Efe Gökçe / efe@businessworldglobal.com
Exim Genel Müdürü Burcu Balkış, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Kadınların iş dünyasındaki önemine vurgu yapan Balkış, toplumsal ve ekonomik kalkınmada kadınların oynadığı kritik role dikkat çekti.
Eşitlikçi ve kapsayıcı bir çalışma ortamı yaratmanın önemini vurgulayan Balkış, Exim olarak kadın çalışanlara yönelik destekleyici politikaları güçlendirmeye devam edeceklerini belirtti.
Kısaca kendinizden ve GM’si olduğunuz Exim’den bahseder misiniz?
Exim, 1000’den fazla çalışanıyla Türkiye’nin öncü kuruluşları arasında yer alan Hitay Holding’in çatısı altında bulunuyor. Ben de, 10 yıl önce Exim’de çalışmaya başladım; farklı yönetim pozisyonlarında görev aldım ve 2021 yılından bu yana Genel Müdür olarak görev yapıyorum.
1988 yılında kurulan ve Türkiye’yi barkod uygulaması ile tanıştıran Exim, güvenlik teknolojilerinde global çözümler sunuyor. 2013 yılında Hitay Holding’in yenilikçilik vizyonu doğrultusunda güvenlik teknolojileri çözümleri alanına adım atan şirketimiz, bu hamlesiyle 60’tan fazla ülkeye ürün ve hizmet ulaştırarak hem Hitay Holding’in dünyaya açılan kapısı haline geldi hem de Türkiye girişimcilik ekosisteminde önemli bir yer edindi. Exim, 37 yılı aşkın ticari tecrübesini aktararak son 15 yıldır nitelikli polikarbon çözümleri sunuyor. Kimlik kartları ve güvenlik belgeleri üretiminde hayata geçirdiği dünya standartlarındaki projelerle, globalde ilk 3 arasında yer almayı başaran küresel bir oyuncu konumunda.
Sizce kadın istihdamının artması Türkiye ekonomisini nasıl etkiler?
Uzun yıllar hem Türkiye’de hem de dünyada kadınların işgücüne katılması konusu, kadın-erkek eşitliği ekseninde ele alındı. Ancak konunun bir de ekonomik boyutu var. Bence, işgücüne katılmaları, kadınların iktisadi konumlarını güçlendirmeleri ve kadın-erkek eşitliğini sağlamak açısından önemli olmakla birlikte ülke ekonomisini güçlendirmek açısından da belirleyici önem taşıyor. Güçlü ve kalkınmış bir ülke ekonomisi oluşturmak istiyorsak, üretim faktörlerini tam ve etkin kullanmak zorundayız. Üretimin en önemli faktörlerinden biri olan işgücüne, toplumun yüzde 50’sini oluşturan kadınların daha az katılıyor olması bu faktörü tam ve etkin kullanamadığımız anlamına gelir. Güçlü bir ekonomi istiyorsak, toplumdaki iş gücünün tamamını ektin bir şekilde kullanmamız gerekiyor.
Hitay Holding gibi Türkiye’nin en büyük ve etkin yapılarından birinde kadın yönetici olmanın avantajları ve zorlukları neler?
Hitay Holding gibi köklü ve yenilikçi bir yapıda kadın yönetici olarak görev almak, büyük bir sorumluluk olduğu kadar önemli fırsatlar da sunuyor. Holdingimizin vizyoner yaklaşımı, yetkinliğe ve liyakate dayalı bir yönetim anlayışıyla şekilleniyor. Bu ortamda kadın liderler olarak stratejik kararlarda aktif rol almak, kurum kültürümüzün ayrılmaz bir parçası.
Avantajlarımızdan biri, katma değer katan kişi ve işlerin adil olarak ölçümlenebildiği sistemli bir yapıya sahip olmamız. Yenilikçi projelere liderlik etme, teknoloji ve yatırım alanlarında fark yaratma şansımız var. Bu konuda kaynak veya destek taleplerimiz her zaman olumlu karşılanır çünkü holding yapımız, kurucumuzdan gelen bu düstur ile çalışmaya dayalı. Çok seslilik ve demokratik süreçler olmazsa olmazımız.
Elbette çaba göstermemiz, çok yönlü dengeler kurmamız gerekiyor. Ancak, Hitay Holding’de bizler için önemli olan bireysel başarıdan çok takımın başarısı. Destekleyici bir çalışma ortamı, güven duyulan bir liderlik anlayışı ve ortak akılla hareket etme kültürü bu zorlukları aşmamızı sağlıyor.
On yıl önce bu yolculuğa başladığımda, bugün geldiğimiz noktayı hayal edemezdim. Ancak Hitay Holding’in sağladığı fırsatlar ve yönetim anlayışımızın sunduğu güven ortamı sayesinde her geçen gün daha büyük başarılara imza atıyoruz. Bu süreçte bize güvenen, destekleyen ve birlikte başarmayı ilke edinmiş bir ekiple çalışıyor olmanın kıymetini bir kez daha anlıyorum.
Sizce kadınların iş gücüne katılımı aile yapısını ve toplumsal dinamikleri nasıl etkiliyor?
Kadınların işgücü piyasası içerisinde yer alması, onların özgüvenlerini artırdığı kadar ailelerin ekonomisini de güçlendiriyor. Bu durum toplumsal refahın artışına çok büyük bir katkı sağlarken, aile içi dinamikleri de olumlu yönde etkiliyor. Ekonomik bağımsızlığını elde etmiş, aile içinde eşit hak ve özgürlüklere sahip, güçlü ve özgüvenli anneler, özellikle kız çocukları için iyi bir rol model oluşturuyor. Bu da gelecekte daha sağlıklı, daha mutlu, daha eğitimli ve donanımlı bireylere ve dolayısıyla daha güçlü bir toplumsal yapıya sahip olabileceğimiz anlamına geliyor.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilgili mesajınız nedir?
Kadınların iş hayatındaki varlığı, sadece bireysel başarılarını değil, toplumsal kalkınmayı da güçlendirir. Eşit fırsatlar sağlandığında, kadınların liderliği ve vizyonu dünyayı dönüştürme gücüne sahiptir. Geleceği şekillendiren, ilham veren ve cesaretle yol açan tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum. Unutmayalım, güçlü kadınlar güçlü yarınlar inşa eder.



