Netafim Türkiye ve Orta Asya Genel Müdürü Pınar Parmaksız, tarım sektöründe kadın temsilinde rol model olarak kariyer yolculuğunu başarıyla sürdürüyor. Parmaksız, başarıyı, “Yalnızca ulaşılmış bir hedef değil, anlamlı bir etki yaratma yolculuğu” şeklinde tanımlıyor.
Tarım teknolojileri ve akıllı sulama, sürdürülebilir geleceğin en kritik alanları arasında yer alıyor. Netafim Türkiye ve Orta Asya Genel Müdürü Pınar Parmaksız ise yaklaşık 20 yıllık kariyer deneyimiyle bu dönüşüme liderlik eden isimlerden biri. Parmaksız, kadın liderliğinin sektöre katkısını, kariyerindeki dönüm noktalarını ve tarımın geleceğine ilişkin hedeflerini Business World Global’e anlattı.
Boğaziçi Üniversitesi’nden bugün Netafim Türkiye ve Orta Asya Genel Müdürlüğü’ne uzanan kariyer yolculuğunuz nasıl şekillendi? Bu yolculukta sizi en fazla dönüştüren dönüm noktası neydi?
Boğaziçi Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra kariyerime KPMG’de denetim uzmanı olarak başladım. Bu dönem, farklı sektörleri ve iş modellerini yakından tanımamı sağlayarak bana güçlü bir bakış açısı kazandırdı. Ardından Polgat Tekstil’de finansman alanında görev aldım. Kariyerimdeki en önemli dönüm noktası ise yaklaşık 20 yıl önce Netafim ailesine katılmam oldu. Finans ve operasyon odaklı yöneticilik rollerinden CFO pozisyonuna, oradan da Genel Müdürlük görevine uzanan süreç, yalnızca kariyerimde bir yükseliş değil, aynı zamanda liderlik anlayışımın dönüşümü anlamına geliyordu. Bu süreçte iş sonuçları üretmenin ötesinde insan gelişimi, takım kültürü oluşturma, değişimi yönetme ve farklı paydaşları ortak hedeflerde buluşturma konularının başarının temel unsurları olduğunu deneyimledim. Bugün Netafim Türkiye ve Orta Asya Genel Müdürü olarak, çok kültürlü ve dinamik bir yapıda çalışmanın kazandırdığı perspektifle kurumumuzun büyümesine ve sürdürülebilir tarımın geleceğine katkı sağlamaktan büyük gurur duyuyorum.
Tarım teknolojileri ve akıllı sulama gibi stratejik bir alanda kadın bir lider olarak bu görevin size kattığı farklılıkları ve kadın liderliğinin sektöre kazandırdığı bakış açısını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Tarım teknolojileri ve akıllı sulama gibi stratejik bir alanda kadın lider olmak benim için hem büyük bir gurur hem de önemli bir sorumluluk. Tarım; gıda güvenliği, su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir gelecek açısından kritik bir sektör. Bu nedenle farkındalık yaratmak, değişime öncülük etmek ve tüm paydaşlarla ortak hareket etmek büyük önem taşıyor. Kadın liderlerin sahip olduğu çok yönlü bakış açısı, güçlü iletişim becerileri ve yüksek duygusal zekâ, farklı kesimlerle bağ kurarak dönüşümü hızlandırabiliyor. Sektörde kadın yönetici sayısının artması gerektiğine inanıyorum. Özellikle ziraat ve mühendislik alanlarında eğitim alan genç kadınların tarım sektöründe kariyer yapmaya teşvik edilmesi, sektörümüzün geleceği açısından büyük önem taşıyor. Bu konuda rol model olmak ve yeni nesillere ilham verebilmek benim için en değerli kazanımlardan biri.
“NETAFİM’DE KADIN-ERKEK TEMSİLİNDE EŞİTLİĞİ SAĞLAMAK İSTİYORUZ”
Kadın liderliği konusunda aktif olarak çalışmalar yürütüyorsunuz. Kendi kariyerinizde bir kadın olarak aşmak zorunda kaldığınız en önemli engel neydi ve bunu nasıl aştınız?
Kendi kariyer yolculuğumda karşılaştığım en önemli engelin, kadınların özellikle üst düzey yönetim rollerinde ve geleneksel olarak erkek egemen görülen sektörlerde karşılaştığı görünmez ön yargılar olduğunu söyleyebilirim. Tarım sektörü de uzun yıllar boyunca bu alanlardan biri olarak görüldü. Ancak ben, bu engellerin bilgi, yetkinlik, kararlılık ve sonuç odaklı çalışmayla aşılabileceğine inandım. Kariyerim boyunca her zaman performansın ve üretilen değerin cinsiyetten bağımsız değerlendirilmesi gerektiğini savundum.
Bugün kadınların iş gücüne katılımının yalnızca fırsat eşitliği açısından değil, ekonomik ve sosyal kalkınma açısından da kritik önemde olduğuna inanıyorum. Kadınların farklı bakış açıları, iş birliğine yatkınlıkları ve güçlü iletişim becerileri; inovasyon, sürdürülebilirlik ve etkin karar alma süreçlerine önemli katkılar sağlıyor. Kurumumuzda daha fazla kadının yönetim ekiplerinde yer almasını; saha organizasyonumuzda ise agronomist, satış temsilcisi, bölge müdürü ve departman yöneticisi gibi rollerde daha güçlü biçimde temsil edilmesini hedefliyoruz.
Bugün geçmişe kıyasla daha iyi bir noktadayız. Ancak hedefimiz bununla sınırlı değil; gelecekte bugünkünden daha ileri bir seviyeye ulaşmak, nicelik ve nitelik temelinde kadın-erkek temsiliyetinde %50-%50 dengesini sağlamak istiyoruz. Netafim’de de bu anlayışla kadın çalışanların saha dahil tüm fonksiyonlarda daha görünür ve etkin roller üstlenmesini destekledik.
Başarıyı nasıl tanımlarsınız? Başarı hikâyenizde size yol gösteren bir mentor, yönetici ya da rol model oldu mu? Bugünkü liderlik anlayışınızda onların hangi izlerini görüyorsunuz?
Bana göre başarı, doğru hedefler doğrultusunda alınan kararların ve gösterilen emeğin değer yaratan sonuçlara dönüşmesidir. Elbette ortaya çıkan sonuç önemlidir; çünkü zaman geçtikten sonra insanlar çoğu zaman süreci değil, elde edilen çıktıları hatırlar. Ancak gerçek başarı, yalnızca rakamlarla veya kazanımlarla sınırlı değildir.
Bir lider için başarı; doğru ekibi kurabilmek, insanların potansiyelini ortaya çıkarabilmek ve onların gelişimine katkı sağlayabilmektir. Aynı zamanda iş ve özel yaşam arasında sürdürülebilir bir denge kurabilmek, günlük sorunlara takılıp kalmak yerine geleceğe odaklanabilmek ve alınan her kararla daha yaşanabilir bir dünya için değer yaratabilmektir. Yaşadığı topluma ilham veren, güven veren ve örnek alınan bir birey olmak da başarının önemli bir parçasıdır.
Bu nedenle başarının tek bir formülü olduğuna inanmıyorum. Başarı; bilgi, emek, cesaret, kararlılık ve insanlara dokunan bir liderlik anlayışının yaşam boyu sergilenen doğru adımlarla birleşmesidir. Bir başka ifadeyle başarı, yalnızca ulaşılmış bir hedef değil, anlamlı bir etki yaratma yolculuğudur.
Bugün geriye dönüp baktığımda, kariyer yolculuğumun yalnızca üstlendiğim görevler ve taşıdığım unvanlarla değil; bana inanan, gelişimime yatırım yapan ve potansiyelimi ortaya çıkarmam için cesaret veren insanların katkılarıyla şekillendiğini görüyorum. Netafim’de ilk kadın Genel Müdür olma yolunda ilerlerken, Sayın Ofer Oveed’in bana duyduğu güven ve sağladığı destek kariyerimde önemli bir dönüm noktası oldu. Mentorluk anlamında ise İzzet Garih, özgüvenimi güçlendirmemde ve liderlik bakış açımı geliştirmemde önemli bir rol oynadı. Ayrıca Yönetim Kurulunda Kadın Derneği’nin değerli liderleri, mentorları ve akademik hayatım boyunca yolumu aydınlatan hocalarım; eşitlik, sorumluluk ve kapsayıcı liderlik konularında bakış açımın derinleşmesine katkı sağladı.
Küresel ölçekte ise Satya Nadella’nın dönüşüm odaklı liderliği, Indra Nooyi’nin insan ve performans dengesini başarıyla kuran yaklaşımı ve Jensen Huang’ın vizyoner yönetim anlayışı bana ilham veren liderlik örnekleri arasında yer alıyor. Ancak en güçlü rol modellerimden biri her zaman babam oldu. Bana küçük yaşlardan itibaren her hedefin kararlılık, çalışkanlık ve cesaretle ulaşılabilir olduğunu öğreten kişi oydu. Tüm bu isimlerin yanında, geleceği öngören vizyonu, çağdaşlaşma anlayışı ve kadınların toplumsal hayattaki rolüne verdiği değerle Mustafa Kemal Atatürk’ün yeri benim için daima ayrı ve tartışmasızdır. Onun ortaya koyduğu fikirler, bugün hâlâ hem liderlik anlayışıma hem de hayatıma yön veren en güçlü ilham kaynakları arasında yer alıyor.
“HATA YAPMAKTAN DEĞİL DENEMEMEKTEN KORKUN”
Kariyerinin başında olan genç bir kadına, özellikle yönetici olmayı hedefleyen bir kadın profesyonele, kendi deneyimlerinizden hareketle vereceğiniz en önemli tavsiye ne olurdu?
Kariyerinin başındaki genç kadınlara en önemli tavsiyem; kendilerine güvenmeleri, öğrenmeye ve gelişime her zaman açık olmalarıdır. Hata yapmaktan değil, denememekten korksunlar.
Bilgi birikimi, cesaret ve kararlılıkla aşılamayacak hiçbir engel, kırılamayacak hiçbir cam tavan yoktur.
Bununla birlikte, profesyonel hayata adım atan genç kadınların 360 derece düşünme becerisini geliştirmeleri büyük önem taşıyor. Farklı bakış açılarını değerlendirebilmek, olaylara bütüncül bir perspektiften yaklaşabilmek ve hem geçmiş deneyimlerden hem de geleceğin fırsatlarından beslenen dengeli bir bakış açısı oluşturabilmek, güçlü liderliğin temel unsurlarıdır. Aynı şekilde, karar alma süreçlerinde analitik verileri, saha deneyimlerini ve farklı görüşleri birlikte değerlendirerek çok boyutlu risk analizi yapabilmek de kritik bir yetkinliktir. Tüm bu beceriler, stratejik düşünme kapasitesini güçlendirirken, karmaşık sorunlara etkili çözümler üretmenin de anahtarını oluşturur.
Kariyerinizin bundan sonraki bölümünde gerçekleştirmek istediğiniz en büyük hedef nedir? Beş yıl sonra Pınar Parmaksız’ı nasıl bir noktada görmek istersiniz?
En büyük hedefim yaklaşık 20 yıldır parçası olduğum tarım sektöründe sürdürülebilir bir dönüşüme katkı sağlayabilmek. Suyun daha verimli kullanılması için damla sulama sistemlerinin ve dijital tarım uygulamalarının, başta Türkiye olmak üzere sorumluluğunu üstlendiğim coğrafyada daha geniş ölçekte benimsenmesini görmek istiyorum. Tarımın geleceği için kaçınılmaz olan bu dönüşümün hızlanmasına katkı sağlamak, hem bireysel hem de kurumsal anlamda en güçlü motivasyon kaynaklarımdan biri.
Bunun yanında, iş hayatında fırsat eşitliği ve kapsayıcılık kültürünü daha da güçlendirmek, birlikte çalıştığım insanların gelişimine katkı sağlamak ve onların da sektör için değer üretmesine alan açmak benim için büyük önem taşıyor. Kişisel hayatımda ise bir anne olarak kızlarımı güçlü, özgüvenli ve umut dolu bir geleceğe hazırlayabilmek en kıymetli hedeflerim arasında yer alıyor.
Açıkçası bundan daha anlamlı ve daha yüksek bir hedef tanımı düşünemiyorum. Bu hedefler doğrultusunda çalışabildiğim, değer üretebildiğim ve fark yaratabildiğim bir ortamın parçası olmak ise benim için büyük bir gurur ve mutluluk kaynağı.



