Sigortacılık sektöründe 30 yılı aşkın kariyerinde farklı şirketlerde farklı görevler üstlenen RS Holding CEO’su Nihal Asker, değişimin kendisini sürekli öğrenmeye ve yeni sorumluluklar üstlenmeye motive ettiğini söyledi.
Başarılı kariyerine 1993 yılında Aksigorta’da Management Trainee olarak başlayan Nihal Asker, sigortacılık sektöründe farklı fonksiyonlarda edindiği deneyimin ardından Liberty Sigorta, HDI Sigorta ve TurAssist’te üst düzey görevler üstlendi. Bugün RS Holding CEO’su olarak görev yapan Asker’in kariyerinde şirket satışları, dönüşüm süreçleri ve kriz dönemleri önemli dönüm noktaları oldu. “Kariyerimde beni en çok değişimler motive etti” diyen Nihal Asker ile kariyerinden liderlik anlayışına uzanan bir sohbet gerçekleştirdik.
Matematik eğitiminizden sigortacılığa uzanan kariyerinizin başlangıç noktasına baktığınızda, sizi bu sektöre yönelten ne oldu? İlk yıllarınızda edindiğiniz hangi deneyimler bugünkü yöneticilik anlayışınızın temelini oluşturdu?
Boğaziçi Üniversitesi Matematik Bölümü’nden mezun oluduğumda eğitimimle de ilgili bir alan olduğunu düşündüğüm sigortacılığa adım attım. Kariyerime 1993 yılında Aksigorta’da Management Trainee olarak başladım. 6 ay süren kapsamlı sigortacılık ve yönetici geliştirme programı, tüm fonksiyonları öğrenme ve deneyimle-me fırsatı sundu. Uzun yıllar sigorta teknik departmanlarında çalıştıktan sonra Liberty Sigorta’da hasar, operasyon ve genel müdürlük görevlerini üstlendim; ardından HDI Sigorta, TurAssist ve RS Holding ile yolculuğum devam etti.
Sigortacılığın benim bireysel değerlerimle çok örtüşen bir konsepti var, zor zamanlarda insanların yanında olmak. O açıdan mesleğimi hep severek yaptım. Bir diğer motivasyon unsuru da sigortacılıkta her gün yeni bir şey öğreniyor olmanız; bir yeniliği hayata geçirmek için projeler yapmanız. Kariyerimin başından bugüne kadar sık sık farklı birimlerde, farklı projelerde, farklı rollerde görev aldım. Beni en çok da bu değişimler motive etti.
“SON DERECE ZORLU DURUMLARI YÖNETMEK DURUMUNDA KALDIM”
Kadın yönetici olarak iş hayatında zorluklarla karşılaştınız mı?
Açıkçası kendimi şanslı gruptaki kadınlardan biri olarak görüyorum. Kadın olduğum için özel bir zorluk yaşadığımı söyleyemem. Bunun arkasında birkaç unsurun yattığını düşünüyorum; öncelikle iyi bir eğitim. Matematik eğitimimin bana kattığı analitik bakış açısı, problem çözme yetkinliği, kariyerimin her döneminde en büyük güçlerim arasında oldu. 2001 yılında tamamladığım MBA eğitimi farklı iş fonksiyonlarını bir bütün olarak değerlendirebilme, değişiklik yönetimi, uyumlanma becerisi, multidisipliner ve stratejik bir bakış açısıyla karar verebilme yetkinliği kazandırdı.
Diğer unsurlar da güçlü bir iş disiplini ve her işi doğru ve eksiksiz yapma sorumluluğu. Ama bir yönetici olarak son derece zorlu durumları yönetmek zorunda kaldım. Liberty Sigorta’da CEO olarak atandığımda şirket satış sürecinin tam ortasındaydı. Başarılı bir M&A yönetimi yaparak şirketin HDI Sigorta’ya satışını gerçekleştirdim. TurAssist’e katıldığımda ise pandemi ve kapanma döneminde uzaktan çalışarak göreve başladım; şirketi hem içten hem dıştan yeniden inşa etmek gerekiyordu. Çok kısa bir süre sonra sermayedar ülkeden çıkma kararı aldığında şirketin kapanması yerine satılmasını sağlayarak önemli bir değer olan Tur Assist markasının ülkede kalmasını sağladım.
“KRİZ ANLARINDA PANİKLEMEK YERİNE SAKİN KALMAYI TERCİH EDERİM”
Liberty Sigorta’da şirketin satış sürecini, TurAssist’te ise pandemi ve sermayedarın ülkeden çıkma kararını yönettiniz. Bu iki farklı kriz deneyimi size liderlik konusunda ne öğretti?
Kriz anlarında paniklemek yerine sakin kalmayı, durumu tüm boyutlarıyla analiz edip en doğru kararı almayı tercih ederim. Bu tür dönemlerde cinsiyet değil, sonuç konuşuyor. Ben de her seferinde sonucu ürettim. Kadın yöneticilerin analitik bakış açıları, empati güçleri ve kriz yönetimindeki soğukkanlı yaklaşımlarıyla sektörlerine değer kattığına yürekten inanıyorum.
Şunu da eklemek isterim: Yapılan araştırmalar gösteriyor ki liderlik pozisyonlarının en az yüzde 30’u kadınlardan oluşan şirketlerin net kâr marjı, hiç kadın yöneticisi olmayanlara göre 6 puana kadar daha yüksek olabiliyor.
Sizi bugünkü liderlik anlayışınıza taşıyan temel ilke nedir? Başarıyı ve iyi liderliği nasıl tanımlıyorsunuz?
İşin her zaman en doğrusunu yapmak gerektiğine inanırım. Ama doğruyu bulmak için dinlemek, doğru soruları sormak, doğru ekibi kurmak ve bu ekibe güvenmek gerekir. Liderliğin en önemli kırılma noktası benim için, “Ben bilirim”den “Birlikte daha iyi biliriz”e geçebilmektir. Tüm bu dönüşümün merkezine teknolojiyi değil, insanı koyuyorum. Çünkü en gelişmiş sistemin karşısında bile bir insan var; hizmeti alan, kararı veren, güven duyan ya da güvenini kaybeden bir insan.
“EMPATİ İLE ANALİTİK DÜŞÜNCEYİ AYNI ANDA KULLANMAYI ÖĞRENİN”
Bugün kariyerinin başında olan genç kadınlara neler tavsiye edersiniz?
Bulunduğunuz yerde olmanız bir tesadüf değil. Masada yeriniz varsa, o masaya katkı sunacak değere sahip olduğunuz içindir. Bunu asla unutmayın. Kendi değerlerinizin farkında olun ve değerlerinizle örtüşen yerlerde çalışmanın keyfini yaşayın.
Mutlaka sizi destekleyecek ama aynı zamanda konfor alanınızın dışına çıkaracak bir mentor bulun. Bazen kariyerimizde ihtiyacımız olan şey, bize neyi iyi yaptığımızı söyleyen değil; bundan daha fazlasını yapabileceğimize inandıran bir insandır.
Geleceğin lideri bir yandan veriyi okuyabilmeli, diğer yandan insanı anlayabilmelidir. O yüzden empati ile analitik düşünceyi aynı anda kullanmayı öğrenin.
Kadın Sigortacılar Derneği, Kadına Nefes Rotary Kulübü gibi yapılarda aktif olmam benim için büyük bir anlam taşıyor. STK’larda görev alın ve networkünüze her zaman yatırım



