Lazolini Şirketler Grubu, hem yerel hem uluslararası pazarda büyümeye devam ediyor. Mimarlık, inşaat, mobilya, madencilik ve beyaz eşya alanlarında çok yönlü bir yapı olan grup, “tasarım odaklı üretim” anlayışıyla yeni nesil inşaat firmalarına örnek olma yolunda ilerliyor.
İnşaattan mimarlığa, madencilikten dayanıklı tüketim mallarına kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren Lazolini Şirketler Grubu, çok yönlü yapısıyla Türkiye’nin dikkat çeken yatırım gruplarından biri haline geldi. Lazolini Şirketler Grubu Genel Müdürü Heper Akar, kuruluş serüvenini, yeni dönem hedeflerini ve inşaat sektöründeki dönüşüm vizyonlarını anlattı.
Mimarlıktan doğan bir yolculuk
Lazolini Group’nun hikâyesi, temelde mimarlıkla başlayan ve inşaatla büyüyen bir yolculuk. Akar, grubun gelişimini şu sözlerle özetliyor:
“Serüvenimiz mimarlıkla başladı, ardından inşaatla birlikte gelişti. Ancak zaman içinde yalnızca tasarım ve uygulamayla kalmadık; mimarlığın ve inşaatın doğal uzantısı olan birçok alana yayıldık. Kayseri’de hem maden sahamız hem de bu madenin işlendiği bir fabrikamız var. Ayrıca beyaz eşya ve dayanıklı tüketim mallarında da faaliyet gösteriyoruz. Yani insanı var eden her kaynaktan beslenebilen bir hikâyemiz var.”
İnşaatta her aşamayı kendi bünyesinde gerçekleştiren yapı
Grup, inşaat sektöründe sadece müteahhitlik değil, aynı zamanda tasarım, iç mimari ve üretim süreçlerinin tamamını tek çatı altında yönetiyor.
“İnşaata ilk olarak tadilat projeleriyle başladık. Bugün hâlâ bu alanda güçlü bir şekilde varız,” diyor Akar. “Mimari tasarımdan başlayarak, o tasarımın birebir hayata geçirilmesini sağlıyoruz. Kendi mobilya imalatımız da var; bu nedenle bir mekânın hem inşaatını, hem iç mimarisini, hem mobilyasını, hatta kumaş ve perdesine kadar her detayını biz üretebiliyoruz.”
Bu yaklaşım, Lazolini Group’u Türkiye’de “tasarımdan anahtara teslim” konseptini uygulayan nadir firmalardan biri haline getiriyor.
Boğaz hattında özel projeler ve niş tasarımlar
Heper Akar, grubun özellikle İstanbul Boğaz hattında gerçekleştirdiği projelerle öne çıktığını belirtiyor:
“Yıllar içinde asıl uzmanlığımız Boğaz hattında gelişti. Çünkü orada hem tasarım hem uygulama süreçleri çok özel, çok hassas ilerliyor. Zor ve uzun soluklu projelerdi ama her biri bize büyük bir tecrübe kazandırdı. Bu bölgede birçok özel kişiye özel konut projeleri gerçekleştirdik.”
Boğaz hattındaki özel konut projelerinin yanı sıra, Bodrum’da da sıfırdan inşa edilmiş, iç mimarisine kadar tamamlanmış lüks konut projeleri bulunuyor.
“Bodrum’da 30’un üzerinde dairelik bir site projemiz oldu. Ayrıca Levent’te toprağından başlayıp tamamladığımız projelerimiz var. Etiler’de ise şu anda kentsel dönüşüm odaklı görüşmelerimiz devam ediyor, Avcılar’da, Beyoğlu’nda bir çok inşaat projesi tamamladık.” diyor Akar.
Yurt dışına açılan vizyon
Lazolini Group, yalnızca Türkiye’de değil, yurt dışında da projeler geliştiren bir yapı. Akar, grubun uluslararası tecrübelerinden bahsederken şunları dile getiriyor:
“Ben üç yıldır gruptayım, ancak öncesinde de Kıbrıs, Azerbaycan ve Almanya’da projelerimiz oldu. Yurt dışında da kendi bünyemizde geliştirdiğimiz, tamamladığımız işler mevcut.”
Yeni dönem: Kentsel dönüşüm ve sürdürülebilir mimari
Günümüzde İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin birçok yerinde kentsel dönüşüm yeniden ivme kazanmış durumda. Lazolini Group’ta bu dönüşüm sürecine mimari estetik ve mühendislik kalitesiyle katkı sunmayı hedefliyor:
“Artık kentsel dönüşüm dönemi başladı. Biz yıllardır bulunduğumuz bölgeyi iyi tanıyoruz. Dolayısıyla hem burada dönüşüm projelerinde aktif olacağız hem de Bodrum gibi bölgelerde site tipi villa projelerine devam edeceğiz. Zekeriyaköy gibi lokasyonlarda da kat karşılığı teklifler üzerinde çalışıyoruz,” diyor Akar.
“Estetikten ödün vermeden büyümek”
Lazolini Group’un genel felsefesi, ticari büyümeyi estetik değerlerle birleştirmek. Akar bu dengeyi şu sözlerle özetliyor:
“Bizim için önemli olan, yaptığımız her işte mimari dokunuşun kaybolmaması. Müteahhitlik işine girdiğimizde bile estetikten ödün vermiyoruz. Lazolini’yi farklı kılan da bu; yaptığımız her projede zarafet ve işlevsellik bir arada bulunuyor.”
Dünya devi Electrolux ile ortaklık başladı
Yıllardır “Ankastre Selection by Lazolini” markası altında Franke, Teka, Siemens, Blanco gibi büyük markaların satış ve yetkili servis hizmetini de veren Lazolini Group, global tasarım dünyasının köklü markalarından Electrolux’ün, 100 yılı aşkın İsveç tasarım mirasını İstanbul’a taşıdığından bahsederek “Electrolux, Türkiye’deki stratejik büyüme vizyonunun önemli bir adımı olarak Levent’te Lazolini Group iş birliğiyle “Premium Studio” projesini hayata geçirdi. “Electrolux gibi dünya çapında tasarım ve teknoloji vizyonuna sahip bir markayla Levent’te hayata geçirdiğimiz Premium Studio, bizim için yalnızca bir iş birliği değil, aynı zamanda iki tasarım kültürünün buluşma noktası oldu. Lazolini’nin mimari ve estetik anlayışıyla birleştirerek, kullanıcı deneyimini en üst seviyeye çıkaran bir alan oluşturduk. Bu ortaklık, hem sürdürülebilir yaşam felsefemize hem de yenilikçi tasarım yaklaşımımıza güç katıyor. Biz Lazolini olarak, mekânın sadece inşa edilen bir yer değil, yaşayan bir deneyim olduğuna inanıyoruz; Electrolux ile birlikte bu deneyimi yeni bir boyuta taşıdık” diyerek sözlerini noktaladı.



