Berlin kahve sahnesi son yılların en büyük dönüşümünü yaşıyor. Matcha’nın yükselişi, üçüncü dalga espresso barlarının yaygınlaşması ve yeni nesil tüketici alışkanlıklarının gündelik hayata yön vermesiyle birlikte kahve, artık bir içecekten çok şehir kültürünün bir parçasına dönüştü.
Bu dönüşümün aktörlerinden biri de, fikren Türkiye’de doğup Berlin’de ikinci şubesini açmaya hazırlanan yeni nesil kahve markası SuperCoff.
“Şehirlerin enerjisini yeni nesil bir markaya dönüştüren girişim”
Gloria Jean’s Coffees’i Türkiye’de 240 şubeye taşıyan ve Magnolia Bakery’yi Türkiye’ye kazandıran Mehmet Dinçerler, SuperCoff’un Berlin’deki konumlanışını “yeni nesil tüketici alışkanlıklarını analiz eden, şehir kültürünü merkeze alan bir strateji” olarak tanımladı ve ekledi: “Kahve artık şehirlerin sosyal dili haline geldi. Biz bu dili, yerel alışkanlıklardan küresel trendlere uzanan bir deneyime dönüştürüyoruz. Berlin, bu vizyonun ilk durağı; kahvenin şehir yaşamının ritmini belirlediği, kültürün dönüştüğü bir merkez. SuperCoff ise bu değişimin içinde büyüyen, şehirlerin enerjisini yeni nesil bir markaya dönüştüren girişim. Bugün şehirler, aktif yaşamı ve topluluk olmayı merkeze alan yeni bir kültürün etrafında şekilleniyor. Koşu kulüplerinden sabah kahve ritüellerine uzanan bu dinamik, SuperCoff’un da temsil ettiği modern şehir yaşamının enerjisini yansıtıyor.”



