Advertisement
  1. Haberler
  2. EKONOMİ
  3. Dünden bugüne inşaat sektörü

Dünden bugüne inşaat sektörü

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yüksek Mimar Kıvanç İlhan

Günümüzden tam altmış yıl önce Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) tarafından hazırlanan Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda sektörün o dönemki durumunu tespit edilmiş ve 1963-1967 yılları arasında uygulanacak stratejileri belirlenmiştir. İnşaat sektörünün o günün şartları altında sorunları ve ülkenin gelişimi için önemi tespit edilmesine rağmen, İkinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda (1968-1972) geçen beş senenin değerlendirmesi sadece birkaç cümle ile yapılmış ve sektör bu duruma rağmen kendi çabaları ile bugünlere gelmiştir. Müteahhitlerimizin özellikle yetmişli yılların başında yurt dışında gerçekleştirmeye başladığı taahhüt hizmetleri ile sektörün rotası belirlenmiş, yurt dışındaki bu hareket ülke genelinde de etkisini göstererek sektör genel anlamda kalkınma hareketinin de öncüsü olmuştur. Bu yapısı sebebiyle Lokomotif Sektör olarak anılan inşaat sektörü, geçmişte olduğu gibi bugün de ülke ekonomisine önemli ölçüde katkı sağlamaya devam ederken, insan gücüne duyduğu ihtiyaç sebebiyle de istihdama yönelik katkısı ile de dikkat çekmektedir.

LOKOMOTİF SEKTÖR: İNŞAAT

2021 ekonomik verileri ile sadece yurt dışındaki hacmi 30 milyar dolara yaklaşan Türk inşaat sektöründen görsel ve yazılı medyada sıklıkla “lokomotif” olarak bahsedilmesi gayet doğal bir sonuç olarak görülebilir. Bu mali tablo ile birlikte sektörün cari açığın dengelenmesine yaptığı katkının da önemi de özellikle vurgulanmalıdır. Tüm bu veriler ışığında sektörü lokomotif yapan tek konunun sektörün kendi ticaret hacminin ötesinde alt ve yan sektörler ile olan sıkı ilişkisi olduğunu da unutmamalıyız. Kimya, elektronik, makine gibi öncelikli sektörler başta olmak üzere mobilya, metal, ev tekstili sektörlerini de ciddi ölçüde destekleyen inşaat sektörü 200’e yakın alt imalat ve malzeme kalemi ile bu tanımı büyük ölçüde hak ediyor. Tabii bu metafor her ne kadar kulağa hoş gelse de lokomotifin arkasında çekmek zorunda olduğu vagonları da alt sektörler olarak düşünmek gayet makul bir benzetim olacaktır. İnşaat sektörünün ne derece önemli bir rolü üstlendiğinin ve çektiği yükün farkında olarak sektörün gücünün sürekliliğini sağlayacak teşvik ve adımların da aynı dinamizm ile atılmasının önemini bir kez daha vurgulayalım.

İnsanoğlunun temel barınma ihtiyacı ile başlayan mekân üretiminin bugün geldiği noktada konut ve gayrimenkul sektörünün ülke genelindeki ekonomik hacme olan etkisini incelediğimizde konunun sadece barınma ihtiyacının ötesinde başka bir şekle evrilerek, konut kavramının bir yatırım aracı haline geldiğini görebiliyoruz. Bu ilginin menkul kıymetlere dönüşümü ise Borsa İstanbul verileri ile daha ölçülebilir hale geliyor. Sadece 2022 senesinin ilk yedi aylık verilerini incelediğimizde BIST İnşaat (XINSA) ve BIST Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları (XGMYO) endekslerinin sırasıyla %40 ve %65 artmasının beklenen bir sonuç olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Konutta ve konut haricindeki gayrimenkuldeki ihtiyacın daha da artacağı öngörüsü ile özellikle menkul ve gayrimenkul tarafında da bu artışın devam edeceğini düşünebiliriz.

Sektörün en güçlü yapıtaşı olan konut ve gayrimenkul pazarının bu ivmelenme ile piyasaları desteklemesi olumlu bir sonuç olurken, bu hareketliliğin diğer bir yansıması da artan talebe karşılık kısıtlı arzın yeterli gelmemesi oldu. Tükenen yapı stokunun sonucu olarak, 2021’de başlayan satılık konut fiyatlarındaki artışın kiralık konut fiyatlarının da artmasına sebep olması ile birlikte piyasada oluşan endişe havası karar vericilerin alacağı etkin aksiyonlar ile bu sene somut bir çözüme kavuşmayı bekleyen konulardan biri olarak sırasını bekliyor. Tüm bu konuları konuşurken değişen dünyanın gelişen teknoloji ile entegrasyonu tüm sektörler için üzerinde düşünülmesi gereken bir konu haline geldi. Yüzyıllardır geleneksel yöntemler ile var olan inşaat sektörü artık teknolojik ilerlemelere de daha hızlı uyum sağlayacak şekilde dönüşmeye ihtiyaç duyuyor. Dijitalleşen tasarım pratikleri çok geç kalınmadan uygulama süreci ile bu akışı devam ettirerek bütünsel bir yapıya dönüşmeli. İnşaat sektöründe teknolojinin etkin kullanımı halihazırda bir marka olan Türk inşaat sektörünün bundan sonraki dönemde de gücüne güç katarak devam etmesini sağlayacak en kritik konu olacak.

Dünden bugüne inşaat sektörü
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Business World Global ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!