Umut Çelik / Business World Global Yazı İşleri Müdürü
Geçtiğimiz günlerde düzenlenen bir basın buluşmasında nivo Kurucusu ve CEO’su Arnas Akbaş ile bir araya geldik. Toplantının açılışında Arnas’ın dile getirdiği şu cümle, aslında buluşmanın da, markanın yeni kimliğinin de özeti gibiydi:
“Daha fazla üretirim, daha fazla satarım, daha fazla tükettirir ve ben daha çok kazanırım anlayışıyla bu iş gitmez.”
Bu net çıkış, yalnızca moda sektörüne değil, aslında hepimizin yaşam biçimine yöneltilmiş bir uyarı niteliğinde.
Nivogo’dan nivo’ya: İsimden çok daha fazlası
Arnas Akbaş’a göre Nivogo’dan nivo’ya geçiş sadece bir isim değişikliği değil, iş modelini daha net anlatma çabası:
“Nivogo’dan nivo’ya geçişi biz kimlikteki bir yenilenmeyle sınırlandırmıyoruz; iş modelimizin gücünü daha net anlatma fırsatı olduğunu düşünüyoruz. Gelecekte döngüsel modayı niş bir seçenek olmaktan çıkarıp herkesin hayatına dokunan bir norm haline getirmek istiyoruz.”
nivo, partner markalardan topladığı ürünleri Yenileme Merkezi’nde işleyip tekrar dolaşıma kazandırıyor. Arnas’ın ifadesiyle bu süreç, “modayı gündelik hayatın doğal bir parçası haline getirme” hedefini taşıyor.
Circuverse: Yeni bir evren tasarımı
nivo’nun dönüşümünün en dikkat çekici kavramı Circuverse. Arnas’ın sözleriyle:
“Bir yandan kaynaklar tükeniyor, diğer yandan hızlı moda anlayışıyla ciddi bir atık oluşuyor. Biz döngüsel ekonomiyi herkes için mümkün kılmaya gayret eden bir yapı olarak kendimizi konumlandırıyoruz. Circuverse de tam olarak bu vizyonu temsil ediyor.”
Bu vizyon, yalnızca moda ekosistemine değil; uzun vadede farklı sektörlere de genişletilecek bütüncül bir yaklaşımı ifade ediyor.
Ölçülebilir sonuçlar
Bugüne kadar 3 milyondan fazla ürün yeniden dolaşıma kazandırılmış. Bunun karşılığı: yaklaşık 3 milyar litre su tasarrufu ve binlerce ton karbon emisyonunun önlenmesi.
Arnas, bu başarıyı şöyle yorumluyor:
“Ürettiğimiz her şey aslında birileri tarafından bir süre kullanılıyor. Birinci kullanım ömrü tamamlandıktan sonra ürün döngüye tekrar dahil olabiliyor. Bu sayede hem kaynakların bitmesine alternatif çözüm üreten bir ekonomi modeli geliştirmiş oluyoruz.”
Yenileme merkezi: Gebze’nin hikâyesi
Arnas’ın en heyecanla anlattığı bölüm Gebze’deki 5 bin metrekarelik Yenileme Merkezi oldu: “Burada terzilerimiz, lostralarımız var. Türkiye’de lostra kalmamıştı; biz kendi lostramızı yetiştirdik. Şu anda yalnızca yenileme merkezinde 70’in üzerinde arkadaşımız çalışıyor ve çoğunluğu kadınlardan oluşuyor. Şimdiye kadar 5 milyon dolara yakın yatırım yaptık, yatırımlar devam edecek.”
Burada yalnızca kıyafetler değil, unutulmaya yüz tutmuş meslekler de yeniden hayata dönüyor.
Tüketim alışkanlıkları: Gardırobumuzun gerçeği
Arnas’ın verdiği istatistikler çarpıcı:
“Türkiye’de yenilenmeyi bekleyen 300 milyon ürün var. Hepimiz gardırobumuzun yalnızca yüzde 20’sini kullanıyoruz. Moda çok hızlı değişiyor, buna ayak uydurma çabası tüketimi inanılmaz artırıyor. Bu sorunu çözmek için hepimize rol düşüyor.”
Kıyafetlerin ikinci bir yaşam döngüsü kazanması, hem çevreye hem de ekonomiye katkı sağlıyor.
Ekonomik gerçek: İndirimler ve farkındalık
nivo’nun yenilenen ürünleri, yeniye kıyasla %50–70 indirimle satılıyor. Bu, tüketici için güçlü bir motivasyon unsuru. Arnas açık konuşuyor:
“Eğer bu denli indirimler yapmasak, mağaza trafiğimizin yüzde 80–90’ını kaybederiz. Avrupa’daki tüketici sürdürülebilirlik için yüksek motivasyona sahip, ama bizde henüz bu bilinç tam oturmuş değil.”
Yeni mağazalar, yeni işbirlikleri
Arnas, Ankara’da açılacak mağazadan da söz etti:
“Oradaki mağazamızda Reflect Studio ile iş birliği yaptık. Hasarı bulunan ürünlere tasarım yapılabilecek bir ortam hazırlıyoruz. Bu mağaza en büyük ilk 4 mağazamız arasında yer alıyor.”
Moda geçici, dönüşüm kalıcı
Basın buluşmasından ayrılırken aklımda Arnas’ın şu sözleri kaldı:
“Bizim amacımız moda sektörüne araba satın alırkenki anlayışı getirmek. Hiçbirimiz arabayı alırken son kullanıcı olmayı düşünmeyiz; kıyafetlerde de bu döngüyü mümkün kılmalıyız.”
nivo, yalnızca bir markanın yeni adı değil; tüketim alışkanlıklarımıza, moda sektörüne ve kaynak yönetimine dair güçlü bir dönüşüm çağrısı.
Moda geçici olabilir, ama dönüşüm kalıcıdır.




