Advertisement
  1. Haberler
  2. FİNANS
  3. TCMB faiz indirimlerine devam edecek

TCMB faiz indirimlerine devam edecek

featured
Screenshot
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

TCMB enflasyonda beklentilerden kötü gidişata rağmen faiz indirimi sinyalini verdi. Son gelişmeleri Gedik Yatırım Baş Ekonomisti Serkan Gönençler yorumladı..

TCMB politika faizinin enflasyon gerçekleşmeleri ve beklentileri göz önünde bulundurularak öngörülen dezenflasyon sürecinin gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleneceğini söylüyor. Buna göre, TCMB’nin mevcut enflasyonun 400-500 baz puan civarında bir politika faizi ile para politikası sıkılığını koruyabileceğini düşünüyoruz. Bu bağlamda, TCMB’nin mart ayı için %38’lik TÜFE enflasyonu tahmini baz alındığında, Banka’nın nisan ayına kadar 750-800 baz puan civarında bir faiz indirimi yapabileceği çıkarımını yapıyoruz. TCMB’nin daha düşük bir ex-post reel faizin (örneğin 200-300 baz puan) de yeterli sıkılığa işaret edeceğini düşünmesi halinde, Nisan’a kadarki faiz indirimi tutarı 1,000 baz puana kadar da ulaşabilir.

Hizmet enflasyonunun Ağustos ve Eylül’deki %4,6 ve %4,9’luk aylık gerçekleşmelerin ardından Ekim’de %1,95 seviyesine gerilemiş olması olumlu olarak değerlendirilse de, TÜİK’in yeni yayınlamaya başladığı mevsimsellikten arındırılmış aylık rakamlara bakıldığında, hizmet enflasyonunda Eylül’den Ekim’e %3,8’den %3,4’e doğru sınırlı bir gerileme olduğunu görüyoruz. Mevsimsellikten arındırılmış TÜFE enflasyonu (3-aylık ortalama) Ekim’de %2,7 seviyesinde kalarak TCMB’nin %1,5’luk öngörüsünün oldukça üzerinde seyretmeye devam etti. Bunun kırılımına bakıldığında, temel mallar enflasyonu %1,6, hizmet enflasyonunun ise %3,7 seviyesinde olduğu görülüyor. Yıllık bazda bakıldığında, çekirdek mallar enflasyonu kurdaki stabilitenin yardımıyla %28,3 seviyesine kadar gerilemişken, hizmetler enflasyonu %69,8 seviyesinde bulunuyor. Bu fark, kalıcı dezenflasyon için kurdaki stabilitenin tek başına yeterli olmadığını, asıl enflasyon beklentilerindeki ve fiyatlama davranışlarında iyileşmeye ihtiyaç olduğunu bize anlatıyor.

TL’DEKİ REEL DEĞERLENMENİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ KALICI DEZENFLASYON İÇİN ÖNEMLİ OLACAK

2023 genel seçimlerin ardından yeniden ortodoks politikalara geçilmesi ve kurun serbest bırakılmasıyla hızla değer kaybeden Türk Lirası Ağustos 2023’ten bu yana ise reel değerlenme sürecine girdi. Bu tarihten sonra $/TL’de yaklaşık %28’lik bir artış gerçekleşirken, TÜFE enflasyonu %61, Yİ- ÜFE enflasyonu ise %40 oldu. Cari açığın GSYH’nin %1,0’in altına gerilemesi ve bir süre bu seviyelerde yatay kalacağı beklentisi, faizlerin yüksek kalmasıyla carry-trade işlemlerinin devam eden cazibesi ve TCMB’nin döviz pozisyonunda yaşanan ciddi iyileşme gibi tüm unsurlar Türk Lirası’nda reel değerlenme sürecinin kısa vadede sürdürülebileceğine işaret ediyor. Hizmet enflasyonundaki iyileşmenin gecikmesi nedeniyle, TCMB TL’de reel değerlenme stratejisini daha agresif bir şekilde sürdürmek isteyebilir. Bununla beraber, önümüzdeki aylarda kur ve enflasyon makasının açılmaya devam etmesi, bir noktada Türk Lirası üzerinde dışsal veya içsel bazı faktörlere bağlı olarak baskıların ortaya çıkmasına da yol açabilir. Böyle bir durum enflasyondaki düşüş trendini de sekteye uğratmasına yol açabilir. Bu açıdan, faiz indirim sürecinin enflasyondaki düşüşe paralel bir şekilde kademeli olarak hayata geçirilmesi ve sürdürülmesi de kritik önem taşıyor. Öte yandan, TL’yi reel değerlenmeye bırakarak ve ücretleri baskılayarak enflasyonda kalıcı bir düşüş trendi sağlanabileceğini düşünmüyoruz. Enflasyonda 2025 ve sonraki yılların hedeflerine doğru kalıcı bir düşüş için öncelikle enflasyon beklentilerinin kırılması ve buna bağlı olarak da talebi öne çekme ve geriye dönük fiyatlama gibi enflasyonda atalet yaratan unsurların ortadan kalkması gerekiyor.

Türk Lirası’ndaki reel değerlenmenin kısa vadede devam edeceği öngörümüze bağlı olarak, TÜFE enflasyonunun ilk çeyrek sonunda %37-38, ilk yarıyıl sonunda ise %33-35 seviyelerine gerileyebileceğini düşünüyoruz. Enflasyondaki bu düşüşün sadece kurdaki stabiliteyle temel mal enflasyonu sayesinde olmaması, hizmet enflasyonundaki iyileşmenin de daha fazla katkı vermesi, dezenflasyonun kalıcılığı açısından önemli olacak. Hizmet enflasyonunda kırılma sağlanabilirse, TÜFE enflasyonu sene sonunda %28,0 civarına gerileyebilir. Bununla beraber, enflasyon beklentilerindeki iyileşmenin gecikmesi yukarı yönlü riskleri canlı tutuyor.

ÜRETİM TARAFINDAKİ GERİLEME BELİRGİNLEŞTİ ANCAK TÜKETİMDE NET BİR YAVAŞLAMA HENÜZ YOK

Büyümeye ilişkin verilere bakıldığında, Eylül’de 44,3 olan imalat PMI, Ekim’de 45,8’e yükselmekle birlikte üst üste 7.ayda da eşik değer 50,0’nin altında kaldı. Aslına bakılırsa, bu yılın Şubat ve Mart aylarındaki 50,2 ve 50,0 seviyeleri hariç tutulursa, imalat PMI Temmuz 2023’ten beri 50 eşik değerinin altında seyrediyor. Bu dönemde ortalama PMI değeri 48,3 seviyesinde gerçekleşti. İmalat PMI endeksinin mevcut seviyeleri, sanayi üretiminde önümüzdeki birkaç ay daha %4,0’e yakın yıllık daralma rakamlarının görülebileceğine işaret ediyor.

Üretimdeki bu zayıflığa karşın, zaten çok sınırlı oranda soğuma gösteren tüketim eğiliminin son aylarda yeniden kıpırdamaya başladığını takip ediyoruz. Şöyle ki, perakende hacim endeksinde Eylül’deki aylık %2,3 artışla son 4 aydaki (Haziran-Eylül) kümülatif artış %8’e yaklaşırken, yıllık bazda da kabaca %16’lık artış oluştu. Perakende hacim endeksi ile eğilim olarak güçlü bir ilişki gösteren kredi harcamalarındaki eğilimler, Ekim’de perakende hacim endeksinde daha yüksek oranlı bir yıllık artış görülebileceğine işaret ediyor. Perakende satışlardaki bu canlanmanın yurtiçi talebin dezenflasyon sürecini destekleyecek seviyelere gerilediğini söyleyen TCMB’nin görüşü ile çeliştiğini söyleyebiliriz.

FAİZ İNDİRİM SÜRECİNDE BORSA İSTANBUL VE DİBS PİYASASI CAZİP OLACAK

Faiz indirim sürecinin yaklaşmasıyla, Borsa İstanbul’da ağırlık arttırılması gerektiği ve DİBS piyasasının da özellikle verim eğrisinin uzun tarafında cazip getiri fırsatları sunabileceği yönündeki görüşlerimizi koruyoruz. Hali hazırda en fazla önerdiğimiz tahviller ise durasyon ve likidite koşullarını gözeterek TRT081128T15 kodlu 5-yıllık ve TRT051033T12 ve TRT270934T18 kodlu 10-yıllık tahviller olarak öne çıkıyor. Verim eğrisinin kısa tarafında ise TRT100925T18 kodlu kuponsuz tahvil de faiz indirimlerinden bağımsız olarak cazip bir getiri sunuyor.

0
mutlu
Mutlu
0
kahkaha
Kahkaha
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
susuyorum
Susuyorum
0
_zg_n
Üzgün
0
a_l_yorum
Ağlıyorum
0
sinirli
Sinirli
0
alk_
Alkış
0
be_enmedim
Beğenmedim
TCMB faiz indirimlerine devam edecek
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Business World Global ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin