Yerli mühendislik gücü, yüksek teknoloji yatırımları ve 70 yılı aşan üretim deneyimiyle TürkTraktör, veriye dayalı, sürdürülebilir ve dijital tarımın yeni dönemine öncülük ediyor. Şirket, çiftçiye makinenin ötesinde entegre çözümler sunarak geleceğe uzanıyor.
Türkiye tarımının gelişiminde 70 yıllık tecrübesiyle önemli bir rol üstlenen TürkTraktör, artık yalnızca traktör üreten bir sanayi şirketi değil; dijital tarım, yapay zekâ destekli çözümler, bağlantılı araç teknolojileri ve sürdürülebilir üretim anlayışıyla tarımın geleceğini şekillendiren entegre bir teknoloji şirketi olarak öne çıkıyor. Bugün 125’ten fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren şirket, yerli üretim gücünü küresel pazarlara taşırken, çiftçilerin verimliliğini artıracak yenilikçi çözümler geliştirerek sektörün dönüşümüne önderlik eden şirketler arasın-da yer alıyor. TürkTraktör Şirket Lideri Matthieu Sejourne ile şirketin teknoloji odaklı büyüme stratejisini, sürdürüle-bilirlik vizyonunu ve Türkiye tarımının geleceğine ilişkin değerlendirmelerini konuştuk.
TürkTraktör, köklü geçmişi ve güçlü üretim altyapısıyla Türkiye tarımının gelişiminde önemli bir rol üstleniyor. Bugün şirketinizi hangi vizyon ve stratejik öncelikler doğrultusunda konumlandırıyorsunuz?
TürkTraktör olarak 70 yılı aşan üretim tecrübemiz, güçlü ortaklık yapımız ve uzun yıllardır sürdürdüğümüz pazar liderliğimizle Türkiye tarımının dönüşümünde önemli bir sorumluluk üstleniyoruz. Bugün kendimizi yalnızca traktör ve tarım ekipmanları üreten bir sanayi şirketi olarak değil; çiftçinin üretim yolculuğunun her aşamasında yanında olan bütüncül bir çözüm ortağı olarak konumlandırıyoruz.
Stratejik önceliklerimizin merkezinde müşterilerimize değer yaratmak, operasyonel mükemmeliyet, dijital dönüşüm, sürdürülebilirlik ve inovasyon yer alıyor. Yerli üretim ve mühendislik yetkinliklerimizi geliştirirken hassas tarım çözümlerinden finansmana, satış sonrası hizmetlerden ikinci el faaliyetlerine kadar uzanan geniş bir ekosistem oluşturuyoruz. “TürkTraktör Geleceğe Hazırlar” mottosuyla çiftçilerimizi, tarımı ve ülkemizin üretim gücünü yarınlara hazırlıyoruz.
“BÜYÜMENİN ANA EKSENİNİ TEKNOLOJİK YENİLENME VE VERİMLİLİK OLUŞTURACAK”
Türkiye tarım makineleri sektörünün mevcut durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Sektörün önümüzdeki dönemde büyümesini şekillendirecek temel dinamikler neler olacak?
Türkiye traktör pazarı, 2025 yılında yüzde 36 daralmasının ardından 2026 yılının ilk yarısında da bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 55 küçüldü. Finansmana erişim koşulları, faiz seviyeleri, tarımsal gelirlerdeki dalgalanmalar ve iklim kaynaklı gelişmeler kısa vadede talebi etkiliyor. Buna karşılık Türkiye’nin tarımsal üretim potansiyeli ve mevcut makine parkındaki yenilenme ihtiyacı, sektörün orta ve uzun vadeli büyümesini destekliyor.
Önümüzdeki dönemde finansman olanaklarının yanı sıra iklim değişikliği, su ve enerji verimliliği, kırsal nüfusun dönüşümü, tarımsal işletmelerin ölçeklenmesi ve teknoloji kullanımının yaygınlaşması sektörün yönünü belirleyecek. Artık yalnızca daha güçlü makineler değil; daha az yakıt ve girdi kullanan, veri üreten, farklı ekipmanlarla iletişim kurabilen ve çiftçinin karar süreçlerini destekleyen çözümler öne çıkıyor. Dolayısıyla büyümenin ana eksenini teknolojik yenilenme ve verimlilik oluşturacak.
Tarımda dijitalleşme, hassas tarım uygulamaları ve akıllı teknolojiler giderek önem kazanıyor. TürkTraktör bu dönüşüme hangi yatırımlar ve çözümlerle katkı sağlıyor?
Dijitalleşmeyi çiftçinin işini kolaylaştıran, maliyetlerini azaltan ve verimliliğini artıran somut bir değer alanı olarak görüyoruz. Hassas tarım ürünlerimiz arasında otomatik dümenleme ve akıllı yönlendirme sistemleri, değişken oranlı gübreleme, akış ve oran kontrol sistemleri, akıllı su-lama yönetim kiti, tarla analiz sistemleri ve drone hizmetleri bulunuyor. Bu çözümler gereksiz uygulamaları azaltarak yakıt, gübre, ilaç, tohum ve su kullanımının daha doğru yönetilmesine katkı sağlıyor.
Yerli olarak geliştirdiğimiz filo ve araç takip sistemi TTConnect ile çiftçilerimiz traktörlerinin konumunu, çalışma durumunu, yakıt tüketimini, bakım zamanlarını ve geçmiş verilerini uzaktan takip edebiliyor. Tarlam Cepte uygulamasına entegre ettiğimiz yapay zekâ destekli TrakBot ise çiftçilerimizin tarımsal konulardaki sorularına 7/24 yanıt veriyor. Böylece makinenin yanı sıra bilgiyi ve veriyi de çiftçinin hizmetine sunuyoruz.
Ar-Ge ve inovasyon, şirketinizin büyüme stratejisinde nasıl bir yer tutuyor? Son dönemde hayata geçirdiğiniz yenilikçi çalışmalar hakkında bilgi verebilir misiniz?
Ar-Ge ve inovasyon, rekabet gücümüzün ve sürdürülebilir büyüme stratejimizin temelini oluşturuyor. 2009 yılında Ankara’da hayata geçirdiğimiz Ar-Ge Merkezimiz sektörümüzün ilk tescilli Ar-Ge Merkezi olması özelliğini taşıyor. Bugün, Ankara ve İstanbul’daki iki Ar-Ge merkezimizde ürün geliştirmeden motor ve aktarma organlarına, alternatif enerji teknolojilerinden bağlantılı araçlara kadar geniş bir alanda çalışmalar yürütüyoruz.
Son dönemde ürün gamımızı daha düşük emisyon seviyesine sahip Faz 5 motorlarla dönüştürürken elektrikli traktör, otonom tarım robotları, yapay zekâ destekli dijital servisler ve hassas tarım uygulamalarına odaklandık. İnovasyon yaklaşımımızı yalnızca ürüne değil; üretim süreçlerimize de yansıtıyoruz. Erenler Fabrikamızda devreye aldığımız yüksek otomasyon seviyesine sahip kabin iskelet üretim hattı, robotik kaynak ve boyahane teknolojileri kalite ve verimliliğimizi ileri taşıyan önemli yatırımlarımız arasında yer alıyor.
“TÜKETTİĞİMİZDEN DAHA FAZLA ENERJİYİ YENİLENEBİLİR KAYNAKLARDAN ÜRETİYORUZ”
İklim değişikliği ve sürdürülebilir tarım hedefleri doğrultusunda ürün geliştirme ve üretim süreçlerinizde hangi uygulamaları önceliklendiriyorsunuz?
Ürün geliştirme süreçlerimizde yakıt ve girdi tasarrufu, suyun doğru yönetimi ve operasyonel verimlilik gibi kriterleri önceliklendiriyoruz. Sunduğumuz çözümlerle çiftçilerimizin ihtiyaç duyulan miktarda su, gübre ve ilaç kullanmasına katkı sağlarken üretim maliyetlerini ve çevresel etkileri azaltmayı amaçlıyoruz.
Operasyonlarımızda ise enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı, suyun geri kazanılması, atıkların azaltılması ve döngüsel ekonomi uygulamalarına odaklanıyoruz. Sivas’taki güneş enerjisi santralimiz ve Ankara Fabrikamızın çatısında yer alan GES sayesinde Ankara Fabrikamızın elektrik enerjisi ihtiyacının tamamını yenilenebilir kaynaklardan karşılıyoruz. Erenler Fabrikamızın çatısında bulunan güneş enerjisi santralimiz de yenilenebilir enerji üretimimize katkı sağlıyor. 2025 yıl sonu itibarıyla ise tükettiğimizden daha fazla enerjiyi yenilenebilir kaynaklardan üretir duruma geldik.
İhracat, TürkTraktör’ün büyüme stratejisinde nasıl bir öneme sahip?
İhracat, TürkTraktör’ün büyüme ve rekabetçilik stratejisinin temel unsurlarından biri. Bugün 125’ten fazla ülkeye ihracat yapan uluslararası bir üretici olarak Türkiye’de geliştirdiğimiz mühendislik ve üretim yetkinliğini küresel pazarlara taşıyoruz. İhracatımızın önemli bir bölümü yüksek kalite ve mevzuat standartlarının geçerli olduğu Kuzey Amerika ve Avrupa pazarlarına gerçekleştiriliyor. Güçlü üretim altyapımız, geniş ürün gamımız ve farklı pazarların ihtiyaçlarına uyum sağlayabilen mühendislik kabiliyetimiz, küresel pazarlardaki rekabet gücümüzü destekliyor.
Tarım makineleri sektöründe elektrifikasyon, otonom teknolojiler ve yapay zekâ destekli çözümler konusunda nasıl bir gelecek öngörüyorsunuz? TürkTraktör bu dönüşümün neresinde yer alıyor?
Tarım makinelerinde geleceğin; elektrikli güç sistemleri, bağlantılı araçlar, otonom operasyonlar ve yapay zekâ destekli karar mekanizmalarının birlikte geliştiği bir yapı üzerine kurulacağını öngörüyoruz. Bu dönüşüm her ürün ve kullanım alanında aynı hızda gerçekleşmeyecek. Batarya kapasitesi, şarj altyapısı, makinenin güç ihtiyacı ve çalışma süresi gibi un-surlar geçişin hızını belirleyecek.
TürkTraktör olarak bu geleceği bu-günden şekillendiren çalışmalara ya-tırım yapıyoruz. New Holland T3 Electric Power elektrikli traktörümüzün ilk prototipini 2024 Konya Tarım Fuarı’nda tanıttık. Bursa Tarım Fuarı’nda, yapay zekâ destekli hedef tespit sistemiyle çalışan New Holland R3S otonom tarım robotumuzu sergiledik. TTConnect ile traktörlerin uzaktan takip ve yönetim imkânlarını artırıyor, TrakBot ile yapay zekâ destekli çiftçi deneyimini geliştiriyoruz.
Önümüzdeki süreçte bu teknolojilerin güvenlik, erişilebilirlik, siber güvenlik ve gerçek saha ihtiyaçlarıyla uyumlu şekilde yaygınlaşmasına odaklanacağız.
“DİJİTALLEŞME VE KATMA DEĞERLİ ÜRÜNLERE YATIRIM YAPACAĞIZ”
Önümüzdeki dönemde TürkTraktör’ün yatırım, üretim, sürdürülebilirlik ve teknoloji alanındaki öncelikli hedefleri neler olacak? Türkiye tarımının geleceğine ilişkin vizyonunuzu paylaşır mısınız?
Önümüzdeki dönemde üretim alt-yapımızı modernize etmeye, otomasyon ve dijitalleşme seviyemizi artırmaya, Ar-Ge yetkinliklerimizi geliştirmeye ve katma değerli ürünlere yatırım yapmaya devam edeceğiz. Bağlantılı araçlar, hassas tarım, elektrifikasyon, yapay zekâ ve alternatif enerji teknolojileri öncelikli çalışma alanlarımız arasında yer alacak.
Sürdürülebilirlik tarafında enerji ve su verimliliğini artırmayı, yenilenebilir enerji kullanımımızı güçlendirmeyi ve üretim süreçlerimizin çevresel etkisini azaltmayı sürdüreceğiz. Aynı zamanda çiftçilerimizin teknolojiye ve finansmana erişimini kolaylaştıran, satış sonrası hizmetlerini güçlendiren çözümlere odaklanacağız.
Türkiye tarımının geleceğinde; veriye dayalı üretimin, kaynak verimliliğinin, iklim direncinin ve gençler için cazip bir tarım ekosisteminin belirleyici olacağını öngörüyoruz. TürkTraktör olarak üretim gücümüz, mühendislik birikimimiz ve çiftçilerimizle kurduğumuz yakın ilişkiyle bu dönüşümün öncü aktörlerinden biri olmayı sürdüreceğiz.



