Bugün 40 ülkede yaklaşık 40 bin üyeye sahip Chartered Institute of Logistics and Transport (CILT) International’ın Türkiye şubesi olarak faaliyet gösteren CILT Türkiye, küresel bilgi birikimini yerel lojistik ve taşımacılık ekosistemine aktarmak, iyi uygulamaları yaygınlaştırmak ve nitelikli insan kaynağını geliştirmek amacıyla çalışıyor.
CILT Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Semra Özcan’a CILT Türkiye’nin faaliyetlerini, hedeflerini, “5 Yılda 5 Bin Kadın Sürücü” projesini ve sektörün geleceğine ilişkin görüşlerini sorduk.
CILT Türkiye’nin lojistik ve taşımacılık sektöründeki rolünü ve bugün geldiği noktayı nasıl özetlersiniz?
CILT Türkiye, 1919 yılında kurulan ve bugün 40 ülkede yaklaşık 40 bin üyeye sahip Chartered Institute of Logistics and Transport (CILT) International’ın Türkiye şubesi olarak; küresel bilgi birikimini yerel lojistik ve taşımacılık ekosistemine aktarmak, iyi uygulamaları yaygınlaştırmak ve nitelikli insan kaynağını geliştirmek amacıyla faaliyet gösteriyor.
Bugün CILT Türkiye; eğitim, bilgi paylaşımı ve topluluk inşasını WiLAT ve NextGen gibi yapılandırılmış kanatlarla kurumsal ve sürdürülebilir programlara dönüştüren; kapsayıcılık, nitelik ve uzun vadeli etki odağında değer üreten güçlü bir sivil toplum kuruluşu konumunda.
“2026, ÖNEMLİ FIRSATLAR SUNAN BİR EŞİK YILI”
Küresel belirsizlikler ve jeopolitik riskler ışığında Türkiye lojistik sektörünü 2026 yılında nasıl bir tablo bekliyor?
2026 yılında Türkiye lojistik sektörü yalnızca riskler üzerinden değil, güçlenen yapılar ve fırsatlar üzerinden de değerlendirilmeli. Kızıldeniz ve Süveyş hattında gözlenen kademeli normalleşme, navlun maliyetleri ve transit süreleri açısından daha öngörülebilir bir yapıya işaret ederken; sektörün kriz yönetimi ve alternatif rota planlama kabiliyeti geçmişe kıyasla önemli ölçüde arttı. Orta Koridor’un güçlenmesi, demiryolu yatırımları ve lojistik altyapı gelişmeleri Türkiye’yi Avrupa-Asya ticaretinde stratejik bir merkez konumuna taşıyor. Dijitalleşme ve sürdürülebilirlik alanındaki dönüşüm ise, özellikle rekabet gücü yüksek ve ölçeklenebilir firmalar için önemli bir büyüme alanı yaratıyor. Özetle 2026, belirsizliklerin yanında dayanıklılığın arttığı ve doğru stratejilerle önemli fırsatlar sunan bir eşik yılı olacaktır.
CILT’in eğitim ve sertifikasyon programları sektörün insan kaynağına nasıl katkı sağlıyor?
CILT, 107 yıllık küresel birikimini diploma ve sertifikasyon programlarıyla yapılandırılmış bir eğitim modeline dönüştürüyor. Bu programları 2026 itibarıyla Türkiye’de başlatacak olmak, sektörün insan kaynağı kalitesi açısından önemli bir adım olacaktır.
Bu eğitimler, yalnızca teknik bilgi değil; stratejik düşünme, süreç yönetimi, ölçümleme ve sürekli iyileştirme kültürünü de destekliyor. Uluslararası geçerliliğe sahip bu yapı, ortak bir dil ve standart oluşturarak hem bireylerin kariyer gelişimine hem de kurumların rekabet gücüne katkı sağlıyor.
SÜRÜCÜ SORUNUNA ÇÖZÜME
KATKI SAĞLAYACAK PROJE
“5 Yılda 5 Bin Kadın Sürücü” projesini ve Mercedes-Benz Türk iş biriğini kısaca anlatır mısınız?
“5 Yılda 5 Bin Kadın Sürücü” projesi, taşımacılık sektöründe kadın istihdamını nitelikli ve kalıcı biçimde artırmayı hedefleyen, WiLAT Türkiye çatısı altında yürütülen stratejik bir girişimdir. CILT Türkiye araştırmaları, sektörde kadın istihdamının yüzde 9,1 seviyesinde kaldığını ve ağır vasıta sürücüsü eksikliğinin ciddi bir yapısal sorun olduğunu ortaya koyuyor.
Bu tablo, kadın sürücü istihdamının hem sektörün insan kaynağı ihtiyacına çözüm sunabileceğini hem de kadın istihdamında kalıcı bir iyileşme yaratabileceğini gösteriyor. Bu nedenle proje, kamu-özel sektör ve STK iş birliklerine dayalı sürdürülebilir bir model olarak kurgulandı.
Mercedes-Benz Türk ile yürütülen proje kapsamında, kadın kamyon ve otobüs sürücülerinin eğitimden istihdama uzanan tüm süreçleri destekleniyor; ileri sürüş eğitimleri ve işe yerleşme takibi sağlanıyor. “Benz’ersiz Kadınlar” sloganıyla proje yıl boyunca sürdürülecek.
Sürdürülebilir lojistik ve karbon ayak izi CILT Türkiye gündeminde nasıl yer alıyor?
Sürdürülebilirlik, CILT Türkiye için yan bir konu değil; kurumsal vizyonun temel bileşeni. Karbon ayak izi sertifikasyonunu tamamlamış bir kurum olarak; ölçümleme, raporlama, verimlilik ve mevzuat uyumunu birlikte ele alan bir yaklaşım benimsiyoruz.
Rota optimizasyonu, doluluk oranları ve sürüş davranışları gibi operasyonel unsurların karbon etkisine dikkat çekiyor; özellikle AB Yeşil Mutabakatı ve ESG kriterlerinin rekabetin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini vurguluyoruz. Bu kapsamda hazırlanan ESG eğitim programını 2026 yılı içinde Türkiye’de başlatacağız.
“DİJİTALLEŞME, REKABETTE BELİRLEYİCİ OLUYOR”
Dijitalleşme ve veri odaklı yönetim, rekabeti nasıl değiştiriyor?
Lojistikte rekabet artık kapasite üzerinden değil; veriyi doğru okuyup hızlı karar alabilme yetkinliği üzerinden şekilleniyor. ETA doğruluğu, maliyet yönetimi, müşteri deneyimi, ESG uyumu ve izlenebilirlik gibi alanlar dijitalleşmeyle birlikte belirleyici hale geliyor.
Bu dönüşüm, iş gücü profillerini ve mesleki standartları da yeniden tanımlıyor. Veri okuryazarlığı, analitik düşünme ve dijital sistemlerle çalışma becerileri öne çıkarken; yeni hibrit roller oluşuyor. CILT Türkiye olarak dijitalleşmeyi teknoloji kadar insan kaynağı ve eğitim boyutuyla ele alıyoruz.
Kadın liderliği açısından lojistik sektöründeki tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz?
İlerleme olsa da sektörde hâlâ yapısal eşitsizlikler mevcut. Kadın kanadımız WiLAT Türkiye’nin araştırma verilerine göre kadın istihdamı üç yılda yüzde 9,1’den yüzde 12,4’e yükselmiş olsa da üst yönetim, girişimcilik ve mavi yaka düzeyinde temsil oldukça sınırlı.
Kadınlar kariyerlerinde “sticky floor” ve “cam tavan” gibi görünmez engellerle karşılaşıyor. Bu nedenle CILT Türkiye olarak NextGen çalışmaları, üniversite programları ve mentorluk yapılarıyla kadınların sektöre girişini, ilerlemesini ve kalıcılığını destekleyen uzun vadeli bir dönüşüm için çalışıyoruz.
“ESG EĞİTİMLERİNİ HAYATA GEÇİRECEĞİZ”
CILT Türkiye’nin önümüzdeki dönem öncelikleri neler olacak?
Önümüzdeki dönemde odağımız; insan kaynağı, eğitim, sürdürülebilirlik ve dijitalleşme ekseninde somut etki yaratmak olacak. “5 Yılda 5 Bin Kadın Sürücü” projesini ölçeklendirecek; CILT diploma programlarını ve ESG eğitimlerini 2026’da hayata geçireceğiz.
Aynı zamanda dijitalleşme odağında yeni yetkinlikleri ele alan çalışmalarımızı sürdürecek; büyüyen üye yapımız ve uluslararası ağımızla CILT Türkiye’nin etki alanını genişleteceğiz. 2026, CILT Türkiye için ulusal ve küresel ölçekte etkinin belirgin biçimde arttığı bir yıl olacak.



