Advertisement
  1. Haberler
  2. EKONOMİ
  3. Türkiye’nin gıda ihracatında 8 ayda 7,9 milyar dolarlık güç

Türkiye’nin gıda ihracatında 8 ayda 7,9 milyar dolarlık güç

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye’nin hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatı yılın ilk 8 ayında 7,9 milyar dolara ulaştı. Sektör ihracatının lokomotifi 866,3 milyon dolarla ayçiçek yağı olurken, Irak ve ABD en büyük pazarlar olarak öne çıktı. Küresel emtia fiyatları, iklim kaynaklı üretim riskleri ve Karadeniz’deki lojistik sorunlara rağmen sektör, dış pazarlardaki güçlü konumunu koruyor.

Türkiye’nin temel gıda ürünlerinden işlenmiş gıdaya uzanan geniş ihracat portföyünde dikkat çekici bir performans ortaya çıktı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, yılın ilk 8 ayında 7,9 milyar dolarlık ihracata imza attı.

Ayçiçek yağı, makarna ve buğday ununun yanı sıra çikolata, kakaolu ürünler, bisküvi, gofret ve şekerleme gibi yüksek katma değerli ürünleri de kapsayan sektör, küresel gıda piyasalarındaki belirsizliklere rağmen ihracattaki ağırlığını korudu.

İhracatın lideri ayçiçek yağı

Sektörün ihracat kalemlerinde ilk sırayı ayçiçek yağı aldı. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla ayçiçek yağı ihracatı miktar bazında yüzde 9, değer bazında ise yüzde 22,3 arttı. İlk 8 aylık ihracat geliri 866,3 milyon dolara ulaştı.

İşlenmiş gıda ürünlerindeki ihracat performansı da dikkat çekti. Çikolata ve kakao bazlı ürünlerin ihracatı 677 milyon dolar, makarna ihracatı ise 668 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Bu tablo, Türkiye’nin gıda ihracatında yalnızca tarımsal ham maddeyle değil, işlenmiş ve katma değerli ürünlerle de uluslararası pazarlarda güçlü bir oyuncu olduğunu ortaya koyuyor.

Irak ilk sırada, ABD ikinci büyük pazar

Ülke bazında sektörün en büyük ihracat pazarı Irak oldu. Irak’a yılın ilk 8 ayında 983,4 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirilirken, ülkenin toplam sektör ihracatındaki payı yüzde 12,5’e ulaştı.

ABD ise 596,9 milyon dolarlık ihracatla ikinci sıraya yerleşti. Türkiye’nin geleneksel yakın coğrafya pazarlarının yanı sıra ABD gibi uzak ve rekabetin yoğun olduğu pazarlarda ulaştığı ihracat hacmi, sektörün pazar çeşitliliği açısından da önem taşıyor.

Küresel gıda ticaretinde yeni denge arayışı

İhracattaki yükselişe karşın sektörün önündeki küresel riskler devam ediyor. Emtia fiyatlarındaki hareketlilik, ham madde maliyetleri, navlun fiyatları, iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkileri ve Karadeniz hattında süren lojistik sorunlar, dünya gıda ticaretinin seyrini doğrudan etkiliyor.

TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Nihat Uysallı, küresel gıda piyasasının yeni bir denge arayışında olduğuna dikkat çekti.

Uysallı, Avrupa’daki olumsuz hava koşullarının mısır ve şeker gibi temel ürünlerin rekoltesini baskıladığını, Karadeniz bölgesindeki çatışmaların ise lojistik riskleri canlı tuttuğunu belirtti. Ülkelerin uygulamaya aldığı yeni vergi düzenlemelerinin de küresel fiyatlama dengeleri üzerinde dönemsel etkiler yarattığını ifade etti.

Türkiye gıda sanayisinin bu koşullara karşı önemli avantajlara sahip olduğunu vurgulayan Uysallı, geniş ham madde tedarik ağı, esnek lojistik altyapı ve yüksek işleme kapasitesinin sektörün değişen piyasa koşullarına hızla uyum sağlamasına imkân verdiğini kaydetti.

Üretim ve stok yönetimi kritik önemde

Küresel gıda ticaretinde arz güvenliğinin giderek daha stratejik bir başlığa dönüşmesi, Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesinin önemini de artırıyor.

Buğdaydan bakliyata kadar temel ürün gruplarındaki üretim performansının yanı sıra kamunun stok yönetimi ve iç piyasa istikrarına yönelik uygulamaları, gıda sanayisinin üretim ve ihracat kapasitesinin korunmasında belirleyici rol oynuyor.

Uysallı, Rusya ile yürütülen diplomatik temasların ardından gübre tedarikindeki kısıtlamaların kaldırılması, yerli üretime yönelik teşvik paketlerinin güncellenmesi ve ayçiçek tohumu ithalatında verginin dönemsel olarak azaltılması gibi uygulamaların sektörün girdi maliyetleri üzerindeki baskıyı hafiflettiğini ifade etti.

Dahilde İşleme Rejimi süreçlerinin hızlı ve esnek biçimde işletilmesi ile ham madde tedarik kanallarının açık tutulmasının da ihracatın sürdürülebilirliği açısından kritik olduğu belirtiliyor.

Türkiye küresel gıda tedarikindeki yerini güçlendiriyor

Dünya gıda piyasaları; savaşlar, iklim değişikliği, lojistik sorunlar ve korumacı ticaret politikalarının etkisiyle daha kırılgan bir döneme girerken, 7,9 milyar dolarlık 8 aylık ihracat, Türkiye’nin bölgesel ve küresel gıda ticaretindeki ağırlığını ortaya koyuyor.

Ayçiçek yağından makarnaya, çikolatadan bakliyata uzanan geniş ürün çeşitliliği Türkiye’ye önemli bir rekabet avantajı sağlıyor. Önümüzdeki dönemde ise ihracattaki performansın devamı; tarımsal üretimin güçlendirilmesi, ham maddeye kesintisiz erişim, maliyetlerin kontrolü ve ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesine bağlı olacak.

Türkiye’nin gıda ihracatında 8 ayda 7,9 milyar dolarlık güç
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Business World Global ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!