Advertisement
  1. Haberler
  2. EKONOMİ
  3. Bi’ story kadar hatrımız yokmuş!

Bi’ story kadar hatrımız yokmuş!

umutcelik
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yıllardır ekonomi gazeteciliği yapan, sektör sektör gezen, patronlarla oturup kalkan, şirketlerin ne yaptığını, ne yapamadığını bilen gazetecileri bir kenara koyup eline telefon alan herkesi baş tacı etmeye başladınız. Bir de utanmadan buna iletişim stratejisi diyorsunuz!

Ne güzel iş değil mi? Bir davet düzenle, iki influencer çağır, üç fotoğraf çektir, beş video paylaş, sonra da müşterinin karşısına çıkıp “Çok güzel görünürlük aldık” de. Peki kardeşim, ne anlattınız? Kim ne anladı? Markaya ne kattınız? Orası biraz karışık!

Yanlış anlaşılmasın, influencer düşmanlığımız yok. Adamın işi içerik üretmekse üretsin, reklamını yapsın, parasını kazansın. Helali hoş olsun. Ama yıllarını gazeteciliğe vermiş insanları yok sayıp takipçi sayısını mesleki birikimin önüne koyarsanız, orada bir dur deriz.

Çünkü gazetecilik, bir mekâna gidip masanın önünde fotoğraf çektirmekten ibaret değil. Bir şirketin yatırımını araştırmak, yöneticisine soru sormak, sektörün derdini anlamak, açıklanan rakamların arkasını kurcalamak başka bir iştir. Herkesin yapabileceği bir iş değildir bu.

Şimdi gelelim bizim ‘influencer’ seven şirketlere…

Arkadaş, sen markanın iletişimini yönetiyorsun. İşin gücün itibar, algı, medya ilişkileri. Peki sen gazeteciyi neden kapının dışında bırakıyorsun? Yıllardır bu sektörde emek veren insanları neden davet listesinde göremiyoruz? Bir gazetecinin tecrübesi, habercilik refleksi, sektörel bilgisi senin gözünde kaç takipçiye denk geliyor?

Yoksa gazeteci soru soruyor diye mi rahatsız oluyorsun? Her söyleneni olduğu gibi yazmıyor, biraz araştırıyor, biraz sorguluyor diye mi işine gelmiyor?

Kusura bakmayın ama gazetecinin işi alkış tutmak değil. Gazeteci gerektiğinde sorar, gerektiğinde eleştirir, gerektiğinde de hakkını verip haberini yapar. Zaten gazeteciliği değerli kılan da budur.

Bir de şu takipçi meselesi var. Milyon takipçisi olan birini çağırınca milyonlarca insanın markayla ilgilendiğini mi sanıyorsunuz? Takipçi başka, etki başka, itibar bambaşka! Sosyal medyada bir gün varsın, ertesi gün yoksun. Algoritma değişir, gündem değişir, popüler isim değişir. Peki yıllarca inşa edilen kurumsal itibar ne olacak?

Bir şirket milyonlarca liralık yatırım yapıyor, fabrika açıyor, ihracatını artırıyor, yeni pazarlara giriyor. Bu işin ekonomik boyutunu kim anlatacak? Şirketi, sektörü, rakipleri, pazarı bilen gazeteci mi; yoksa etkinlikten birkaç görüntü paylaşan içerik üreticisi mi?

Elbette ikisinin de yeri var. Ama birini öne çıkaracağım diye diğerini çöpe atmak, iletişim yönetmek değil, işin kolayına kaçmaktır.

Üstelik bazı markalar ve ajanslar şunu da unutuyor: Gazeteciye davet göndermek bir lütuf değil, doğru iletişim kurmanın parçasıdır. Gazetecinin de her davete gitmek, her açıklamayı haber yapmak gibi bir mecburiyeti yok. Ortada haber değeri varsa haber yapılır. Yoksa dünyanın en pahalı organizasyonunu düzenleseniz ne olur?

Bizim derdimiz eskiye dönmek değil. Dünya değişiyor, medya değişiyor, iletişim değişiyor. Biz de bu değişimin içindeyiz. Ama değişim dediğiniz şey, yılların emeğini bir kenara atıp her şeyi takipçi sayısıyla ölçmek değildir.

Markalara da açıkça söyleyelim: Influencer çağırın, video çektirin, sosyal medyada kampanya yapın. Kimse size bunu yapmayın demiyor. Ama gazeteciyi de unutmayın. Hele ekonomi gazeteciliği yapan, iş dünyasını yakından takip eden, şirketlerin hikâyesini bilen insanları sırf sosyal medyada milyonlarca takipçisi yok diye görmezden gelmeyin.

Yarın öbür gün bir kriz çıktığında, bir yatırım kararı tartışıldığında, sektörünüzün sesi duyulmadığında yine dönüp medyanın kapısını çalacaksınız. İşte o zaman bugün görmezden geldiğiniz gazetecilerin kıymetini daha iyi anlarsınız.

Son sözümüz de şu: Her fotoğraf haber değildir, her paylaşım iletişim değildir, her takipçi de itibar getirmez.

Biraz takipçi sayısından başınızı kaldırıp işin ehline bakın. Çünkü markayı bir gün gündem yapmak kolay, yıllarca güvenilir kılmak zordur.

Biz gazeteciyiz arkadaşlar. Ne fenomen olmaya niyetimiz var ne de birilerinin peşinden alkış tutmaya. Bizim işimiz haber yapmak. Ama siz de iletişim yapıyorum diye gazeteciliği yok saymayın. Sonra dönüp “Medya neden değişti?” diye sormayın!

Bi’ story kadar hatrımız yokmuş!
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Business World Global ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!