UiPath’in 21 Ekim’de İstanbul’da düzenlediği FUSION 2026, bankacılık, savunma sanayii, havacılık ve üretim sektörlerinden yöneticileri ve teknoloji uzmanlarını bir araya getirdi. UiPath Türkiye Genel Müdürü Tuğrul Cora’nın açılışını yaptığı etkinlikte, kurumların yapay zekâ yatırımlarını pilot uygulamaların ötesine taşıyarak gerçek iş sonuçlarına dönüştürmesinin yolları ele alındı. UiPath’in yeni nesil iş orkestrasyonu ve otomasyon teknolojilerinin tanıtıldığı zirvede Halkbank, ABB Bank, Türkiye İş Bankası, ASELSAN, SunExpress, Pegasus Hava Yolları, Mercedes-Benz Türk, Beko ve Kazancı Holding gibi öncü şirketlerin UiPath teknolojilerinden yararlanarak iş süreçlerinde hayata geçirdikleri yenilikçi uygulamalara ilişkin deneyimler de katılımcılarla paylaşıldı.
Yapay zekâ yatırımlarının kurumsal ölçekte somut iş sonuçlarına dönüşmesinde, farklı sistemler ve departmanlar arasında yürütülen süreçlerin bütünleşik bir yaklaşımla yönetilmesi kritik önem taşıyor. UiPath, İş Orkestrasyonu ve Otomasyon Teknolojileri (BOAT) alanında sunduğu çözümlerle yapay zekâ ajanlarını, yazılım robotlarını, çalışanları ve mevcut kurumsal sistemleri ortak bir yapıda buluşturarak şirketlerin karmaşık iş süreçlerini uçtan uca yönetmesine olanak tanıyor. Bu sayede kuruluşlar, yapay zekâ ve otomasyon uygulamalarını kurum geneline yaygınlaştırırken operasyonel verimliliği artırabiliyor, süreçler üzerinde daha fazla görünürlük ve kontrol sağlayabiliyor.
Kritik sektörlerde yapay zekânın kırmızı çizgisi: Veri egemenliği
Yapay zekânın bankacılık, finansal hizmetler, telekomünikasyon ve savunma sanayii gibi veri hassasiyeti yüksek alanlarda yaygınlaşması, bilgilerin nerede saklandığı ve işlendiği kadar teknolojik altyapı üzerindeki kontrolü de önemli hale getiriyor. UiPath, bulut seçeneklerinin yanı sıra şirketlerin kendi veri merkezlerinde kullanabildiği şirket içi kurulum (on-premises) modelini destekleyerek kurumların güvenlik politikalarına, operasyonel ihtiyaçlarına ve mevzuat gerekliliklerine uygun mimariyi seçmesine olanak tanıyor.
Cora: “Net bir iş hedefi belirleyemeyen şirketlerin yapay zekâ yatırımları başarısız oluyor”
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan UiPath Türkiye Genel Müdürü Tuğrul Cora, “Yapay zekâ yatırımlarında asıl farkı, geliştirilen ajan sayısı veya yapılan pilot uygulamalar değil, bu teknolojilerin iş sonuçlarına ne ölçüde yansıdığı belirliyor. Türkiye’deki şirketler yeniliğe hızlı uyum sağlama, değişen koşullara çevik yanıt verme ve teknolojiyi iş süreçlerine taşıma konusunda güçlü bir deneyime sahip. Üretimden bankacılığa, havacılıktan savunma sanayiine kadar geniş bir alanda bu potansiyeli görüyoruz. Ancak yapay zekâyı kurumsal ölçekte yaygınlaştırmak için doğru iş hedefleriyle ilerlemek çok önemli. Kurumlar çoğu zaman ‘Yapay zekâyı nerede kullanabiliriz?’ diye başlıyor. Oysa öncelikle hangi iş sorunlarını çözmek istediklerini ve yapay zekânın bu sorunların çözümüne nasıl katkıda bulunabileceğini belirlemeleri gerekiyor. Birçok kurumsal yapay zekâ girişiminin beklenen sonuçları sağlayamamasının en büyük nedenlerinden biri, şirketlerin net bir iş hedefinden yola çıkmak yerine çoğu zaman yapay zekâyı yapay zekâ olsun diye kullanmaya çalışması” dedi.
Veri egemenliği konusuna da değinen Cora, “Bu dönüşümde bir diğer kritik gereklilik ise insan denetiminin korunması ve kurumsal verilerin güvenle yönetilebilmesi. Özellikle bankacılık ve savunma sanayii gibi kritik sektörlerde kurumların verilerinin nerede saklandığını, nasıl işlendiğini ve kimlerin erişimine açıldığını belirleyebilmesi büyük önem taşıyor. Yapay zekânın sunduğu fırsatlardan yararlanırken veri güvenliğinden ve teknolojik altyapı üzerindeki hâkimiyetten ödün verilmemesi gerektiğine inanıyoruz. UiPath olarak yapay zekâ ajanlarını, robotları, insanları ve mevcut sistemleri ortak bir yapıda buluştururken, şirket içi kurulum seçeneklerimizle kuruluşların gelişmiş yapay zekâ teknolojilerini kendi altyapılarında, güvenlik politikaları ve mevzuat gereklilikleri doğrultusunda kullanabilmelerine olanak tanıyoruz” dedi.



