PepsiCo Türkiye, Dünya Çiftçiler Günü vesilesiyle, Pep+ stratejisi doğrultusunda tarladan sofraya sürdürülebilir bir değer zinciri oluşturmak amacıyla hayata geçirdiği projelerini paylaştı.
Bu yaklaşımın üç temel ayağından biri olan Pozitif Tarım kapsamında; sözleşmeli üretimden yenileyici tarım projelerine, su geri kazanım yatırımlarından çiftçilerin pazara erişimlerini kolaylaştıracak eğitim programlarına uzanan uygulamalarıyla çiftçilerle birlikte Türkiye’de tarımsal dönüşüme katkı sağlıyor.
PepsiCo Türkiye, sürdürülebilir ve yenileyici tarım uygulamalarıyla dirençli gıda sistemlerinin oluşturulmasına katkı sunan çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Şirketin projeleri, çiftçilerin dayanıklılığını artırırken kendi kendine yetebilen tarım ekosistemlerinin gelişimini odağına alıyor.
Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ergün Günay, tarımın yalnızca üretimden ibaret olmadığını; çiftçilerin güçlenmesinden sürdürülebilir ve uzun vadeli değer yaratan bir tarım ekosisteminin inşasına uzanan bütüncül bir yapı olduğunu vurguladı. Günay, şunları söyledi: “PepsiCo Türkiye olarak sürdürülebilir ve dirençli bir gıda sistemi oluşturulmasının dünyadaki en hayati meselelerden biri olduğuna inanıyoruz. Bu anlayışla, başta çiftçilerimiz olmak üzere tüm paydaşlarımızla birlikte daha dayanıklı, verimli ve sürdürülebilir bir tarım altyapısının gelişmesine katkı sağlamak için çalışıyoruz. Çiftçilerimizi yaklaşık 20 yıldır tedarikçi eğitim ve iletişim platformumuz PepsiCo Agro Akademi ile destekliyoruz. İleri teknolojiye yaptığımız yatırımlarla çiftçilerimizin verimliliklerini artırmalarına, su ve girdi kullanımını optimize etmelerine katkı sağlıyoruz. Yenileyici tarım uygulamalarımızla toprağın sağlığını iyileştirmeye, karbonu yakalamaya, havza sağlığını güçlendirmeye, biyolojik çeşitliliği korumaya ve geliştirmeye, çiftçiler ile çiftçi topluluklarının yaşam standartlarını yükseltmeye yardımcı oluyoruz. Türkiye genelinde 20 şehirde, toplam 100 bin dekar alanda mısır ve patates üretimi yapıyoruz. Yaklaşık 200 kişilik tarım ekibimizle, her yıl ortalama 500 çiftçiyle sözleşmeli üretim kapsamında faaliyet gösteriyoruz. Dünyadaki en kritik meselelerden biri olan yüksek su riski karşısında, tarımda su kullanımını azaltmaya yönelik projelerimizle bu alanda da somut katkılar sunmayı sürdürüyoruz. Uzun vadeli hedefimiz, daha dirençli bir tarım ekosisteminin oluşmasına destek olmak. Bu uzun soluklu yolculukta çiftçilerimizle omuz omuza çalışarak daha iyi bir geleceği birlikte inşa edeceğimize gönülden inanıyoruz.”



