Efe Gökçe / efe@businessworldglobal.com
Panda Alüminyum, sürdürülebilir üretim odağıyla 2026’da kapasitesini yüzde 30 artırmayı hedefliyor.
Panda Alüminyum Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hüseyin Seherli, 2025 yılının şirket açısından olumlu geçtiğini belirterek, 2026’da ihracat ivmesini sürdürmeyi hedeflediklerini söyledi. Seherli, alüminyum sektöründe düşük karbonlu üretimin artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğine dikkat çekti.
Türkiye’nin alüminyum üretiminde bölgesel bir merkez konumuna yükseldiğini ifade eden Seherli, sektörün sürdürülebilirlik ekseninde hızlı bir dönüşümden geçtiğini vurguladı. Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın bu süreci hızlandırdığına işaret eden Seherli, “Sürdürülebilir üretim, alüminyum sektörü için temel bir kriter haline geldi” dedi.
Panda Grup bünyesinde 2006 yılından bu yana faaliyet gösteren Panda Alüminyum, Ankara Kahramankazan’daki tesislerinde ambalaj, otomotiv, dayanıklı tüketim ve soğutma sistemleri gibi sektörlere üretim yapıyor. Şirket, Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre Türkiye’nin en büyük 1000 ihracatçısı arasında 402. sırada yer alıyor.
2025’te yakalanan ihracat ivmesini 2026’ya taşımayı hedeflediklerini belirten Seherli, karbon düzenlemelerine erken uyumun rekabet avantajı yarattığını dile getirdi. Seherli, “Elektriğini kendi üreten ve geri dönüştürülebilir ham maddeleri merkeze alan üretim yapımız sayesinde özellikle Avrupa pazarında güçlü bir konumdayız” ifadelerini kullandı.
Avrupa’nın yanı sıra Amerika, Kuzey Afrika, Güney Amerika ve Orta Doğu pazarlarında da büyüme fırsatlarını değerlendirdiklerini söyleyen Seherli, Türkiye’nin Çin’e alternatif bir tedarikçi olarak öne çıktığını belirtti. Bu kapsamda kapasiteyi yaklaşık yüzde 30 artıracak yatırımın tamamlanmak üzere olduğunu aktaran Seherli, “2026 Ocak ayında devreye almayı planladığımız bu yatırımla artan küresel talebe daha güçlü yanıt vereceğiz” dedi.
2026 hedeflerinin 2030 vizyonuyla uyumlu olduğunu vurgulayan Seherli, sürdürülebilir büyümeye odaklandıklarını ifade ederek, “Dünyanın geleceği için daha az tüketerek üretmek yaklaşımıyla çevreye, insana ve tüm iş ortaklarımıza değer katmayı öncelik haline getiriyoruz” değerlendirmesinde bulundu.



