Umut Çelik / umut@businessworldglobal.com
Kadınların hukuk sisteminde güçlenmesi, toplumsal adaletin sağlanması ve eşitlik ilkesinin hayata geçirilmesi açısından büyük önem taşıyor.
Kadınlar, toplumun temel taşı, adaletin savunucusu ve geleceğin inşasında en güçlü aktörlerden biri olduğunu vurgulayan Aslan & Tok Avukatlık Ortaklığı Kurucu Ortağı Selenay Tok Aslan “8 Mart Dünya Kadınlar Günü, yalnızca kutlama değil, aynı zamanda kadın hakları, eşitlik ve adalet için bir farkındalık günüdür. Bizler, kadınların toplumsal yaşamın her alanında hak ettikleri değeri görmesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz.
Hukuk, adaletin temel taşıdır ve kadınların haklarını koruyan en önemli araçlardan biridir. Ancak ne yazık ki, kadınlar hukuk sisteminde hem temsiliyet hem de haklarını kullanma konusunda çeşitli engellerle karşılaşmaktadır. Kadınların adalete erişimi, toplumsal cinsiyet eşitliği ile doğrudan bağlantılıdır. Bir hukukçu olarak, kadınların hukuki haklarını bilmeleri ve bunları etkin bir şekilde kullanabilmeleri için bilinçlendirme çalışmalarının artırılması gerektiğine inanıyorum” dedi.
Bugün, hukuk sisteminde kadınların rolünün giderek güçlendiğini aktaran Aslan “Kadın hakimler, savcılar, avukatlar ve akademisyenler, hukukun her alanında önemli başarılar elde etmektedir. Ancak bu yeterli değildir. Hukuk sisteminin her kademesinde kadınların varlığı artırılmalı, eşit fırsatlar sağlanmalı ve toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılığın önüne geçilmelidir.
Aslan & Tok Avukatlık Ortaklığı olarak, kadınların adalet arayışında yanlarında olmaktan gurur duyuyoruz. Kadın haklarını savunmak, eşitliği güçlendirmek ve daha adil bir toplum inşa etmek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.
Bu nedenle, kadınların hukuki bilgiye erişimini kolaylaştırmak, onlara yönelik ayrımcılıkları önleyen yasaları güçlendirmek ve hukuk alanındaki kadın temsilini artırmak, daha adil ve eşit bir toplum inşa etmek için elzemdir” ifadelerini kullandı.
Selenay Tok Aslan son olarak şunları söyledi: “Kadınların hukuki haklarını bilmesi ve bu hakları etkin şekilde kullanabilmesi, toplumsal dönüşüm açısından da kritik bir adımdır. Kadınların ekonomik, sosyal ve siyasal alanda güçlenmesiyle birlikte hukuk sisteminde daha fazla temsil edilmeleri, toplumsal refahı artırır ve adalet mekanizmalarının daha duyarlı çalışmasını sağlar. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle, eşitliğin ve adaletin hüküm sürdüğü bir dünya diliyorum. Kadınların güçlü olduğu bir toplum, hepimizin kazanımıdır”



