Advertisement
  1. Haberler
  2. EKONOMİ
  3. Akfen, turizmde deneyim odaklı projelerle yükseliyor

Akfen, turizmde deneyim odaklı projelerle yükseliyor

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye turizmi yeni bir dönüşüm döneminden geçerken, yatırım anlayışı da klasik konaklama modelinin ötesine taşınıyor. Artık sektör yalnızca oda kapasitesiyle değil; deneyim ekonomisi, sürdürülebilirlik, yaşam kültürü ve şehirlerle kurulan bağ üzerinden yeniden tanımlanıyor.

Akfen Holding, bu dönüşümü erken okuyan gruplardan biri olarak şehir otelciliği, uluslararası marka iş birlikleri ve yeni nesil yaşam projeleriyle dikkat çekiyor. Akfen Holding Yönetim Kurulu Üyesi Pelin Akın Özalp’a göre yeni dönemde başarı; doğayla uyumlu, sürdürülebilir, şehirle entegre ve insanlara aidiyet hissi veren projeler geliştirebilmekten geçiyor. Pelin Akın Özalp ile Akfen Holding’in turizm sektöründeki faaliyetlerini ve hedeflerini konuştuk.

Akfen Holding olarak turizm sektöründeki büyüme stratejinizi hangi temel dinamikler üzerine inşa ediyorsunuz?

Turizm sektörüne yalnızca konaklama yatırımı olarak bakmıyoruz; biz bu alanı aynı zamanda şehir ekonomisi, yaşam deneyimi ve uzun vadeli değer üretimi perspektifiyle ele alıyoruz. Akfen’in turizm stratejisinin temelinde üç önemli dinamik bulunuyor; doğru lokasyon, güçlü uluslararası iş birlikleri ve sürdürülebilir gelir modeli.

Özellikle şehir otelciliğinde uzun vadeli ve öngörülebilir bir yapı oluşturmayı önemsiyoruz. Bu nedenle yıllardır dünyanın en büyük otel gruplarından biri olan Accor ile güçlü bir iş ortaklığı yürütüyoruz. Novotel ve Ibis markaları altında geliştirdiğimiz şehir otelleri, hem operasyonel kalite hem de sürdürülebilir kira yapısı açısından bize güçlü bir yapı sunuyor.

Diğer taraftan artık turizmde yalnızca “oda satışı” dönemi geride kaldı. Bugünün ziyaretçisi artık yalnızca bir konaklama hizmeti değil; bulunduğu destinasyonun ruhunu, mutfağını, sosyal atmosferini ve yaşam biçimini deneyimlemek istiyor. Bu nedenle Bodrum Loft gibi projelerde doğayla bütünleşen, gastronomi ve yaşam deneyimini merkeze alan yeni nesil bir yaklaşım benimsiyoruz. Bizim için önemli olan yalnızca bugünün turizm talebine cevap vermek değil; önümüzdeki 10-20 yılın yaşam alışkanlıklarını doğru okuyabilmek.

“DÖRT MEVSİMİ YAŞAYAN DESTİNASYONLAR GELİŞTİRMEK GEREKİYOR”

Türkiye turizminde değişen ziyaretçi profili, Akfen’in yeni yatırım planlarını nasıl şekillendiriyor?

Türkiye’ye gelen ziyaretçi profilinde çok net bir dönüşüm görüyoruz. Artık yalnızca kısa süreli tatil yapan turist değil; daha uzun süre kalan, bulunduğu destinasyonla bağ kurmak isteyen, gastronomiye, iyi hissetmeye, kültüre ve sürdürülebilirliğe önem veren bir ziyaretçi kitlesi oluşuyor. Bu değişim bizim yatırım yaklaşımımızı da doğrudan etkiliyor. Özellikle üst gelir grubuna hitap eden, yılın yalnızca belirli dönemlerinde değil; dört mevsim yaşayan destinasyonlar geliştirmek gerektiğine inanıyoruz. Wellness, gastronomi, sanat ve branded residence konseptlerinin yükselişi de aslında bu dönüşümün bir sonucu.

Özellikle Ege ve Akdeniz hattında artık sadece klasik resort otel yaklaşımının yeterli olmadığını düşünüyorum. İnsanlar daha kişiselleştirilmiş, daha butik ama aynı zamanda güçlü hizmet standardına sahip deneyimler arıyor. Biz de yatırımlarımızı bu dönüşümü dikkate alarak şekillendiriyoruz.

Özellikle şehir otelciliği ve uluslararası marka iş birliklerinde grubun öncelikleri neler?

Şehir otelciliği bizim uzun yıllardır uzmanlaştığımız alanlardan biri. Çünkü şehir otelleri yalnızca turizm hareketinden değil; iş dünyası, etkinlik ekonomisi ve şehirlerin ekonomik ve sosyal hareketliliğiyle birlikte gelişiyor. Bu nedenle doğru lokasyonda geliştirilen şehir otellerinin uzun vadede çok güçlü bir gelir modeli sunduğuna inanıyoruz.

Uluslararası marka iş birliklerinde ise bizim için en önemli kriter operasyonel kalite ve sürdürülebilirlik standardı. Accor ile yıllardır devam eden iş birliğimiz bunun çok önemli bir örneği. Güçlü bir global markayla çalışmak yalnızca marka bilinirliği sağlamıyor; aynı zamanda hizmet standardı, operasyon yönetimi ve uluslararası müşteri erişimi açısından da büyük avantaj yaratıyor.

“SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK, YATIRIMIN TEMEL GEREKLİLİĞİ”

Sürdürülebilir turizm ve çevre dostu yatırımlar konusunda Akfen’in yaklaşımını nasıl özetlersiniz?

Biz sürdürülebilirliği artık bir tercih değil; yatırımın temel gerekliliği olarak görüyoruz. Çünkü bugün turizm sektöründe yatırımın başarısını yalnızca mimari ya da lokasyon belirlemiyor; enerji verimliliği, çevresel duyarlılık ve sosyal etki de belirliyor. Akfen’in enerji tarafındaki bilgi birikimi bize bu konuda önemli bir avantaj sağlıyor. Yenilenebilir enerji alanındaki tecrübemiz, turizm projelerinde de daha çevreci ve verimli sistemler geliştirmemize katkı sunuyor.

Şehir otellerimizin yanı sıra Bodrum Loft gibi projelerde doğayla uyumlu mimari, düşük yoğunluklu yapılaşma ve bulunduğu bölgenin doğal dokusunu koruyan yaklaşım bizim için çok önemliydi. Çünkü artık lüks kavramı yalnızca gösterişli yapılar değil; doğayla uyumlu, sakin, kaliteli ve doğayla dengeli, sakin ve yüksek kaliteli bir yaşam anlayışı anlamına geliyor.

Türkiye’nin turizmde küresel rekabet gücünü artırması için hangi alanlarda dönüşüm gerektiğini düşünüyorsunuz?

Türkiye’nin turizmde en büyük avantajı çok güçlü bir coğrafi ve kültürel çeşitliliğe sahip olması. Ancak bundan sonraki aşamada yalnızca ziyaretçi sayısını artırmaya değil; ziyaretçi başına yaratılan ekonomik değeri yükseltmeye odaklanmamız gerekiyor.

Bunun için özellikle üst segment turizm planlaması çok önemli. Ege ve Akdeniz kıyılarının marinalar, branded residence projeleri, wellness merkezleri, gastronomi alanları ve yıl boyu yaşayan destinasyonlar olarak planlanması gerektiğini düşünüyorum.

Diğer taraftan ulaşım altyapısı, sürdürülebilir şehircilik, çevre koruma politikaları ve hizmet kalitesi de küresel rekabette belirleyici olacak. Çünkü artık turistler yalnızca güzel otel değil; kaliteli şehir deneyimi satın alıyor.

Akfen’in farklı şehirlerde geliştirdiği otel yatırımlarının bölgesel kalkınmaya etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Turizm yatırımlarının etkisi yalnızca otel binasıyla sınırlı değil. Doğru planlanan bir turizm yatırımı bulunduğu bölgedeki istihdamı, gastronomi ekosistemini, küçük işletmeleri ve şehir ekonomisini doğrudan etkiliyor. Biz yatırımlarımızı planlarken o bölgenin ekonomik ve sosyal yapısıyla nasıl bir ilişki kuracağına çok önem veriyoruz. Özellikle şehir otellerinde bulunduğu lokasyonun ticari hareketliliğine katkı sunan bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz.

Terminal Kadıköy gibi projelerde de bunu çok net görüyoruz. Gastronomi, kültür-sanat ve kamusal yaşamı bir araya getiren projeler yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir dönüşüm de yaratıyor.

Dijitalleşme ve yapay zekâ uygulamalarının, grubun turizm operasyonlarındaki rolü nedir?

Operasyonlarımızda dijitalleşmeyi yalnızca teknoloji yatırımı olarak değil; verimlilik ve deneyim yönetiminin bir parçası olarak görüyoruz. Özellikle veri analitiği sayesinde ziyaretçi davranışlarını daha iyi okuyabilmek ve hizmet kalitesini kişiselleştirebilmek mümkün hale geliyor. Önümüzdeki dönemde yapay zekânın hospitality sektöründe çok daha görünür hale geleceğini düşünüyorum. Ancak burada önemli olan teknoloji ile insan deneyimi arasındaki dengeyi doğru kurabilmek.

“EN BÜYÜK FIRSAT, DENEYİM EKONOMİSİNDE”

Turizm sektöründe yatırımcıların önümüzdeki dönemde en fazla dikkat etmesi gereken riskler ve fırsatlar sizce neler?

Turizm sektörü çok güçlü fırsatlar barındırıyor ancak aynı zamanda çok dikkatli okunması gereken bir alan. Jeopolitik gelişmeler, ekonomik dalgalanmalar, iklim krizi ve değişen tüketici alışkanlıkları artık yatırım kararlarını doğrudan etkiliyor.

Bence bundan sonraki dönemde en büyük risk, eski turizm anlayışıyla yatırım yapmaya devam etmek olacak. Çünkü sektör çok hızlı dönüşüyor. En büyük fırsat ise deneyim ekonomisinde. Wellness, gastronomi, sürdürülebilir yaşam, branded residence ve uzun dönem konaklama modellerinin önümüzdeki yıllarda çok daha güçlü büyüyeceğine inanıyorum. Türkiye’nin de bu dönüşümden önemli pay alabilecek ülkelerden biri olduğunu düşünüyorum.

Son olarak Akfen’in turizm alanındaki yeni dönem hedefleri ve vizyonuna dair nasıl bir mesaj vermek istersiniz?

Biz Akfen olarak turizmi yalnızca ekonomik bir sektör değil; şehirlerin, yaşam kültürünün ve deneyim ekonomisinin önemli bir parçası olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde de sürdürülebilir, deneyim odaklı ve uluslararası standartlarda projeler geliştirmeye devam edeceğiz. Amacımız yalnızca yeni yatırımlar yapmak değil; bulunduğu bölgeye değer katan, uzun vadeli ekonomik ve sosyal fayda üreten kalıcı şehir değerleri üretmek.

Bugün Bodrum Loft gibi doğayla bütünleşen resort projelerinden, şehir yaşamını yeniden yorumlayan Terminal Kadıköy gibi gastronomi, kültür-sanat ve sosyal deneyimi bir araya getiren yeni nesil şehir projelerine kadar farklı ölçeklerde bu yaklaşımı hayata geçiriyoruz. Çünkü artık turizm yalnızca konaklama değil; insanların şehirlerle kurduğu ilişkinin bir parçası haline geliyor.

Türkiye’nin turizmde önünde çok güçlü bir potansiyel olduğuna inanıyoruz. Doğru planlama, kaliteli yatırım ve güçlü marka iş birlikleriyle Türkiye’nin küresel turizmde çok daha üst bir konuma ulaşacağına inanıyorum.

“GELECEĞİN OTELCİLİĞİ HİBRİT BİR YAPIYA DÖNÜŞECEK”

Sizce geleceğin otelcilik anlayışı nasıl şekillenecek?

Geleceğin otelciliği çok daha hibrit bir yapıya dönüşecek. Artık insanlar yalnızca bir otelde konaklamak istemiyor; yaşadığı şehri hissetmek, gastronomiyi deneyimlemek, sanatla temas etmek ve sosyal bağ kurmak istiyor. Bu nedenle geleceğin otellerinin daha sosyal, daha yaşayan ve şehirle daha entegre alanlar haline geleceğini düşünüyorum. Gastronomi, wellness, kültür-sanat ve topluluk deneyimi artık otelcilik sektörünün ayrılmaz parçaları olacak. Bence önümüzdeki dönemde “hospitality” kavramı da yeniden tanımlanacak. Çünkü artık mesele yalnızca iyi hizmet vermek değil; insanların kendilerini ait hissedeceği deneyimler yaratabilmek.

 

 

Akfen, turizmde deneyim odaklı projelerle yükseliyor
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Business World Global ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!