Advertisement
  1. Haberler
  2. İŞ DÜNYASI
  3. İSO’da dengeleri kim değiştirecek: Dalgakıran mı, Yılmaz mı?

İSO’da dengeleri kim değiştirecek: Dalgakıran mı, Yılmaz mı?

umutcelik
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
İstanbul Sanayi Odası’nda (İSO) sanayiciler, önümüzdeki dört yıl boyunca kendilerini temsil edecek isimleri belirlemek üzere sandık başına gitti. Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşen seçimlerde kullanılan 5 bin 48 oy, sanayicinin oda yönetimine gösterdiği ilgiyi ortaya koyarken, gözler şimdi 4 Kasım’da yapılacak başkanlık seçimine çevrildi. Erdal Bahçıvan’ın yeniden aday olmama kararının ardından yarış, Adnan Dalgakıran ile Ender Yılmaz arasında şekillendi. Ancak bu yarışı yalnızca iki isim arasındaki rekabet olarak okumak, sanayinin içinden geçtiği dönemi anlamak açısından eksik kalır. Asıl mesele, İSO’nun önümüzdeki dört yılda nasıl bir yönetim anlayışıyla yol alacağı.

Türkiye sanayisi bugün kolay bir dönemden geçmiyor. Finansmana erişim, üretim maliyetleri, ihracat pazarlarında rekabet, dijitalleşme, verimlilik ve yeşil dönüşüm, sanayicinin gündemindeki başlıca konular. Küresel ticaretin yeniden şekillendiği, teknolojik dönüşümün hızlandığı ve rekabet koşullarının sürekli değiştiği bir ortamda, sanayicilerin çatı kuruluşu olan İSO’dan beklentiler de büyüyor. Dolayısıyla yeni başkanın kim olacağı kadar, odanın bu sorunlara nasıl yaklaşacağı da önem taşıyor.

Adnan Dalgakıran: Değişimin ve rekabetçiliğin gündemi

Adnan Dalgakıran’ın adaylığı, İSO’nun çalışma modelinin yeniden ele alınması gerektiği düşüncesini öne çıkarıyor. Sanayicinin sorunlarını tespit eden ve bunları ilgili mercilere ileten bir oda anlayışının ötesine geçilmesi; bilgi üreten, çözüm geliştiren ve sonuçları takip eden bir yapının kurulması, Dalgakıran’ın yaklaşımının temel başlıkları arasında yer alıyor.

Dalgakıran’ın birlik, akıl, rekabet, dönüşüm, pazar, finansman, etki ve güç başlıkları etrafında şekillendirdiği program, sanayicinin bugünkü ihtiyaçlarıyla doğrudan ilişkili bir gündem ortaya koyuyor. Sanayi Radarı ve Sanayi Strateji ve Rekabetçilik Merkezi gibi projeler de bu yaklaşımın dikkat çeken unsurları arasında bulunuyor.

Özellikle küresel pazarlardaki değişimi önceden okuyabilmek, yeni ticaret fırsatlarını değerlendirmek ve sanayicinin yatırım kararlarını daha sağlıklı verilerle desteklemek, önümüzdeki dönemde rekabet gücünü belirleyen faktörler olacak. Finansmana erişim konusunda daha etkili mekanizmaların geliştirilmesi de aynı ölçüde önemli.

Elbette bir programın açıklanması ile hayata geçirilmesi arasında ciddi bir mesafe var. Dalgakıran’ın ortaya koyduğu yaklaşımın başarısı, projelerin hangi takvimle uygulanacağına, kaynakların nasıl oluşturulacağına ve sanayicinin günlük hayatına ne tür somut katkılar sağlayacağına bağlı olacak. Değişim iddiasının gerçek karşılığı, vaatlerin ölçülebilir sonuçlara dönüşmesiyle ortaya çıkacak.

Ender Yılmaz: Kurumsal deneyim ve devamlılık

Ender Yılmaz’ın adaylığı ise İSO’nun kurumsal birikiminin ve mevcut ilişkiler ağının yeni dönemde nasıl değerlendirileceği sorusunu gündeme getiriyor. İSO Meclis Başkanlığı görevini yürüten Yılmaz, oda yapısını, meclis işleyişini ve üyelerin temsil mekanizmalarını yakından tanıyan bir isim olarak öne çıkıyor.

Erdal Bahçıvan’ın Yılmaz’a verdiği destek de seçim sürecinde kurumsal devamlılık başlığını daha görünür hale getiriyor. Köklü kurumlarda birikimin korunması, sektörlerle kurulan ilişkilerin sürdürülmesi ve kamu kurumlarıyla yürütülen çalışmaların devam ettirilmesi, yeni yönetim açısından önemli avantajlar sağlayabilir.

Ancak devamlılık, mevcut yöntemlerin değişmeden sürdürülmesi anlamına gelmemeli. Sanayinin ihtiyaçları değişirken İSO’nun çalışma biçiminin de bu değişime uyum sağlaması gerekiyor. Yılmaz’ın olası başkanlık döneminde kurumsal deneyimi hangi yeni projelerle destekleyeceği, finansman ve rekabetçilik gibi konularda nasıl bir yol haritası izleyeceği, adaylığının değerlendirilmesinde belirleyici olacak.

Bu açıdan Yılmaz’ın önündeki temel sınav, kurumsal hafızayı korurken yeni dönemin ekonomik koşullarına uygun çözümler geliştirebilmek. İSO’nun mevcut gücünü ve temsil kapasitesini daha ileriye taşıyacak bir yaklaşım ortaya koyması, devamlılık fikrinin somut karşılığını oluşturacak.

İki aday, aynı sanayinin farklı beklentileri

Dalgakıran ile Yılmaz arasındaki yarışın temelinde, İSO’nun gelecekte nasıl bir kurum olması gerektiğine ilişkin farklı öncelikler bulunuyor. Dalgakıran dönüşüm, rekabetçilik, veri temelli karar alma ve yeni çözüm mekanizmaları üzerinde dururken, Yılmaz kurumsal deneyim ve devamlılık boyutuyla öne çıkıyor.

Bu ayrımı bir tarafın değişimi, diğer tarafın ise değişime karşı duruşu olarak değerlendirmek doğru olmaz. Kurumsal deneyim de dönüşüm de sanayinin geleceği açısından önemli. Mesele, bu iki unsuru hangi yönetim anlayışının daha etkili biçimde bir araya getirebileceği.

Sanayicinin beklentisi, sorunlarını yalnızca gündeme taşıyan değil, çözüm sürecini de takip eden bir oda. Finansmana erişim konusunda ilgili kurumlarla daha etkili iş birliği kurulması, ihracatçıların yeni pazarlara ulaşmasının desteklenmesi, dijitalleşme ve yeşil dönüşüm yatırımlarının hızlandırılması, sektörlerin ihtiyaçlarına göre somut çalışmalar yürütülmesi gerekiyor.

Dalgakıran’ın programında yer alan projelerin uygulanabilirliği ve sonuç üretme kapasitesi bu nedenle önem taşıyor. Yılmaz açısından da kurumsal deneyimin yeni dönemin ihtiyaçlarına nasıl uyarlanacağı ve hangi somut çalışmalarla destekleneceği aynı derecede belirleyici olacak. Sanayiciler, doğal olarak, adayların söylemlerinden çok uygulama kapasitesine bakacak.

Asıl seçim, sanayinin geleceğine ilişkin

Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen meslek komitesi ve meclis üyeliği seçimleri, başkanlık yarışının ilk aşamasını oluşturdu. 57 meslek komitesinde yapılan seçimlerde 367 meslek komitesi üyesi ve 155 meclis üyesi belirlendi. Şimdi gözler, 4 Kasım’da yapılacak seçimle İSO’nun yeni yönetiminin şekillenmesine çevrildi. Başkanlık yarışının sonucunu belirleyecek olan da seçilen meclis üyelerinin tercihleri olacak.

Bu süreçte komitelerde ortaya çıkan rekabetin, sanayinin farklı sektörlerindeki beklentileri anlamak açısından da önemli olduğunu düşünüyorum. Her sektörün finansman ihtiyacı, ihracat kapasitesi, teknoloji yatırımı ve dönüşüm önceliği aynı değil. İSO’nun başarısı, bu farklılıkları ortak bir sanayi vizyonu içinde değerlendirebilmesine bağlı.

Adnan Dalgakıran’ın değişim ve rekabetçilik eksenli yaklaşımı ile Ender Yılmaz’ın kurumsal deneyim ve devamlılık boyutu, bu açıdan ayrı ayrı değerlendirilmesi gereken iki yönetim perspektifi sunuyor. Hangisinin daha başarılı olacağını bugünden kesin biçimde söylemek yerine, açıklanan programların uygulanabilirliğine, adayların oluşturacağı ekiplere ve sanayicinin ihtiyaçlarına verecekleri yanıtlara bakmak gerekiyor.

Çünkü İSO başkanlığı, yalnızca bir makamın el değiştirmesinden ibaret değil. Yeni yönetim, Türkiye sanayisinin rekabet gücünü artırmak, yatırım ortamını geliştirmek ve sanayicinin değişen küresel koşullara uyumunu desteklemek gibi önemli bir sorumluluk üstlenecek.

4 Kasım’da verilecek karar, bu sorumluluğun hangi yönetim anlayışıyla taşınacağına ilişkin bir tercih olacak. Ancak seçim günü sona erdiğinde asıl sınav başlayacak. İster dönüşüm ister devamlılık ön plana çıksın, başarı; üretime, yatırıma, ihracata ve verimliliğe sağlanan katkıyla ölçülecek.

İSO’nun yeni döneminde ihtiyaç duyulan şey, sanayicinin sesini daha güçlü duyurmanın yanı sıra bu sesi somut sonuçlara dönüştürebilen bir yönetim anlayışı. Adnan Dalgakıran ve Ender Yılmaz arasındaki yarışın gerçek anlamı da burada yatıyor: Kişilerden bağımsız olarak, Türkiye sanayisinin geleceğine hangi yaklaşımın daha fazla katkı sağlayacağı.

İSO’da dengeleri kim değiştirecek: Dalgakıran mı, Yılmaz mı?

İSO’da dengeleri kim değiştirecek: Dalgakıran mı, Yılmaz mı?
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Business World Global ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!