Türkiye’de ilk Yetkilendirmiş Yükümlü Statüsü (YYS) ve İzinli Gönderici belgesine sahip olduklarını belirten SGS TransitNet Genel Müdürü Mine Kaya, gümrük süreçlerinde hızlı ve operasyonel avantaj sağladıklarını söyledi.
Transit ve gümrük operasyonları alanında sektörün öncü hizmet sağlayıcılarından biri olan SGS TransitNet, asıl sorumlu firma olarak güçlü finansal yapısı, yüksek teminat kapasitesi ve Türkiye’de ilk YYS / İzinli Gönderici belgesine sahip olması sayesinde, sektörde güvenilir ve tercih edilen bir konuma sahip. SGS TransitNet Genel Müdürü Mine Kaya ile şirketin faaliyetleri ve sektörle ilgili değerlendirmelerini konuştuk.
SGS TransitNet’in Türkiye’deki yolculuğunu ve sektördeki konumunu kısaca özetleyebilir misiniz?
SGS TransitNet, Türkiye’de SGS’nin 93 yılı aşkın köklü geçmişi ve global tecrübesi üzerine inşa edilmiş, transit ve gümrük operasyonları alanında sektörün öncü hizmet sağlayıcılarından biri. SGS TransitNet olarak; karayolu, demiryolu ve denizyolu taşımacılığındaki karmaşık transit süreçleri kolaylaştırmak amacıyla geliştirdiğimiz TransitNet platformu ile hizmet veriyoruz. TransitNet, transit beyannamelerini güvenli, çok dilli ve web tabanlı bir yapı üzerinden alıp kontrol eden, izleyen ve aynı zamanda gümrük teminatlarını kapsayan finansal garanti ile elektronik transit beyanı imkânı sunan bir sistem. Bu sayede müşterilerimizin nakliye sürelerini önemli ölçüde azaltıyoruz. Asıl sorumlu firma olarak güçlü finansal yapısı, yüksek teminat kapasitesi ve Türkiye’de ilk YYS / İzinli Gönderici belgesine sahip olması sayesinde SGS TransitNet, sektörde güvenilir ve tercih edilen bir konuma sahip. Türkiye’deki güçlü yapılanmasının yanı sıra 25 ülkede aktif olarak hizmet veren SGS TransitNet, yerel uzmanlığı global SGS ağıyla birleştirerek müşterilerine hızlı, güvenli ve sürdürülebilir çözümler sunuyor.
Özellikle NCTS / transit teminat sistemi ile firmanın sektördeki rolü nedir?
SGS TransitNet, daha Türkiye Ortak Transit Rejimi’ne taraf olmamışken, 2006 yılından bu yana Türk taşımacısına Türkiye’den bu hizmeti sağlayabilen ilk kuruluş. NCTS sistemine tanıtmış olduğumuz teminat mektupları sayesinde müşterilerimiz, ihracat ve ithalat işlemlerini daha kolay ve hızlı bir şekilde gerçekleştirebiliyor. Bu sayede sektörde gümrük prosedürlerin gecikmeleri önleniyor, nakliyeci firmaların işlem sürecini hızlandırmak hedefleniyor. Sektörde güvenilirliği artıran bir rol oynuyoruz. Güncel haliyle tüm Avrupa’da geçerli olan 700 milyon euroya yakın teminatımızla ve 25 ülkede yapılanmamız ile bu alanda en güçlü kuruluşuz.
“2026, HIZ VE YEŞİL DÖNÜŞÜM YILI”
2026’da Türkiye lojistik sektörünü etkileyebilecek en önemli trendler sizce neler olacak? Transit beyan ve gümrük süreçlerinde teknolojik dönüşüm nasıl şekillenecek?
2026 yılı Türkiye için lojistikte ‘Hız ve Yeşil Dönüşüm’ yılıdır. Sektörü etkileyecek en önemli üç trendi; Orta Koridor’un merkez üssü konumuna gelmemiz, Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında karbon ayak izi takibinin zorunlu hale gelmesi ve yapay zekâ tabanlı otonom planlama olarak özetleyebilirim. Gümrük ve transit süreçlerindeki dönüşüme gelince; artık kağıtsız gümrük döneminden ‘Veri Odaklı Gümrük’ dönemine geçtik. NCTS Faz-5 ve blokzincir entegrasyonu sayesinde beyanlar saniyeler içinde onaylanıyor. Yapay zekâ destekli risk analizleri ve akıllı dijital mühürler, güvenilir firmaların gümrük sınırlarını hiç durmadan geçmesine olanak tanıyor. Özetle; 2026’da duraklamalar değil, akıllı veri yönetimi öne çıkacak.
SGS TransitNet’in hizmet yelpazesi ve sunduğu çözümler müşterilere hangi somut avantajları sağlıyor? Taşıma süreleri, maliyet ve süreç verimliliği açısından değerlendirir misiniz?
SGS TransitNet, asıl sorumlu firmalar arasında sahip olduğu yüksek teminat kapasitesi sayesinde müşterilerini teminata bağlı operasyonel ve finansal risklerden koruyor. Türkiye’de ilk YYS / İzinli Gönderici belgesine sahip asıl sorumlu firma olması sayesinde, Çatalca ve Çerkezköy’de bulunan tesislerimiz üzerinden araçların kısa sürede çıkış yapmalarına olanak sağlanıyor, bu sayede bekleme süreleri önemli ölçüde azalıyor. Böylece taşımacılarımızın sefer sayılarının artmasına büyük katkı sağlıyoruz. Ayrıca SGS TransitNet’in 25 ülkede aktif olarak hizmet vermesi ve SGS’nin güçlü küresel itibarı, aracı kullanımını ortadan kaldırarak maliyet avantajı yaratıyor; gümrük süreçlerinde yaşanabilecek olası sorunlara karşı hızlı ve etkin çözümler sunulmasını mümkün kılıyor.
Dijitalleşme ve veri odaklı dönüşüm, SGS TransitNet’in operasyonlarını nasıl dönüştürüyor? Kullanıcı deneyimi ve süreç iyileştirmeleri açısından ne gibi değişiklikler yaşandı?
Yeni arayüzümüz tamamen kullanıcı dostu olarak 2025 yılından itibaren kullanıma açıldı. Bunun dışında beyanların yapay zekâ ile yazılmasına başlandı. Bunu bütün ülkelere yaydıktan sonra, taşımacılarımızın da hizmetine açmamıza oldukça az kaldığını söyleyebilirim. Daha birçok projemiz de yakın zamanda hizmete sunulacak.
“MALİYET AVANTAJI SAĞLIYORUZ”
Türkiye ve Avrupa’da transit çözümleri alanındaki rekabet ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz? SGS TransitNet, global oyuncular arasında konumunu nasıl güçlendiriyor?
İsviçre kökenli bir şirket olmamız ve 1800’lerden bu yana tüm dünyada yapılanmamız sebebiyle hemen hemen her ülkedeki kendi teminatımızla, aracısız, acentesiz hizmet veriyoruz. Bu da ciddi bir maliyet avantajı yaratıyor. Türk taşımacılarının, yabancı taşımacılar karşısında gerek geçiş belgeleri gerekse gümrük bariyerleri, vize maliyetleri gibi birçok dezavantajı var. Biz en azından kendi tarafımızda bir miktar katkıyı bu şekilde yaratıyoruz.
Uluslararası taşımacılar ve ihracatçılar için sağladığınız ek lojistik çözümler nelerdir? Örneğin TIR-EN veya Schengen destekli transit hizmetleri gibi.
Fransa Sete’deki acentemiz vasıtasıyla sürücülerimiz için davetiye imkânı yaratıyoruz. Taşımacıların sefer sayılarının artması ile ihracatçımız da malını daha çabuk teslim etme imkânı buluyor. Bunun dışında Belçika, Hollanda ve İtalya’da gümrük müşavirlikleri satın aldık. Böylece kapıdan kapıya hizmet sunma imkânı yarattık.
“SEKTÖRDE KADIN OLARAK
HEP SAYGI VE DESTEK GÖRDÜM”
Kadın yönetici olarak lojistik sektöründeki deneyiminizi nasıl tanımlarsınız? Sektörde cinsiyet dengesi konusunda ne gibi fırsatlar ve zorluklar görüyorsunuz?
Geçmişte erkek egemenliği daha fazlaydı ama gün geçtikçe daha dengeli bir cinsiyet dağılımı görüyoruz. Ancak ben her dönemde saygı ve destek gördüğümü belirtmek isterim. Sanırım bilgi birikimi ve deneyim bunu destekliyor.
Sürdürülebilirlik ve çevresel sorumluluk alanında TransitNet’in stratejileri nelerdir? Yeşil lojistik ve karbon ayak izi azaltımı kapsamında yürüttüğünüz projelerden bahseder misiniz?
SBTi ile uyumlu emisyon azaltım hedeflerini benimsiyor ve bunları tüm operasyonlarımıza entegre ediyoruz. Enerji verimliliği projeleri, yenilenebilir enerji kullanımı, elektrikli araçlara geçiş, dijital çalışma modelleri ve atık yönetimiyle karbon ayak izimizi azaltıyoruz. Lojistikte rota optimizasyonu ve konsolidasyona odaklanıyoruz. 2024 yılında TIME’ın listesinde 6. sırada yer alarak sürdürülebilirlikteki liderliğimizi pekiştirdik.
Önümüzdeki dönem için şirketinizin büyüme hedefleri ve öncelikleri nelerdir?
YYS/İzinli gönderici hizmet ağımızı gerek Türkiye’de gerekse diğer ülkelerde genişletmeyi hedefliyoruz. Gümrük ve transit işlemleri ile ilgili olan yan hizmetler üzerinde çalışıyoruz.



