Küresel otomotiv sektörünün en önemli merkezlerinden biri olan Türkiye, önemli bir yatırıma daha ev sahipliği yapıyor. Dünyanın önde gelen küresel otomotiv satış ve dağıtım şirketlerinden ATMO Group, 2023 yılında Çinli otomotiv üretici SWM Motors ile giriş yaptığı Türkiye pazarında yerli üretici konumuna geçiyor.
Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşlarından Urzema Holding ile ortak girişim grubu kuran ATMO Group, eylül ayından itibaren ilk araçlarını banttan indirmeye başlayacak. SWM Türkiye, üretime Urzema Holding bünyesinde faaliyet gösteren Urzat Otomotiv AŞ aracılığıyla Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’ndeki (OSB) fabrikasında başlayacak.
Proje hakkında bilgi veren Urzema Holding CEO’su Murat Ertaş otomotiv başta olmak üzere sanayi alanında uzun yıllara dayanan deneyime sahip Urzema Holding’in alt markalarıyla birlikte 40’tan fazla ülkeye ihracat yaptığını kaydetti. Urzat’ı dünyanın yeni güç merkezi haline getireceklerine işaret eden Murat Ertaş, “Urzat’ın köklerinde ATMO’nun ticari, Urzema Holding’in de mühendislik deneyimi yatıyor. Urzat olarak, Urzema Holding’in tecrübesiyle yerli kültürümüzü global markalar için bir ortak üretim merkezi haline getirmek üzerine bir strateji belirledik. Evet biraz hızlı oldu kabul ediyorum, hızlı olması da gayet doğal, 1961 yılında da 120 günde Devrim Arabası da bu ülkede yapıldı. Şu çılgın Türkler istediği zaman her şeyi yapabiliyor, bu bir gerçek. Küresel dünyada artık tedarik zinciri dediğimiz şey bence oyunu değiştiren en önemli şey ve tedarik zinciri küresel pazardan Türkiye’ye doğru kaymalı. Bazı markalar gittikleri ülkelere yatırım yaparken yan sanayilerini de oraya getirir ve bu yan sanayisi aslında kendi ülkesine ait ürünleri bizim ülkemizde montajlar ve sanki yerli malı gibi bize sunarlar. Biz bunun yerine tedarik zinciri ekibimizle birlikte Türkiye’deki yetenekli yerli tedarikçilerle geniş bir tedarik zinciri ağı kurmaya çalıştık, bunda da başarılı olduk” dedi.
Alelade bir montaj atölyesi kurmuyoruz
Eskişehir’de Devrim’den kalan yarım kalmış bir hikâye olduğunu söyleyen Murat Ertaş, şunları söyledi: “Bu hikâyeyi birilerinin gerçekten tamamlaması gerekiyor. Eskişehir, Türkiye’deki en büyük ihracat fazlası veren şehir. İnanılmaz teknolojisiyle Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi, Gaziantep’ten sonra Türkiye’nin en büyük organize sanayi bölgesi. Hem yerel yönetim hem de Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi, Urzat’ın oradaki yatırımını desteklemek adına çok büyük gayret sarf ediyor ve kamulaştırması devam eden 1 milyon metrekarelik bir tahsisimiz söz konusu. Eskişehir’deki fabrikamızda önümüzdeki 2 yıl boyunca yaklaşık 20 bin adetlik kapasiteyle üretim faaliyetlerimize başlayacağız. Bu esnada, faz 2 dediğimiz bölümde 2027 ve 2029 yılları arasında daha büyük bir üretim tesisine geçeceğiz. Böylelikle araç kapasitelerimiz de aslında hem model sayısı artarak hem de miktar artarak 40 bin adede çıkacak. Biz burada alelade bir montaj atölyesi kurmuyoruz, bu yola da zaten bunu kurmak için çıkmadık çünkü Urzema Holding’in DNA’sında hazır bir şeyi yapmak yok. 2026 yılı içerisinde biz yüzde 25-30 seviyesinde bir yerlilik oranına ulaşmış olacağız ki üretime yeni başlayan bir tesis için bu oran gerçekten ikna edici. Hemen bir yıl sonra 2027’de biz bu oranı yüzde 40 bantlarına çıkarmak istiyoruz. Yüzde 40 bizim için psikolojik bir sınır. Fakat biz yeni çıkan tebliği de dikkate alarak yerlilik oranımızı yüzde 50’nin üzerine çıkarmak istiyoruz ki bu araçlara biz yerli malı belgesi alabilelim. Bu topraklarda bu kadar insanın emekle ürettiği araçların Türk malı olarak bütün dünyaya ihraç edilmesini ve kullanılmasını istiyoruz, arzu ediyoruz. Dolayısıyla önümüzdeki 4 yıl içerisinde, belki bugün imkânsız gibi gözükse de yüzde 51’in üzerinde bir yerlilik oranı hedefimiz var. Bazen zorluklar inanılmaz güzel sonuçlar doğuruyor, 2024’te çıkartılan regülasyon özellikle Çin’den ithal edilecek araçlara ilave bir gümrük vergisi getirdi. Bugün Türkiye’ye yatırım yapmaktan çekinen birçok uluslararası kuruluş varken gözü kara Çinli yatırımcılar doğru partnerlerle, ATMO ve Urzema gibi, burada yatırım yapmaktan veya burada olmaktan beyis duymadı. Bunu yaparken de devletten herhangi bir teşvik veya destek almadı. Özkaynaklarımızla, kaynağımızın yettiği kadarıyla yapmaya karar verdik çünkü şunu biliyoruz hem içinde bulunduğumuz ekonomik konjonktür hem de devletin her zaman çok daha önemli aciliyetleri var, çok daha nitelikli projelerde kaynak ihtiyacı var. Dolayısıyla devletten bu yardımı almak yerine kendi kaynaklarımızla, Urzema Holding adına söylüyorum, bu projeyi hayata geçirmek bizim için çok daha kıymetli ve değerliydi.”



