Advertisement
  1. Haberler
  2. EKONOMİ
  3. Hilal Trans’ın odağı intermodal taşımacılık

Hilal Trans’ın odağı intermodal taşımacılık

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Hilal Trans Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aras, intermodal taşımacılığı merkeze alan büyüme stratejilerini, temkinli yatırım anlayışını ve insan-teknoloji dengesine dayalı sürdürülebilir odaklarını anlattı.

Lojistik sektörünün duayen isimlerinden Şerafettin Aras, Hilal Trans Yönetim Kurulu Başkanı olmasının yanı sıra Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Yönetim Kurulu Başkanı olarak da sektörün gelişimi için çalışıyor. Şerafettin Aras ile Hilal Trans’ın 1992’den bugüne uzanan yolculuğunu, Metrans iş birliğiyle güçlenen Ro-La hattını ve lojistikte yeni dönemin kırılma noktalarını konuştuğumuz bir sohbet gerçekleştirdik.

Hilal Trans bugün hangi ölçeğe ve yetkinliklere ulaştı? Kendinizi sektör içinde nasıl konumlandırıyorsunuz?

1992’de küçük bir öz mal filo ve kiralık araçlarla Polonya hattında faaliyete başladık. Zamanla Çek Cumhuriyeti, Slovakya ve Macaristan’a; 2010’lu yıllarda Baltık ve Balkanlara açıldık. Slovakya ve Macaristan’da şirketlerimiz, depolarımız ve filolarımız bulunuyor. Toplamda 700 birimlik bir filoyla çalışıyoruz. Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü, Orhanlı tesislerimizde İzinli Gönderici/Alıcı yetkileri ile L2, TİO ve Yeşil Lojistik belgelerine sahibiz. Buna rağmen sektörde kendimize paye biçmektense herkes gibi müşteri memnuniyetini sürdürülebilir kılmaya odaklanıyoruz.

Hilal Trans’ın vizyonunu tek cümleyle nasıl özetlersiniz?

Gözlem, temkin, teknolojiye ve insana yatırım; bir de çok çalışmak.

“YILLIK 12 BİN TON GAZI ELİMİNE EDECEĞİZ”

Metrans ile duyurduğunuz iş birliğinin kapsamı ve faydaları neler?

Metrans, Orta Avrupa’nın en büyük intermodal demiryolu operatörlerinden biri. Halkalı–Dunajska Streda hattında karşılıklı Ro-La taşımalarını kapsayan iş birliğimizle Türkiye–Orta Avrupa arasında daha stabil bir koridor hedefliyoruz. Haftalık karşılıklı 4 katarla hem sınır kapılarındaki beklemeleri aşmayı hem de emisyonları ciddi ölçüde azaltmayı amaçlıyoruz. Mühendislerimizin hesaplamalarına göre aynı miktarda taşımanın çekici araçlarla kara yolu üzerinden yapılmasına kıyasla, haftalık 8 katar üzerinden yaklaşık 228 ton gaz emisyonunun önüne geçmiş oluyoruz ki yıllık bazda 12 bin ton gazı elimine etmiş olacağız.

Gelecek nesillere sağlıklı bir çevre bırakmak adına karınca kararınca bir katkı olursa ne mutlu bize. Ezeli dertlerimizden olan kara sınır kapıları yoğunluğunu da aşmış olacağız. Tek bir gidiş-dönüş seferinde 4–5 güne varan kapı kuyruğunda bekleme sürelerinden bahsediyoruz. Araç başına yıllık 80 günün heba olduğunu varsayarsak Ro-La hattımız araçlarımıza yılda yaklaşık 5 round-trip süresi zaman kazandıracak. Hem bizim hem de müşterilerimiz için önemli bir kazanç bu.

Jeopolitik gelişmeler ve küresel ticaret politikaları lojistiği nasıl dönüştürüyor?

Tedarik zinciri kırılmaları, Orta Koridor ve kombine taşımacılığı kaçınılmaz kılıyor. Demiryolu ve liman yatırımları kritik. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın 2035’e kadar 94 milyar dolarlık yatırım hedefinin büyük kısmı demiryoluna ayrılmış durumda.

Türkiye ile Çin arasında varılan İpek Yolu Ekonomik Kuşağı ve Denizdeki İpek Yolu girişimleri ile Orta Kuşak projelerinin uyumlaştırılmasına ilişkin mutabakat kapsamında kullanılan şu terimler dikkatimizi çekmişti: “Politik eş güdüm, kolaylaştırıcı bağlantı, mali bütünleşme, insandan insana bağ, fon iş birliği, petrol ve doğal gaz boru hatları…” İşte size ana kırılma noktalarına dair ipuçları. Öte yandan Kalkınma Yolu Projesi gibi girişimler bölgesel jeopolitiği ve lojistik rotaları yeniden şekillendirebilir.

“YARIŞ, DAHA KISA SÜREDE DÜŞÜK MALİYETLE İŞ YAPMAKTA”

Hilal Trans’ı rakiplerinden ayıran yaklaşım nedir?

Teknolojiye pragmatik yaklaşıyoruz. Yapay zekâyı sihirli bir çözüm olarak değil, veriyi hızlı ve doğru işleyen bir araç olarak görüyoruz. Yarış; daha kısa sürede, daha düşük maliyetle, daha az hata ve fire ile iş yapabilmekte. Bu da insan ve otomasyonun birlikte çalışmasını gerektiriyor.

Dijitalleşme ve veri odaklı yönetimde öncelikleriniz neler?

Tabii ki raporlama, ama doğru veri girişleriyle elde edilen doğru raporlama. Meşhur bir söz vardır: “Ölçemediğin şeyi yönetemezsin.” Doğru ölçümün tek yolu sağlıklı raporlamalardır. Veri girişinin eksiksizliği ve raporların doğru sorulara cevap vermesi esastır. Uzun yıllardır şirket hafızasına sahip ekiplerle bu yetkinliği kurduk.

Sürdürülebilirliği stratejinizde nereye koyuyorsunuz?

Sürdürülebilirlik, çevrecilik ve yenilenebilirlik bugün çoğu zaman iç içe geçirilmiş sloganlara dönüştü. Biz söylem değil, iş üretmeyi önemsiyoruz. Yeni Ro-La hattımız bunun en somut örneği.

Elbette ticaret yapıyoruz ve kârlılığı gözetiyoruz. Yapay zekânın artan enerji ihtiyacıyla birlikte fosil ve nükleer kaynakların yeniden gündeme gelmesi, “yeşil” söylemlerin ne kadar kırılgan olduğunu da gösteriyor. Bizim yaklaşımımız iddia değil, uygulanabilirlik. Kalite standartlarına uyuyor, filomuzda yeşil motor kriterlerini yerine getiriyoruz. Sürdürülebilirliği ise yalnızca çevresel değil; insani ve ekonomik boyutlarıyla ele alıyor, çalışanı en değerli unsur olarak görüyoruz.

İnsan kaynağı ve liderlik yaklaşımınız nasıl şekilleniyor?

İş başında eğitime ağırlık veriyoruz. Gençleri hem mesleki hem kültürel olarak yetiştirmeye çalışıyoruz. Bünyemizde yetişen, aidiyet duygusu kazanmış bir çalışan bizim için dışarıdan gelen bir profesyonelden daha değerlidir.

SEKTÖRDEKİ SORUNLAR BU YILA NASIL YANSIR?

Önümüzdeki döneme baktığınızda lojistik sektörü açısından en önemli riskleri ve fırsatları hangi alanlarda görüyorsunuz? Bu tablo Hilal Trans’ın yol haritasına nasıl yansıyor?

Sektörümüz açısından baktığımızda ümitsizliğe kapılmak için bir neden görünmüyor. İhracatımız kendi rekorlarını kırıyor, mal hareketinde bir anormallik yok.

Diğer yandan sektörün ezeli vize zorlukları, mevzuatın uygulamasında karşılaşılan zorluklar gibi olumsuzluklara bir de geçtiğimiz yıl sonuna doğru İŞKUR ile İspanya USINTRA arasında varılan iş birliği anlaşması eklendi. Kalifiye sürücü istihdamında çektiğimiz zorluklar yetmiyormuş gibi bir de eldeki potansiyelin yurt dışına kayması riski doğdu.

Sektörümüzün STK’sı olan derneğimiz olarak çekince ve endişelerimizi gerekli platformlarda dile getiriyoruz. Ne kadar intermodal ağırlıklı taşımaya yönelirsek yönelelim, netice olarak eşya hareketinin en azından ilk ve son parkurlarını katedecek olan yine direksiyon başındaki şofördür.

Bir de bu yıl başından itibaren UBAK taşımalarının işlemleri, takibi ve denetimi tamamen dijital ortama taşındı. Böylece yabancı araçların çok taraflı taşıma izni kurallarını alabildiğine zorlayıp esneterek, elinden geldiği yerde ihlal ederek millî filomuzun pazar payına ortak çıkmasının bir nebze önüne geçileceğini umuyoruz.

Bu hususlardaki gelişmeleri bu yıl içerisinde izleyeceğiz. Biz yol haritamızı intermodal ağırlıklı olarak çizdik ve bu fırsatla ben de şu kelimeyi kullanmış olayım: “sürdürülebilirliğinden” ümitliyiz.

 

Hilal Trans’ın odağı intermodal taşımacılık
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Business World Global ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin