ABD ile Çin arasında tırmanan ticaret savaşları ve artan jeopolitik gerilimler, dünya devlerini üretim haritalarını kökten değiştirmeye zorluyor. Batılı markaların “güvenli liman” arayışı, Türk ayakkabı yan sanayi sektörünün küresel ligdeki konumunu güçlendirmesi için kritik bir dönüm noktasını işaret ediyor.
Küresel pazarlarda yaşanan bu ticari kırılmaları değerlendiren Ayakkabı Yan Sanayicileri Derneği (AYSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Sait Salıcı, dünya markalarının satın alma reflekslerinde kalıcı bir değişim yaşandığını vurguladı. Uzun yıllardır sektörü domine eden “fiyat odaklı” rekabet modelinin yerini artık jeopolitik risk yönetimi ve tedarik güvenliğinin aldığını belirten Salıcı, ABD-Çin çekişmesinin Türk ayakkabı yan sanayisi için büyük bir hareket alanı yarattığını ifade etti.
Türkiye’nin sadece coğrafi yakınlığıyla değil; tasarım, malzeme geliştirme ve hızlı tedarik kabiliyetiyle de Avrupa’nın en güçlü merkezlerinden biri olduğunu dile getiren Salıcı, şunları söyledi: “Türkiye, esnek üretim kapasitesi ve teknik uzmanlığıyla küresel markaların yeni dönemdeki en güçlü stratejik partnerlerinden biri olmaya aday. Ancak bu fırsat penceresi sonsuza kadar açık kalmayacak. Türkiye’nin rekabet gücünü koruyacak adımları geciktirmesi halinde, siparişler Mısır, Vietnam ve Hindistan gibi alternatif üretim merkezlerine kayabilir.”
“Finansmana Erişim ve Maliyet Destekleri Kritik”
Uluslararası pazarlarda ortaya çıkan bu tarihi fırsatın kalıcı yatırımlara dönüştürülebilmesi ve sektörün yeniden 2019 yılındaki güçlü üretim adetlerine geri dönebilmesi için rekabet gücünün korunması gerektiğine dikkat çeken AYSAD Başkanı Sait Salıcı, üreticilerin finansal olarak elinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Finansmana erişimde ucuzlama beklentisinin 2027 yılının başına ötelenmesinin yatırım iştahını sınırladığına değinen Salıcı, enerji ve işçilik maliyetleri gibi temel alanlarda üretimi teşvik edecek yaklaşımların bu geçiş sürecinde belirleyici rol oynayacağını belirtti.
Küresel ticarette kartların yeniden dağıtıldığı bu yeni dönemde, yakın coğrafyalardan tedarik modelinin ve bölgesel iş birliklerinin çok daha kritik bir hal alması bekleniyor. Dünya ticaretinde yeni bir dengenin kurulduğunu ifade eden Salıcı, “Türkiye bu değişimi doğru okur ve üretimi destekleyen politikaları hayata geçirirse, önümüzdeki beş yıl Türk ayakkabı ve yan sanayisinin yeniden yükseliş dönemi olabilir. Ancak zamanında atılmayan adımlar, tarihi bir fırsatın kaçırılması anlamına gelecektir” uyarısında bulundu.



