Advertisement
  1. Haberler
  2. EKONOMİ
  3. Pegasus, Sabiha Gökçen’den ABD’ye kanat açıyor

Pegasus, Sabiha Gökçen’den ABD’ye kanat açıyor

umutimza
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Umut Çelik / Business World Global Yazı İşleri Müdürü

Her 10 Kasım’da içimize çöken o derin hüznün ardından, bu yıl Pegasus’un özel davetiyle Çanakkale’deydik. Saatler 09.05’i gösterdiğinde Sabiha Gökçen Havalimanı’nda Atamız için yapılan törenden sonra, Pegasus’un 1881 sefer sayılı “Cumhuriyet” uçağıyla Çanakkale’ye doğru havalandık.

Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet T. Nane ve CEO Güliz Öztürk’ün ev sahipliğinde gerçekleşen bu özel yolculuk, gün içinde sadece bir anma programına değil, aynı zamanda Pegasus’un 2025 performansının ve 2026 vizyonunun konuşulduğu kapsamlı bir sohbete dönüştü.

Çanakkale Şehitler Abidesi’nin rüzgârını yüzümüzde hissederken, sembol mezarlarda şehitleri saygıyla andık; Atatürk’ün parçalanan saatinin bulunduğu yerde durup tarihin nefesini dinledik. O atmosferde, bugünün Türkiye’sinin nasıl kurulduğunu bir kez daha iliklerimize kadar hissettik.

32 milyon yolcu ve devam eden bir büyüme hikâyesi

Ardından, dönüş yolunda Güliz Öztürk ile yaptığımız sohbette Pegasus’un 2025’in ilk 9 ayına ilişkin performansını masaya yatırdık. Öztürk’ün rakamları paylaştığı anda, Pegasus’un son yıllardaki hızlı koşusunun tesadüf olmadığını bir kez daha gördüm.

Çanakkale’de sembol mezarların başında yapılan saygı duruşu, ardından Atatürk’ün saatinin parçalandığı noktada hissettiğimiz sarsıcı an… Bu atmosferde Güliz Öztürk’ün söylediği şu sözler kulağımda kaldı:

“Havacılık aslında ülkelerin hikâyesidir. Bizim yaptığımız iş, bu ülkenin insanlarını ve hayallerini taşıyor. Bu yüzden her stratejik kararımızın ardında bir sorumluluk duygusu var.”

Bu söz, sonraki konuşmalarımızda anlattığı tüm stratejilerin çerçevesini çizdi.

Büyüme artık bir rakam değil, bir hikâye

Pegasus, bu yılın ilk dokuz ayında 32 milyon yolcu taşıdı. Güliz Öztürk, bu veriyi paylaşırken sadece bir rakamdan değil, bir yolculuk kültüründen bahsediyordu:

“Biz büyümeyi sadece yolcu sayısıyla anlatmıyoruz. Her yıl milyonlarca insanın yaşamına temas ediyoruz. Bu temasın kalitesini artırmak, sayının kendisinden daha kıymetli.”

Büyüme rakamları etkileyici:

Uluslararası yolcu sayısı 20.5 milyon, doluluk oranı yüzde 87.4 ve gelirler 2.6 milyar Euro. Ama Öztürk, başarıyı rakamsal değil, stratejik bir perspektifle değerlendiriyor:

“Pandemi sonrası dönemde filomuzu gençleştirmesek, dijitali merkezimize almasak, bugün bu performansı konuşamazdık. Şimdi artık büyümenin değerini görünür kılma dönemindeyiz.”

2026: Biraz soluklanmak, aslında daha güçlü bir sıçrayış içindir

Öztürk, 2026’yı anlatırken yüzünde hem özgüven hem de dingin bir kararlılık vardı:

“Bugüne kadar çok hızlı koştuk. 2026 bizim için kontrollü bir yılı olacak. Bu, yavaşlamak değil; güç toplamak anlamına geliyor. Operasyonlarımızı olgunlaştırıp uzun vadeli büyümeyi daha sağlam temellerle sürdüreceğiz.”

Bu cümle, Pegasus’un yeni dönem stratejisinin merkezine oturuyor. Öztürk, dünyada havacılık maliyet baskılarının arttığını vurgularken şunu da ekliyor:

“Çeviklik dönemini başarıyla geçtik. Şimdi sürdürülebilir rekabet avantajını kalıcı hâle getirme zamanındayız.”

Madrid üzerinden Miami

Pegasus’un Iberia ile başlattığı kod paylaşımı anlaşması, şirketin dış hat stratejisinde yeni bir eşik. Pegasus uzun uçuş yapmıyor olabilir, ama Öztürk’ün tabiriyle:

“Uçaklarla uçmasak da stratejilerimizle uzun menzile açılıyoruz.”

1 Kasım itibarıyla Madrid bağlantısıyla Miami uçuşları için hazırlıklar başladı; Mexico City ve Kolombiya için izin süreçleri sürüyor.

Öztürk bunu anlatırken şöyle dedi:

“Bu işbirliği, Pegasus’un markasını başka kıtalara taşıyor. Yolcumuz Madrid’e Pegasus’la uçacak, oradan dünyaya açılacak. Bu bizim için bir başlangıç.”

 “Genç filo, genç akıl demek”

Filo yaş ortalaması 4.9 yıl. Bu, Pegasus’u dünyanın en genç ikinci filosu yapıyor.
Bir havayolunun başarısı, genç ve verimli bir filoyla doğrudan bağlantılıdır.

Öztürk bu konuyu konuşurken oldukça netti:

“Genç filo sadece teknik bir avantaj değildir; çevresel verimlilik, operasyonel hız ve misafir memnuniyetinin temel belirleyicisidir.”

Boeing ile yapılan 200 uçaklık anlaşma, 2028’den itibaren başlayacak teslimatlar ve Airbus 321’lerin 2029 sonuna kadar filoya katılacak olması… Tüm bunlar, Pegasus’un uzun vadede nasıl bir güç inşa ettiğini gösteriyor.

120 milyon dolarlık hangar

10 uçak kapasitesine sahip yeni bakım hangarı kompleksi Pegasus için sadece bir yatırım değil, aynı zamanda bir bağımsızlık hamlesi.

Öztürk yatırımın önemini şöyle anlattı:

“Bakım kabiliyetinizi güçlendirdiğinizde sadece maliyetleri düşürmezsiniz; operasyonel dayanıklılığınızı da artırırsınız. Bu proje, Pegasus’un kendi kendine yetebilme kapasitesini büyütüyor.”

Silikon Vadisi’nde bir laboratuvar: “Pegasus’un geleceği kodlarla yazılıyor”

Pegasus Innovation Lab…

Silikon Vadisi’nde kurulan bu yapı bir fikir laboratuvarından çok daha fazlası.

Öztürk’ün vizyonunu en net gösteren sözlerden biri şuydu:

“Havacılık artık bir teknoloji sektörü. Biz uçakları uçuran pilotlar kadar, veriyi uçuran mühendislerle de büyüyoruz.”

Yapay zekâ, otomasyon, kişiselleştirilmiş dijital deneyimler…
Pegasus’un müşteriye dokunduğu her yerde teknoloji artık görünmez bir motor gibi çalışıyor.

Kadınların havacılıktaki gücü: “Cam tavanı kırmak yetmez, yeniden inşa etmek gerekir”

Pegasus’ta kadın pilot oranı yüzde 8’e yükseldi. Artışın kendisi önemli ama Öztürk’ün bakış açısı çok daha kıymetli:

“Cam tavan meselesini sadece kırmakla çözemeyiz. O tavanı tamamen ortadan kaldıracak yeni bir kültür inşa etmek zorundayız.”

Kadın pilot aday oranı yüzde 20’ye ulaşmış durumda.
Öztürk’ün bu konudaki kararlılığı Pegasus’ta toplumsal cinsiyet eşitliğinin güçleneceğinin işareti.

Hem tarihe dokunan hem geleceği kurmak isteyen bir havayolu

Çanakkale’de tarihle yüzleştikten sonra yapılan bu sohbet, Pegasus’un yalnızca bir havayolu olmadığını, Türkiye’nin geleceğe açılan pencerelerinden biri olduğunu gösterdi.

Güliz Öztürk’ün şu cümlesi bu yolculuğun özeti gibiydi:

“Pegasus’u büyütürken sadece bir şirketi değil, bir ülkenin hareket kabiliyetini büyüttüğümüzün farkındayız. Geleceği birlikte inşa ediyoruz.”

2026’ya doğru ilerlerken Pegasus’un hikâyesi, artık sadece büyüme değil; denge, sürdürülebilirlik, teknoloji ve toplumsal dönüşümün birleşiminden oluşan yeni bir yolculuğa dönüşüyor.

Pegasus, Sabiha Gökçen’den ABD’ye kanat açıyor
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Business World Global ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin