Türkiye’nin yapay zeka hedefleri, teknoloji altyapısıyla birlikte kurumların bu alandaki yetkinliklerinin geliştirilmesini gerektiriyor. TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu Raporu da veri altyapısının güçlendirilmesini ve insan kaynağının yetiştirilmesini, kamu ve özel sektörün birlikte ele alacağı stratejik gündemin parçaları olarak ortaya koyuyor.
DT Cloud, bu ihtiyaçlara yanıt veren yeni mimarisiyle kurumların kendi verileri üzerinde çözüm geliştirebildiği ve operasyonlarını Türkiye’den yönetebildiği bütünleşik bir egemen yapay zeka modeli sunuyor. Bu modelde Foundation altyapı temelini sağlarken, Foundry ise üretim ortamını oluşturuyor. Her iki katmanı da kapsayan Kontrol Düzlemi ise kaynakların kullanımından erişim yetkilerine uzanan yönetim işlevlerini bütünleştiriyor.
“Veri Türkiye’de, kontrol kimde?”
DT Cloud Genel Müdürü Serdar Yokuş, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Yapay zekaya erişim hızla kolaylaşıyor. Kalıcı farkı, kurumların bu teknolojiyi kendi verileri ve iş hedefleri doğrultusunda geliştirme ve sürdürülebilir biçimde işletme kabiliyeti oluşturacak. Yapay zekada yeni dönemin kodu; Foundation, Foundry ve her iki katmanı entegre eden Kontrol Düzlemidir. Sunucu Türkiye’de olabilir fakat kaynak oluşturma, kimlik yönetimi ve ölçekleme kararları yurt dışındaki ana bölgeye bağlıysa yalnızca veri düzlemi yerelleşmiş olur. Şifreleme anahtarlarının kimde bulunduğu ve güvenlik politikalarının nereden uygulandığı da aynı derecede önemlidir. Egemenlik, ihtiyaç anında karar ve müdahale yetkisinin denetlenebilir çözümlerle ülke içinde kalmasıdır.”
DT Cloud’a göre, egemenliğin değerlendirilmesinde kritik ölçütlerden birini de dış bağlantı kesildiğinde operasyonun hangi işlevlerle sürdürülebildiği oluşturuyor. Mevcut iş yüklerinin çalışmaya devam etmesiyle yeni kaynak oluşturulabilmesi veya kapasitenin artırılabilmesi farklı yetkinlikler gerektiriyor. Bu nedenle altyapı seçiminde ana bölgeye bağımlılığın ve yerel müdahale imkanlarının birlikte incelenmesi önem taşıyor.
Foundation ve Foundry: Güvenli altyapıdan kurumsal üretime
Foundation, yapay zeka projelerinin güvenli, mevzuata uyumlu ve ölçeklenebilir biçimde çalışacağı altyapı temelini oluşturuyor. GPU havuzları, yüksek performanslı bulut kaynakları ve veri bileşenleri bu katmanda bir araya geliyor. Kimlik ve erişim yönetimi, güvenlik politikaları ve sistemlerin durumunu izlemeye yarayan araçlar da operasyonu destekliyor. Böylece kamu, finans ve savunma gibi hassas sektörlerde denetlenebilirlik ve iş sürekliliği ihtiyaçları aynı zeminde karşılanıyor.
Foundry ise kurumların kendi verilerinden yararlanarak yapay zeka çözümleri geliştirdiği üretim katmanını tanımlıyor. Veriler güvenli biçimde işleniyor, modeller kurumsal ihtiyaçlara uyarlanıyor ve ortaya çıkan uygulamalar iş akışlarına entegre ediliyor. Tek bir modele bağımlı kalmadan farklı kullanım senaryoları üzerinde çalışılabilmesi, zaman içinde geliştirilebilen bir üretim kabiliyeti kazandırıyor.
Kontrol Düzlemi, bu iki katman boyunca karar ve müdahale yetkisinin nasıl kullanılacağını belirleyen yönetim mekanizmasını oluşturuyor. Verinin nerede tutulacağı, altyapı kaynaklarının nasıl tahsis edileceği ve kimlerin erişim sağlayacağı bu kapsamda ele alınıyor. Model seçiminden geliştirilen çözümlerin devreye alınmasına kadar uzanan süreç de aynı yönetim çerçevesinde yürütülüyor. Böylece kurumlar yapay zeka sistemlerinin geliştirilmesi, işletilmesi ve güncellenmesi boyunca kontrolü ellerinde bulunduruyor.
DT Cloud egemenlik ve geliştirme esnekliğini aynı mimaride buluşturuyor
Egemen bulut teknolojileri dünyada farklı işletme modelleriyle ele alınıyor. Çin’de yabancı sağlayıcıların yerel ortaklarla yürüttüğü operasyonlar, Birleşik Arap Emirlikleri’nde ise küresel altyapıya eklenen ülkeye özgü kontroller öne çıkıyor. Güney Kore’de yerli sağlayıcı kapasitesi, Almanya’daki açık kaynak temelli çözümlerde de teknolojik bağımsızlık ağırlık kazanıyor. Bu örneklerde yönetim yetkisinin dağılımı ve dış bağımlılıklar, tercih edilen mimariye göre farklılık gösteriyor.
Avrupa Komisyonu’nun bulut tedarikinde kullandığı Egemen Bulut Çerçevesi, değerlendirmeyi sekiz kategori altında 48 kriterle somutlaştırıyor. Veri ve yapay zekaya ilişkin gereksinimler, hukuki yetki ve operasyonel özerklikle birlikte inceleniyor. Teknoloji ve tedarik zincirindeki bağımlılıklar da güvenlik, uyum ve çevresel sürdürülebilirlikle aynı değerlendirmeye dahil ediliyor. DT Cloud’un yerli kontrol ile geliştirme esnekliğini aynı mimaride sunan Foundation, Foundry ve Kontrol Düzlemi yaklaşımı; AB’nin 2026 egemenlik standardıyla aynı seviyede, ABD ve BAE modellerinden daha güçlü, Çin modelinden ise daha esnek bir egemen yapay zeka mimarisi sunuyor.
“Yapay zeka kabiliyeti stratejik bir kapasite olarak kurulmalı”
Bu yaklaşımın Türkiye açısından önemini değerlendiren Yokuş, sözlerini şöyle tamamladı: “Hazır hizmetler kurumlara hız kazandırabilir. Uzun vadeli rekabet avantajı ise kurumun kendi yapay zeka kapasitesine sahip olmasıyla oluşur. Bizim için GPU’lar, bulut kaynakları ve modeller, geliştirme ve işletme kabiliyetini destekleyen araçlardır. Türkiye’nin yapay zeka geleceği, kamu ve özel sektörün kendi bilgi birikimi, insan kaynağı ve verisi üzerinde üretim yapabilmesiyle güçlenecek. Foundation ve Foundry katmanlarını kurarak bu yetkinliği kurumlarımıza kazandırmalıyız. Yapay zeka kabiliyeti, kontrolü şirket ve ülke sınırları içerisinde kalan stratejik bir kapasite olarak kurulmalıdır.”



