerinde çalışanı bulunan büyük şirketlerde ise görünüm 31 puan seviyesinde.

Buna karşılık 10-49 çalışanı bulunan küçük işletmelerde gösterge yalnızca 12 puan.

Buradaki fark Türkiye ekonomisi açısından önemli bir mesaj veriyor. Büyük işletmelerin finansmana erişimi, nakit yönetimi ve ekonomik dalgalanmalara karşı dayanıklılığı küçük şirketlere göre daha yüksek. Küçük işletmeler ise yüksek maliyetlerden ve finansman koşullarından daha hızlı etkileniyor.

Bu nedenle istihdamdaki genel iyimserliğin KOBİ’lere ne ölçüde yayıldığı önümüzdeki dönemde yakından izlenmeli.

Dünyada işe alım iştahı artıyor

Küresel tarafta en güçlü istihdam beklentisi 37 puanla Güney ve Orta Amerika’da görülüyor. Kuzey Amerika 35, Asya Pasifik ve Orta Doğu ise 33 puan seviyesinde.

Avrupa’da gösterge 20 puan. Önceki çeyreğe göre toparlanma yaşanmasına rağmen Avrupa hâlâ işe alım beklentilerinin en zayıf olduğu bölge.

Küresel sonuçların ortak mesajı ise oldukça açık: Jeopolitik gerilimler, ticaret savaşları ve ekonomik belirsizlikler şirketlerin gündeminden çıkmış değil; ancak bunlar işe alım planlarını tamamen durduracak seviyede de görülmüyor.

Türkiye için asıl soru: Hangi sektörler istihdam yaratıyor?

Türkiye açısından araştırmanın verdiği mesajı iki ayrı başlıkta okumak gerekiyor.

Birincisi olumlu: İşverenlerin işe alım beklentisi geçen yıla göre güçleniyor. Şirketler ekonomik koşullara rağmen çalışan sayılarını artırma konusunda tamamen savunmaya geçmiş değil.

İkincisi ise daha kritik: İstihdamın hangi sektörlerde büyüdüğü.

Konaklama ve inşaatın 40 puana yaklaşan güçlü işe alım beklentisine karşılık bilişimin 9, imalatın 12 puanda kalması üzerinde düşünülmesi gereken bir tablo.

Türkiye’nin yalnızca daha fazla istihdama değil, aynı zamanda daha yüksek katma değer üreten istihdama ihtiyacı var.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde yalnızca “kaç kişi işe alındı?” sorusuna bakmak yeterli olmayacak. Asıl önemli soru, yeni işlerin hangi sektörlerde yaratıldığı, ne kadar nitelikli olduğu ve ekonominin üretim kapasitesine ne ölçüde katkı sağladığı olacak.

İstihdam göstergelerindeki yükseliş kuşkusuz olumlu. Ancak Türkiye açısından gerçek başarı, bu iyimserliğin teknolojiye, sanayiye, ihracata ve yüksek katma değerli üretime de güçlü biçimde yansımasıyla mümkün olacak.

İşveren Umutlu, İstihdam Temkinli
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Business World Global ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!