Dünya makarna ticaretinin yaklaşık yüzde 8’ini tek başına gerçekleştiren Oba Makarna, 60 yıllık tecrübesi, 100’ü aşkın ülkeye ulaşan ihracat ağı, yüksek üretim kapasitesi ve teknoloji odaklı yatırımlarıyla küresel büyümesini hızlandırıyor.
Gaziantep’te başlayan 60 yıllık yolculuğunu bugün küresel ölçekte bir başarı hikâyesine dönüştüren Oba Makarna, güçlü üretim altyapısı, ihracat performansı ve inovasyon odaklı yaklaşımıyla Türkiye’nin gıda sanayisindeki öncü şirketleri arasında yer alıyor. Günlük 3 bin ton buğday kırma ve 2 bin ton makarna üretim kapasitesiyle faaliyet gösteren şirket, dünya makarna ticaretindeki güçlü payını daha da büyütmeyi hedefliyor. Oba Makarna CEO’su Alpaslan Özgüçlü, küresel pazarlardaki büyüme stratejilerini, sürdürülebilir üretim yatırımlarını ve markalaşma vizyonunu Business World Global’e anlattı.
Oba Makarna’nın kuruluşundan bugüne uzanan büyüme yolculuğunu ve bugün ulaştığı üretim ile ihracat kapasitesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
1966 yılında Gaziantep’te başlayan hikayemiz, bugün dünyanın dört bir yanına uzanan bir başarı yolculuğuna dönüştü. Bu yıl 60’ıncı yılını kutlayan şirketimiz, ilk günden bu yana kaliteyi, güveni ve sürdürülebilir büyümeyi temel ilke olarak benimsedi. Bugün Gaziantep ve Hendek’teki modern üretim tesislerimizde günlük yaklaşık 3 bin ton buğday kırma ve 2 bin ton makarna üretim kapasitesine sahibiz. Ulaştığımız bu üretim gücüyle yurt içi ve uluslararası pazarlardan gelen talepleri güçlü altyapımızla karşılıyoruz. Öte yandan halka arz sürecimiz de şirketimizin kurumsal gelişiminde önemli bir dönüm noktası oldu. Borsada işlem gören bir şirket olarak şeffaflık, kurumsal yönetim ve sürdürülebilir büyüme ilkelerini daha da güçlendirdik. Amacımız; daha fazla katma değer üreten, markasıyla dünya raflarında en çok tercih edilen küresel bir gıda şirketi olmak.
“12 YILDIR ARALIKSIZ ŞEKİLDE İHRACAT ŞAMPİYONU OLDUK”
Türkiye, makarna ihracatında dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer alıyor. Oba Makarna’nın bu başarıdaki konumu ve küresel pazardaki rekabet avantajları nelerdir?
Türkiye, kaliteli durum buğdayı üretimi, güçlü sanayi alt-yapısı ve modern üretim teknolojileri sayesinde bugün dünya makarna sektörünün en önemli oyuncularından biri konumunda bulunuyor. Biz de Oba Makarna olarak bu başarının en önemli temsilcilerinden biri olmaktan büyük gurur duyuyoruz.
Bugün dünya makarna ticaretinin yaklaşık yüzde 8’ini tek başımıza gerçekleştirmemiz, 12 yıl boyunca aralıksız şekilde sektörümüzün ihracat şampiyonu olmamız küresel ölçekte ulaştığımız rekabet gücünün önemli bir göstergesi. Kalite standartlarımız, güçlü tedarik zincirimiz, modern üretim tesislerimiz, geniş lojistik ağımız ve farklı coğrafyaların beklentilerine uygun ürün geliştirme kabiliyetimiz bizi rakiplerimizden ayrıştırıyor.
Şirketinizin üretim altyapısı, Ar-Ge çalışmaları ve ürün geliştirme stratejileri hakkında bilgi verebilir misiniz? Tüketici beklentilerine yönelik hangi yeniliklere odaklanıyorsunuz?
Gıda sektöründe sürdürülebilir başarının, güçlü üretim altyapısının yanı sıra tüketici beklentilerini doğru analiz eden bir inovasyon kültürüne dayandığına inanıyoruz. Gaziantep ve Hendek’teki tesislerimiz, ileri üretim teknolojileri ve modern otomasyon sistemleriyle faaliyet gösteriyor. Üretimin her aşamasında uluslararası kalite standartlarını uyguluyor; gıda güvenliği, izlenebilirlik, verimlilik ve ürün kalitesini ön planda tutuyoruz.
Ar-Ge çalışmalarımızı değişen tüketici eğilimleri doğrultusunda şekillendiriyoruz. Fonksiyonel ürünler, özel beslenme ihtiyaçlarına yönelik alternatifler, farklı makarna formatları ve premium ürün gruplarına odaklanıyoruz. Bununla birlikte tarifler, kullanım önerileri ve gastronomi içerikleriyle tüketicilere ürünün ötesinde bir deneyim sunmayı amaçlıyoruz.
“RİSKLERE ZAMANINDA MÜDAHALE EDİYORUZ”
Küresel buğday piyasasındaki dalgalanmalar, enerji maliyetleri ve lojistik süreçler faaliyetlerinizi nasıl etkiliyor? Bu riskleri yönetmek için nasıl bir strateji izliyorsunuz?
Gıda sektörü, küresel ekonomik gelişmelerden en hızlı etkilenen sektörlerden biri. Oba Makarna olarak yaklaşık 60 yıllık deneyimimiz sayesinde bu tür dönemlerde güçlü bir risk yönetimi refleksi geliştirdik. Değişen piyasa koşullarını yakından takip ederek hızlı karar alma ve çevik hareket etme kabiliyetimizle risklere zamanında müdahale ediyoruz.
Öncelikle ham madde tedarikinde güçlü ve sürdürülebilir bir yapı oluşturuyoruz. Yerli durum buğdayı tedarik zincirimizi güçlendirirken farklı kaynaklardan güvenilir tedarik sağlayabilecek esnek bir yapı kuruyoruz. Böylece olası arz dalgalanmalarının etkisini minimum seviyeye indiriyoruz. Enerji tarafında ise operasyonel verimliliği artıracak yatırımlara devam ediyoruz. Üretim optimizasyonu, otomasyon sistemleri, süreç iyileştirmeleri ve enerji verimliliği projeleri sayesinde maliyet baskısını önemli ölçüde dengeliyoruz. Lojistik tarafında da güçlü ihracat deneyimimizin avantajını kullanıyoruz. Bu yaklaşımımız sayesinde hem tüketicilerimize ulaşılabilir fiyat sunmaya devam ediyor hem de sürdürülebilir büyüme hedeflerimizden ödün vermiyoruz.
İhracat faaliyetleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz? Başlıca ihracat pazarlarınız hangileri ve önümüzdeki dönemde hangi coğrafyalarda büyümeyi hedefliyorsunuz?
Bugün 100’ün üzerinde ülkeye ulaşan güçlü ihracat ağımız sayesinde toplam ciromuzun yaklaşık yüzde 70’ini uluslararası pazarlardan elde ediyoruz. Orta Doğu, Afrika ve Av-rupa başta olmak üzere çok geniş bir coğrafyada faaliyet gösteriyoruz. Bunun yanında Uzak Doğu gibi yüksek katma değerli pazarlarda da markalı ürünlerimizle daha güçlü şekilde yer almayı hedefliyoruz. Bu doğrul-tuda premium ürün gruplarımızı ge-liştiriyor, pazarlara özel iletişim stra-tejileri oluşturuyor ve distribütör ağımızı sürekli güçlendiriyoruz. Turquality programı kapsamında en fazla ülkeye ihracat yapan şirketlerden biri olarak ödüllendirilmiş olmamız da markalaşma yolculuğumuzun önemli göstergelerinden biri. Önümüzdeki dönemde de mevcut pazarlardaki liderliğimizi güçlendirirken yeni coğrafyalarda Oba markasını daha görünür hale getirmeyi hedefliyoruz.
Sürdürülebilir üretim, enerji verimliliği ve karbon ayak izinin azaltılması konusunda Oba Makarna’nın yürüttüğü çalışmalar nelerdir?
Oba Makarna olarak sürdürülebilirliği tüm faaliyetlerimizin merkezinde konumlandırıyoruz. Üretim süreçlerimizde enerji verimliliğini artırmaya yönelik yatırımlar gerçekleştirirken, modern üretim teknolojileri, otomasyon sistemleri ve süreç optimizasyonlarıyla hem kaynak kullanımını daha verimli hale getiriyor hem de çevresel etkimizi azaltıyoruz. Karbon ayak izimizi düşürmeye yönelik çalışmalarımız kapsamında enerji tüketimimizi düzenli olarak izliyor, ambalaj optimizasyonu ve atık yönetimi gibi uygulamalarla doğal kaynakların korunmasına katkı sağlıyoruz. Önümüzdeki dönemde de çevre dostu üretim anlayışımızı güçlendirecek yatırımlarımıza devam ederek sürdürülebilir büyümemizi desteklemeyi hedefliyoruz.
Dijitalleşme, otomasyon ve yapay zekâ teknolojileri üretim süreçlerinize nasıl entegre ediliyor? Bu yatırımlar verimliliğe nasıl katkı sağlıyor?
Dijital dönüşümü, Oba Makarna’nın uzun vadeli büyüme stratejisinin temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Son yıllarda üretim altyapımıza yaptığımız teknoloji yatırımlarıyla süreçlerimizin önemli bölümünü otomasyon sistemleriyle destekledik. Bu sayede üretimde kalite standardını güçlendirirken verimliliği artırıyor, hata oranlarını azaltıyor ve kaynak kullanımını optimize ediyoruz. ERP altyapımız sayesinde satın almadan üretime, lojistikten ihracata kadar tüm operasyonlarımızı entegre ve veri odaklı bir yapıyla yönetiyor, üretim planlaması ve stok yönetiminde daha hızlı ve etkin kararlar alabiliyoruz. Yapay zeka teknolojilerini ise özellikle veri analizi, talep tahmini ve üretim planlaması gibi alanlarda yakından takip ediyoruz. Önümüzdeki dönemde bu teknolojileri süreçlerimize kademeli olarak entegre ederek operasyonel verimliliğimizi ve rekabet gücümüzü daha da artırmayı hedefliyoruz.
“KÜRESEL PAZARLARDA MARKALI ÜRÜNLERİN PAYINI ARTIRMALIYIZ”
Türkiye’nin gıda sanayisinin ve makarna sektörünün küresel rekabet gücünü artırması için hangi alanlarda yatırım ve politika desteğine ihtiyaç duyulduğunu düşünüyorsunuz?
Türkiye, makarna üretimi ve ihracatında dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer alıyor. Bu başarının sürdürülebilir olması için ise rekabet gücümüzü sürekli geliştirmemiz gerekiyor. Öncelikle kaliteli durum buğdayı üretimini artıracak, çiftçilerimizin modern tarım uygulamalarına erişimini kolaylaştıracak ve iklim değişikliğine uyumlu üretimi destekleyecek politikaların büyük önem taşıdığına inanıyoruz.
Bir diğer öncelik ise markalaşma ve katma değerli üretim. Türkiye güçlü bir üretici ülke olsa da küresel pazarlarda markalı ürünlerin payını artırmamız gerekiyor. Bu noktada Turquality benzeri desteklerin güçlendirilmesi, uluslararası tanıtım faaliyetlerinin artırılması ve inovasyon odaklı yatırımların teşvik edilmesi sektörümüze önemli katkı sağlayacaktır. Ayrıca lojistik altyapısının geliştirilmesi, dijitalleşme ve yeşil dönüşüm yatırımlarının desteklenmesi de küresel rekabette elimizi güçlendirecektir.
Oba Makarna’nın 2026 ve sonrasına yönelik yatırım, üretim, ihracat ve sürdürülebilir büyüme hedeflerini paylaşır mısınız?
Bu yıl bizim için ayrı bir anlam taşıyor. 60 yıllık köklü geçmişimizi kutlarken, geleceğe yönelik büyüme vizyonumuzu da daha güçlü şekilde ortaya koyuyoruz. Bugüne kadar güçlü üretim altyapımız, ihracat ağımız ve güvenilir markamızla önemli bir başarı hikayesi oluşturduk. Şimdi amacımız bu birikimi daha yüksek katma değer üreten küresel bir marka kimliğiyle geleceğe taşımak.
Önümüzdeki dönemde odağımız; operasyonel mükemmeliyetimizi daha da geliştirmek, katma değerli pazarlarda markamızın gücünü artırmak ve yenilikçi ürünlerle portföyümüzü zenginleştirmek olacak. Türkiye’den doğan güçlü bir markayı dünya sofralarında daha görünür kılarken, ihracatımızı büyütmeye, ülkemize katma değer ve istihdam sağlamaya devam edeceğiz. Bu yolculukta sürdürülebilir büyüme, kalite ve inovasyon en önemli önceliklerimiz olmayı sürdürecek.



