Estetik ve güzellik dünyasında dengeler değişiyor. Artık yalnızca görünüm değil, kalite ve güven konuşuluyor. Türkiye’nin sağlık turizmindeki yükselişiyle birlikte estetik merkezlerinde de yeni bir anlayış öne çıkıyor.
Sağlık turizminin etkisiyle estetik ve güzellik sektörü hızlı bir dönüşüm sürecine girerken, yurt dışından gelen danışanların artan beklentileri kalite standartlarını zorunlu hale getiriyor. Uzmanlar, estetik uygulamalarda doğru merkez seçiminin hem hasta sağlığı hem de ülke imajı açısından kritik olduğuna dikkat çekiyor.
Hatice Çavaş Estetik ve Güzellik Merkezi Kurucusu Hatice Çavaş, estetik uygulamaların artık yalnızca güzellik değil, doğrudan sağlıkla ilişkili bir alan olduğunu vurguladı. Sağlık turizminde güven unsurunun belirleyici olduğuna işaret eden Çavaş, “Estetik ciddi bir sorumluluk. Bu alanda en küçük ihmalin bile geri dönüşü zor sonuçlar doğurabileceğini unutmamak gerekiyor” dedi.
Merkezlerinde kaliteyi temel ilke olarak benimsediklerini belirten Güzellik uzmanı Hatice Çavaş, “Kısa vadeli kazançlar yerine uzun vadeli memnuniyeti önceliklendiriyoruz. Her danışanımıza kişiye özel planlama yapıyor, bilimsel ve etik kurallar çerçevesinde ilerliyoruz. Estetikte gerçek başarı doğal ve sağlıklı sonuçlarla mümkündür” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin estetik alanında sağlık turizmi açısından güçlü bir konumda olduğunu belirten Hatice Çavaş, bu avantajın korunması gerektiğini vurgulayarak, “Türkiye, uzman kadrosu ve altyapısıyla çok önemli bir potansiyele sahip. Ancak bu gücü sürdürülebilir kılmak için kalite standartlarından asla ödün verilmemeli. Sağlık turizminde kalıcı başarı güvenle sağlanır” diye konuştu.
Sektör temsilcileri, merdiven altı uygulamaların hem danışan sağlığını hem de Türkiye’nin uluslararası itibarını olumsuz etkilediğine dikkat çekerken, estetik merkezlerinde kalite odaklı yaklaşımın yaygınlaşmasının sağlık turizmi açısından büyük önem taşıdığına işaret ediyor.



