Efe Gökçe / efe@businessworldglobal.com
İnsanları harekete geçiren bizi de harekete geçiriyor mottosu ile dünyayı harekete geçiren bir marka TK Elevator. Her geçen gün büyüyen dünyada daha çok insana erişim sağlayan marka, giderek daha da karmaşık hale gelen altyapılar için net çözümler sunarak hayatı kolaylaştırmaya devam ediyor.
Bizler de yayın ekibi olarak TK Elevator Türkiye CEO’su Artuğ Özeren ile markanın hikayesini, çalışmaları ve 2023 hedeflerini konuştuk.
Öncelikle firmanızdan ve yeni marka isminizden kısaca bahsedebilir misiniz?
TK Elevator olarak iki yılı aşkın süredir bağımsız bir şirket olarak thyssenkrupp’un asansör grubundan ayrılıp yeni ismimizle yolumuza devam ediyoruz. Bu yeni dönem aynı zamanda daha çevik, daha dinamik bir yolun da başlangıcına işaret ediyor. thyssenkrupp tarihimizin bir parçası olarak kalmaya devam ederken biz TK Elevator olarak TKE markamız ile yepyeni bir sayfaya yeni başarılar yazıyoruz.
Tarihimizde 1800’lü yılların sonlarına yaklaşılırken günümüzdeki asansörlerin temelini oluşturan dünyadaki ilk dikey konveyörü, 1900’lerin hemen başında ise Almanya’nın ilk yürüyen merdivenini geliştirerek kent yaşamı- na ve mobilitesine damga vuran büyük değişimlere öncülük ettik. Bugünse dünya çapında 100’den fazla ülkede faaliyet gösteriyor, binden fazla satış ve servis ofisimiz, 24 bin servis teknisyenimizle 1,5 milyon ünitenin bakımını gerçekleştiriyoruz. Türkiye’deki şirketimizi ise 1999 yılında açtık ve bugün ülkemizde 7 bölge ofisimiz bulunuyor. Türkiye’de yaklaşık 280 çalışanımızla; makine dairesiz asansörler, itfaiye asansörleri, kentsel mobiliteyi artıran yürüyen merdivenler, yürüyen bantlar, gerçek zamanlı akıllı asansör sistemlerinin montajını ve servisini gerçekleştiriyoruz.
Ar&Ge çalışmalarınız nasıl ilerliyor? Son yenilikleri bizlerle paylaşabilir misiniz?
Ekim ayında kullanıcılara iyileştirilmiş enerji verimliliği ve mükemmel bir deneyim sunmayı amaçlayan dijital çekirdekli yeni asansörümüz EOX’i Avrupa’da satışa çıkardık. Dijitalliği doğasında taşıyan yeni asansörümüz EOX; düşük enerji tüketimli teknolojiye, ekoloji modu gibi enerji tasarrufu sağlayan özelliklere ve binalara enerjiyi geri veren rejenaratif sürücü sistemine sahip. Optimize edilmiş asansör ağırlığı sayesinde müşteri sahalarına nakliye sırasında yakıta duyulan ihtiyacı da azaltıyor ve CO2 emisyonlarında ortalama yüzde 10’un üzerinde bir düşüş sağlıyor. Yüzde 100 yenilenebilir elektrikle çalışan Avrupa fabrikalarımızda üretilen EOX, asansörü kuyuda hareket ettirmek için yüzde 28’e kadar daha az enerjiye ihtiyaç duyuluyor. Bu rakamlarla çok yakın bir gelecekte A sınıfı enerji sıralamasına girmeyi hedefliyoruz. Bu arada müşteri portalındaki gösterge panosu, müşterilere günlük, aylık ve yıllık olarak asansörün enerji tüketimi ve tasarrufları hakkında tamamen şeffaf bilgiler sağlıyor. Kentleşmenin her alanında sürdürülebilir çözümlere yönelik artan ihtiyaçlar göz önüne alındığında, EOX’in kentsel yapıların büyük çoğunluğunu oluşturan konut yapılarına büyük katkı sağlayacağını düşünüyoruz.
TK Elevator olarak, tüm bunların yanı sıra dijital çözümlere, temassız teknolojilere ve nesnelerin internetine de odaklanıyoruz. Örneğin; ilk bulut tabanlı bakım çözümümüz MAX, bağlantılı asansörlerden, yürüyen merdivenlerden ve yürüyen yollardan gelen gerçek zamanlı verileri analiz ediyor ve böylece bina operatörleri ve yöneticileri için optimum müşteri hizmeti sağlıyor. Piyasaya sunulduğundan bu yana MAX’ı bir bakım çözümünden, akıllı izleme sistemleri ve dijital acil çağrı sistemi dahil olmak üzere ek uygulamalar sunan teknolojik bir platforma dönüştürdük. Dijital çözümlerimiz tüm mobilite sistemlerini birbirine bağlayarak rahatlığı, konforu, güvenliği ve kullanılabilirliği artırıyor.
Ürün ve çözümlerinizle şehirlere ve konutlara ne gibi bir katkı sunuyorsunuz?
Günümüzde kentsel nüfus her geçen gün artıyor ve bu durum dikey mimariyi yaygınlaştırdığı için asansör sektörünün önemi daha da artıyor. Biz kullanıcılarımızın kent yaşamını güvenli bir şekilde kolaylaştırmayı ana yükümlülüğümüz olarak görüyoruz. Şehirleri ve binaları daha akıllı ve yaşanılası yerler haline getirmeye katkı sunarken, kentleşmenin zorluklarının üstesinden gelen yenilikçi mobilite çözümlerine yatırım yapıyoruz. İnsanlar yalnızca yaşadıkları binalarda değil metrolardan hastanelere, AVM’lerden plazalara kadar pek çok farklı alanda asansörlerimizle hızlı bir şekilde hareket ediyor. Böylece şehirlerin hareketliliğine hız kazandırıyor, binaların güvenle yükselmesine ve şehirlerde alanların daha verimli kullanılmasına katkıda bulunuyoruz. Alanında uzun yıllar deneyime sahip uzman servis teknisyenlerimiz ve yaygın servis ağımızla hızlı yanıt ve benzersiz bir hizmet sunuyoruz. Dijital çözümlerimiz de servis ekiplerimizin müşteri ihtiyaçlarına kalite olarak en iyi karşılığı vermelerini sağlıyor.
Hayata geçirdiğimiz asansörlerimizin LED aydınlatma, uyku modu ve diğer enerji tasar- rufu sağlayan işlevleri sayesinde yüksek binaların ve dolayısıyla şehirlerin çevre dostu olmasına da yardımcı oluyoruz. Ayrıca LEED®, DGNB ve BREEAM gibi yeşil bina sertifikasyon sistemleriyle uyumlu mobilite çözümlerini destekliyoruz. Üretim süreçlerimizde yenilenebilir enerji kullanıyoruz. Doğal kaynak kullanımını sınırlamayı, kaynakların geri dönüşümünü sağlamayı ve geri kazanılmayan atıkları uygun tekniklerle yok etmeyi taahhüt ediyoruz. Bu yıl yayınladığımız sürdürülebilirlik raporumuza göre; 2020-2021 mali yılında kendi faaliyetlerimizden kaynaklanan emisyonları 2018- 2019 temel yılına kıyasla yüzde 19 oranında azalttık. Ayrıca yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektriğin oranını yüzde 45’in üzerine çıkarttık.
2023 yılı için hedefleriniz neler?
2023 yılında da ileri teknoloji ürünlerimizin çeşitliliğini artırmak ve Türkiye pazarında müşterilerimize sunmak için çalışmalarımıza devam etmeyi hedefliyoruz. Müşteri odaklı yaklaşımımızı iş yapış şeklimizin merkezine koyma ve müşterilerimizin ihtiyaçlarını en iyi şekilde tespit ederek onlarla uzun vadede sürdürülebilir iyi ilişkiler kurma hedefimiz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da vazgeçilmezimiz olacak.



