Advertisement
  1. Haberler
  2. EKONOMİ
  3. Yanmar, Türkiye’yi bölgesel merkez yapmayı hedefliyor

Yanmar, Türkiye’yi bölgesel merkez yapmayı hedefliyor

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yanmar Turkey Tarım İş Kolu & İş Geliştirme Direktörü Murat Balkan Kanbir, uzun vadeli hedeflerinin Türkiye’nin Yanmar açısından üretim, tedarik ve ihracat merkezi olması ve Türkiye’den dünyaya daha yüksek katma değerli ürünler gönderebilmek olduğunu söyledi.

Küresel tarım sektörü; iklim değişikliği, artan gıda talebi, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik ekseninde yeniden şekilleniyor. Bu dönüşüm, tarım makineleri sektöründe üretim gücünü ileri teknolojiyle buluşturan şirketleri öne çıkarıyor. Yanmar Turkey, Japon mühendislik tecrübesini Türkiye’nin üretim kabiliyetiyle bir araya getirerek hem iç pazara hem de çevre ülkelere değer üreten bir merkez olmayı hedefliyor. Yanmar Turkey Tarım İş Kolu & İş Geliştirme Direktörü Murat Balkan Kanbir, şirketin büyüme stratejisini, teknoloji yatırımlarını, Türkiye’yi bölgesel üretim ve ihracat üssü olarak konumlandırma vizyonunu Business World Global’e değerlendirdi.

Yanmar Turkey, traktörden tarım ekipmanlarına ve akıllı tarım teknolojilerine uzanan geniş bir ürün ve hizmet yelpazesi sunuyor. Öncelikle şirketinizi, Türkiye’deki faaliyetlerinizi ve tarım sektöründeki konumunuzu okurlarımız için anlatır mısınız?

Yanmar, 100 yılı aşkın mühendislik geçmişine sahip Japonya merkezli global bir şirket. Tarım makinelerinden motor ve enerji sistemlerine, denizcilikten iş makinelerine kadar geniş bir alanda faaliyet gösteriyor. Tarım ise Yanmar’ın tarihinde çok özel bir yere sahip.

Türkiye, tarım makineleri konusunda çok ciddi bir üretim bilgi ve tecrübesine sahip. Bundan sonraki aşamanın ise daha fazla teknoloji, AR-GE ve katma değer yaratmak olduğuna inanıyorum. Hedefimiz yalnızca makine satmak değil; ürün, servis, teknoloji ve yeni iş modellerini bir araya getirerek çiftçinin uzun vadeli çözüm ortağı olmak.

İklim değişikliği, kuraklık ve su kaynaklarının verimli kullanımı tarım sektörünün öncelikli gündemleri arasında yer alıyor. Bu dönüşüm, Yanmar Turkey’in ürün geliştirme ve yatırım stratejilerini nasıl şekillendiriyor?

Gıda ihtiyacı insanlık var oldukça azalmayacak. Üstelik artan dünya nüfusu, iklim değişikliği, kuraklık ve su kaynakları üzerindeki baskı düşünüldüğünde önümüzdeki dönemin temel sorusu çok net; daha az kaynakla nasıl daha fazla ve daha sürdürülebilir üretim yapacağız? Bu nedenle tarım-sal alanların verimli makineler ve doğru teknolojilerle kullanılması artık bir tercih değil; zorunluluk.

Daha düşük yakıt tüketimi, minimum toprak işleme, gübre ve ilacın doğru miktarda uygulanması, hassas tarım ve otomasyon giderek daha önemli hale geliyor. Biz de yatırımlara yalnızca makinenin satın alma fiyatı üzerinden değil; yarattığı toplam değer üzerinden bakıyoruz. Bir hektarı ne kadar yakıtla işliyor, ne kadar girdi ve işçilik tasarrufu sağlıyor, çiftçinin verimliliğini ne ölçüde artırıyor? Geleceğin ürünlerini bu sorular şekillendirecek.

“ÇİFTÇİYE EKONOMİK DEĞER YARATILMALI”

Tarımda verimlilik artık yalnızca güçlü makinelere değil; dijitalleşme, hassas tarım ve veri odaklı çözümlere de bağlı. Yanmar Turkey bu dönüşümde çiftçilere hangi teknolojileri sunuyor?

Tarım makinelerinde uzun yıllar boyunca temel performans göstergeleri güç, dayanıklılık ve kapasiteydi. Bunlar elbette hâlâ çok önemli. Ancak bugün bunlara yeni bir boyut eklendi; veri. Artık sadece makinenin gücünü değil; ne kadar akıllı olduğunu ve üret-tiği veriyi nasıl kullandığımızı konuşuyoruz. Burada Yanmar olarak önemli bir avantajımız var; Japonya. Japonya, yaşlanan çiftçi nüfusu ve azalan tarımsal iş gücü nedeniyle geleceğin tarım sorunlarından bazılarını bugünden yaşıyor. Bu nedenle otomasyon, robotik ve otonom sistemler Japonya için yalnızca teknolojik gelişmeler değil; tarımsal üretimin devamlılığı açısından stratejik bir ihtiyaç.

Japonya merkezli bir şirket olarak bu dönüşümü çok yakından takip ediyor ve Yanmar’ın teknoloji birikiminden faydalanabiliyoruz. Hassas konumlandırma, otomatik dümenleme, telematik, uzaktan makine takibi, veri analizi ve otonom sistemler giderek yaygınlaşacak. Ancak benim için temel kriter şu; teknoloji çiftçiye ekonomik değer yaratmalı. Daha az gübre, ilaç, yakıt veya iş gücüyle aynı ya da daha yüksek üretimi sağlayabiliyorsa anlamlıdır. Akıllı tarımın özü de bence tam olarak budur.

Türkiye’de tarım makinelerinin yenilenme ihtiyacı devam ediyor. Çiftçilerin yeni nesil teknolojilere erişimini artırmak için hangi adımların atılması gerekiyor?

Türkiye güçlü bir traktör ve tarım makineleri parkına sahip. Ancak mekanizasyon miktarı ile mekanizasyon kalitesini birbirinden ayırmalıyız. Mesele yalnızca eski traktörü yenisiyle değiştirmek değil; daha verimli ve teknolojik makinelere geçmek. Burada Türkiye’nin tarımsal yapısına özgü başka bir konu da arazi ölçeği ve parçalı yapı. Bazı ileri teknolojilerin ekonomik ve etkin kullanılabilmesi için belirli bir işletme ölçeğine ihtiyaç var. Bu nedenle arazi toplulaştırması, kooperatifleşme ve ortak makine kullanım modellerinin öneminin artacağını düşünüyorum.

Diğer kritik konu finansman. Teknolojiyi geliştirmek tek başına yeterli değil; çiftçinin ona erişebilmesi gerekiyor. Uygun finansman, makine yenileme programları ve teknolojik yatırımlara yönelik desteklerle Türkiye’de mekanizasyonun niteliğini çok daha hızlı yükseltebiliriz.

ELEKTRİFİKASYON VE ALTERNATİF ENERJİ ÇÖZÜMLERİ ÖNEM KAZANACAK”

Tarımda sürdürülebilir üretim anlayışı giderek önem kazanıyor. Yakıt verimliliği, düşük emisyonlu motor teknolojileri ve çevre dostu üretim konusunda Yanmar’ın öncelikleri nelerdir?

Yanmar’ın DNA’sında motor teknolojisi ve enerji verimliliği çok önemli bir yere sahip. Ancak sürdürülebilirliği yalnızca emisyon üzerinden değerlendirmemek gerekiyor. Makinenin yakıt tüketimi, verimliliği, kullanım ömrü ve aynı işi kaç geçişte yaptığı da toplam çevresel etkiyi belirliyor. Önümüzdeki dönemde daha verimli motorların yanında elektrifikasyon ve alternatif enerji çözümlerinin de önem kazanacağını düşünüyorum. Hassas uygulamalar sayesinde daha az gübre ve ilaç kullanımı da sürdürülebilirliğin önemli bir parçası olacak. Bizim için denklem net; daha az kaynak kullanımı, daha yüksek verimlilik ve çiftçi için ekonomik fayda. Çevresel ve ekonomik sürdürülebilirliği birbirinden ayıramayız.

“ASIL HEDEFİMİZ İHRAÇ ETTİĞİMİZ ÜRÜNÜN KATMA DEĞERİNİ ARTIRMAK OLMALI”

Türkiye, tarım makineleri üretiminde bölgesel bir üretim ve ihracat üssü olma potansiyeline sahip. Bu potansiyeli nasıl değerlendiriyorsunuz? Yanmar Turkey’in ihracat hedefleri neler?

Türkiye’nin tarım makineleri ihracatındaki başarısını yalnızca daha fazla adet ihraç ederek ölçmememiz gerektiğini düşünüyorum. Asıl hedefimiz ihraç ettiğimiz ürünün katma değerini artırmak olmalı. Geçmişte de vurguladığım gibi, mekanik ağırlıklı ve teknoloji seviyesi düşük ürünlerden; AR-GE, mühendislik, yazılım ve teknoloji içeriği daha yüksek ürünlere geçmeliyiz. İhracatta kilogram başına yarattığımız değeri ancak böyle artırabiliriz. Türkiye’nin bunun için çok güçlü bir altyapısı var; üretim tecrübe-si, gelişmiş yan sanayi ve stratejik coğrafi konum.

YTAgri ile bizim yapmak istediğimiz de tam olarak bu potansiyeli Yanmar’ın global ağıyla buluşturmak. Türkiye’de kaliteli ürün üreten çok sayıda firma var ancak her üreticinin onlarca ülkede satış, dağıtım ve servis ağı kurması kolay değil. Uzun vadeli hedefimiz Türkiye’nin Yanmar açısından üretim, tedarik ve ihracat merkezi olması ve Türkiye’den dünyaya daha yüksek katma değerli ürünler gönderebilmek.

Tarım sektöründe finansmana erişim ve yatırım maliyetleri çiftçiler açısından önemli bir konu. Makine yatırımlarını hızlandırmak için sizce hangi teşvik ve destek mekanizmalarına ihtiyaç var?

Akıllı ve teknolojik tarım makinelerinin önemli bir dezavantajı ilk yatırım maliyetlerinin daha yüksek olması. Bu nedenle teknoloji dönüşümünü finansman politikalarından bağımsız düşünemeyiz. Tarımın gelir döngüsüne uygun, hasat dönemlerine göre yapılandırılmış uzun vadeli finansman; genç çiftçilere özel programlar, makine yenileme teşvikleri ve hassas tarım teknolojilerine yönelik destekler gerekiyor. Bunun yanında kooperatifleşme, kiralama, leasing ve ortak makine kullanımı gibi modeller de önemli.

“REKABET ARTIK DAHA FAZLA DEĞER YARATMAKLA OLACAK”

Yapay zekâ, otonom traktörler ve akıllı tarım uygulamaları dünya tarımını yeniden şekillendiriyor. Önümüzdeki 5-10 yılda tarım makineleri sektöründe hangi teknolojilerin öne çıkacağını öngörüyorsunuz?

Azalan tarımsal iş gücü ile artan gıda ihtiyacı bizi kaçınılmaz olarak daha fazla otomasyona götürüyor. Önümüzdeki 5-10 yılda otonom makineler, robotik, yapay zekâ, hassas tarım ve bağlantılı sistemler çok hızlı gelişecek. Asıl dönüşüm ise bunların birbirleriyle konuşması olacak. Makine, toprak, bitki ve hava verileri birlikte analiz edilecek; yapay zekâ çiftçiye, hatta doğrudan makineye karar desteği sağlayacak. Böylece makine yalnızca işi yapan mekanik bir araç olmaktan çıkıp karar sisteminin bir parçası olacak.

Japon iş kültüründe mono-uri ve koto-uri kavramları var; ürün satmak ve ürünün ötesinde değer sunmak. Tarım makineleri sektörü de bu yönde ilerliyor. Gelecekte çiftçi yalnızca traktör satın almayacak; yazılımı, veriyi, servisi, finansmanı ve performansı birlikte satın alacak. Rekabet artık sadece daha güçlü makine üretmekte değil; daha fazla değer yaratmakta olacak.

Önümüzdeki dönemde Yanmar Turkey’in tarım alanındaki öncelikli yatırım planları ve büyüme hedefleri neler olacak? Türkiye tarımının geleceğinde nasıl bir rol üstlenmeyi hedefliyorsunuz?

Türkiye’nin sahip olduğu üretici bilgi ve tecrübesiyle geleceğin tarım teknolojilerinde önemli oyunculardan biri olabileceğine uzun zamandır inanıyorum. Yanmar Turkey olarak önceliğimiz ürün gamımızı geliştirmek, yerel üretim ve tedarik kabiliyetimizi artırmak, ihracat pazarlarımızı genişletmek ve Yanmar’ın global teknolojilerini Türkiye tarımıyla buluşturmak. Ancak hedefimiz sadece daha fazla üretmek değil; daha yüksek katma değer üretmek olmalı.

Dünya nüfusu artıyor, tarımsal iş gücü azalıyor, iklim değişiyor ve do-ğal kaynaklar üzerindeki baskı bü-yüyor. Dolayısıyla gelecekte daha az kaynak ve daha az iş gücüyle daha fazla üretmek zorundayız. Türkiye güçlü tarımını, sanayi altyapısını ve girişimcilik kabiliyetini bir araya getirirse bu dönüşümde çok önemli bir rol oynayabilir.

Yanmar Türkiye olarak hedefimiz de çiftçiye yalnızca makine satan bir şirket olmak değil; teknolojiyi erişilebilir hale getiren, verimliliği artıran ve Türkiye’de geliştirilen ve üretilen katma değerli ürünleri dünya pazarlarına taşıyan bir çözüm ortağı olmak.

Yanmar, Türkiye’yi bölgesel merkez yapmayı hedefliyor
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Business World Global ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!