Omo, Domestos ve Cif gibi markaları çatısı altında barındıran Unilever, dünyanın en büyük üçüncü plastik kirliliği kaynağı olarak biliniyor. Şirket, “atıksız bir dünya” vizyonunu her fırsatta dile getirse de Greenpeace’in raporlarına göre şu anki ambalajlarının sadece %0,2’si geri dönüştürülebilir durumda. Bu gerçek, sürdürülebilirlik hedeflerinin kağıt üzerinde kalmaması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.
Unilever bu bilgiler ışığında Türkiye’deki ‘çevreci’ yatırımlarını genişlettiğini aktardı. Unilever’in Konya’daki ev bakım ve güzellik ve sağlık ürünleri fabrikasının kapasitesi artırıldı. Konya Unilever fabrikası, aynı zamanda Unilever’in dünyadaki ev bakım fabrikaları arasında ikinci en büyük ev bakım fabrikası konumunda.
Konya, Unilever’in sürdürülebilirlik gündemine katkıda bulunuyor
Unilever, Türkiye’de 2019 yılından bu yana tüm fabrikalarında, sahalarında ve ofislerinde sertifikalı yenilenebilir enerji kullandığını aktardı.
Unilever’in Global Su Koruyuculuğu Programına da dahil olan Konya fabrikası hakkında konuşan Orhonoğlu, “Hızlandırdığımız atık su geri kazanım projeleri ile tesisimizde sıfır atık su deşarj seviyesine ulaşmayı hedefliyoruz. Gerçekleştirmeyi planladığımız bu proje ile yıllık 144.000 m3 su geri kazanmayı hedefliyoruz.”
Unilever, Türkiye’ye değer katmaya devam edecek
Türkiye’de 100 yılı aşkın süredir faaliyet gösterdiklerini hatırlatan Unilever Türkiye Ülke Başkanı Ali Fuat Orhonoğlu, “1952 yılından bu yana yaptığımız yatırımlarla birçok ilke imza attık. Bugün, 20 markamızla Türkiye’deki hemen her haneye ulaşıyor ve güzellik ve sağlık, kişisel bakım, gıda, dondurma ve ev bakım kategorilerinde geniş bir ürün yelpazesi sunuyoruz. 4 fabrikamızla Türkiye’de güçlü bir üretim ekosistemi oluşturduk. Konya tesisi, Türkiye’deki hızlı tüketim ürünleri sektöründeki en büyük yatırım olmaya devam ediyor ve Unilever, Türkiye’de piyasadaki ürünlerinin %90’ını yerel olarak üretiyor. Geçen yıl 150 milyon USD’yi aşan ve son 5 yılda 720 milyon USD’yi aşan ihracatla, ulusal ekonomiye önemli bir döviz girişi sağlıyoruz. 5.000’den fazla çalışanımızla, inovasyon ve sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarımıza devam ederek Türkiye’nin ekonomik ve sosyal gelişimine katkıda bulunuyoruz.”



