55 yıl önce Bursa’da başlayan Özdilek’in hikâyesinde yeni bir sayfa açılıyor. Holding, 120 milyon dolarlık yeni üretim kompleksinden 45 milyon dolarlık lojistik merkezine, yenilenebilir enerjiden Manhattan mağazasına uzanan yatırım programıyla büyümenin rotasını yeniden çiziyor. 2026’yı yaklaşık 40 milyar TL ciroyla kapatmayı öngören grubun en iddialı hedeflerinden biri ise bugün 1 milyar TL seviyesinde bulunan e-ticaret cirosunu 2030’da 10 milyar TL’ye taşımak.
Özdilek için 55’inci yıl, geçmişi kutlamaktan çok geleceğin hesabını yaptığı bir döneme dönüşmüş durumda.
Bugün 85 markası, yaklaşık 8 bin çalışanı, üç ana sektör ve 17 farklı iş koluyla faaliyet gösteren Özdilek Holding; üretim, perakende, lojistik, e-ticaret ve enerjiyi aynı büyüme planının parçaları olarak yeniden konumlandırıyor.
Grubun önündeki yatırım takvimine bakıldığında ise dikkat çekici bir tablo ortaya çıkıyor: Bursa’da 120 milyon dolarlık üretim kompleksi, İnegöl’de 45 milyon dolarlık lojistik merkezi, mağazalar için yılda yaklaşık 30 milyon dolarlık yenileme bütçesi, yeni ev tekstili mağazaları, yenilenebilir enerji yatırımları ve ABD’nin en önemli ticaret merkezlerinden Manhattan’da yeni bir mağaza…
Özdilek Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Emir Murat Özdilek, grubun yeni dönemini tek cümleyle özetliyor:
“55. yılda odağımız daha güçlü bir Özdilek.”
120 milyon dolarlık üretim üssü
Yeni dönemin en büyük adımlarından biri Bursa’da atılıyor. Bursa Tekstil Boyahaneleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde (TOSAB) 90 bin metrekarelik arazi üzerinde yükselen yeni Özdilek Üretim Kompleksi, 106 bin metrekare kapalı alana sahip. Yaklaşık 120 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilen tesiste son testler ve taşınma çalışmaları sürüyor. Tam kapasiteye ulaştığında 1.050 kişiye istihdam sağlaması beklenen tesisin hikâyesindeki asıl dikkat çekici nokta ise üretimi büyütmekten çok üretimin biçimini değiştirmek.
Yeni makineler ve yeniden tasarlanan üretim akışıyla maliyetlerde en az yüzde 15, üretim hızında ise en az yüzde 35 verimlilik artışı hedefleniyor. Emir Murat Özdilek’in bu yatırımla ilgili verdiği mesaj, son yıllarda üretimin daha düşük maliyetli ülkelere kaydırılmasının tartışıldığı bir dönemde ayrıca önem taşıyor:
“Üretimi başka bir ülkeye taşımayı hiçbir zaman düşünmedik. Kendi ülkemizde değer ve istihdam yaratmaya devam etmek istiyoruz.”
Başka bir ifadeyle Özdilek, tekstilde rekabetçiliğin yolunu üretimi Türkiye dışına taşımakta değil, Türkiye’deki üretimi daha verimli hale getirmekte arıyor.
1 milyardan 10 milyar TL’ye
Holdingin yeni döneminde belki de en agresif büyüme hedefi dijital tarafta. Özdilekteyim bugün yaklaşık 1 milyar TL ciro üreten bir e-ticaret operasyonu. Yönetimin 2030 için koyduğu hedef ise bu rakamı 10 milyar TL’ye çıkarmak. Yani dört yıl içerisinde yaklaşık 10 katlık bir büyümeden söz ediliyor.
Bu hedef yalnızca dijital pazarlama ya da satış yatırımıyla desteklenmeyecek. İşin arkasına ciddi bir fiziksel altyapı kuruluyor.
İnegöl’de yapımı devam eden Özdilekteyim Lojistik Merkezi için 45 milyon dolarlık yatırım gerçekleştiriliyor. 60 bin metrekarelik merkez tamamlandığında depolama operasyonlarının tek noktada toplanması planlanıyor. Hedef, bugün ortalama bir buçuk gün olan teslimat süresini bir güne indirmek, kargo maliyetlerinde ise yaklaşık yüzde 25 avantaj sağlamak.
Kasım 2027’de tamamlanması planlanan merkezin daha büyük bir hedefin altyapısı olduğu da görülüyor. Özdilek yönetimi, Özdilekteyim’i ilerleyen dönemde yalnızca kendi ürünlerini satan bir kanal olmaktan çıkararak pazar yerine dönüştürmeyi planlıyor. Bu gerçekleşirse Özdilek açısından e-ticaret, mağazacılığın dijital uzantısı olmaktan çıkıp başlı başına yeni bir büyüme motoruna dönüşebilir.
25 yeni mağaza radarda
Dijital büyürken fiziksel mağazacılık geri plana atılmıyor.
Tam tersine holding, önümüzdeki iki yıl boyunca her yıl yaklaşık 30 milyon doları mağazalarının, departman mağazalarının ve Safahat markasıyla faaliyet gösteren kafe-restoranlarının yenilenmesine ayırmayı planlıyor. Ev tekstilinde ise önümüzdeki 1,5-2 yıllık dönemde 25 yeni mağaza potansiyeli üzerinde çalışılıyor. Premium segmentte konumlandırılan Cottons & Clouds markası için hedef, bir yıl içerisinde 12 mağazaya ulaşmak. Ancak burada Özdilek yönetiminin altını çizdiği bir ayrım var: Büyüme, yalnızca mağaza sayısını artırmak anlamına gelmiyor. Emir Murat Özdilek bunu, “Bizim için nitelik her zaman nicelikten daha önemli” sözleriyle ifade ediyor.
Sıradaki durak: Manhattan
Özdilek’in 55’inci yılındaki en sembolik hamlelerden biri ise Türkiye’den yaklaşık 8 bin kilometre uzakta gerçekleşecek.
Manhattan.
Florida, Londra ve Almanya’da daha önce mağazacılık deneyimi yaşayan, bugün bazı dış pazarlarda bayileri aracılığıyla faaliyet gösteren Özdilek, ABD’de bu kez farklı bir başlangıca hazırlanıyor.
Yaklaşık 200 metrekarelik ev tekstili mağazasının 1 Ocak 2027’de Manhattan’da açılması planlanıyor. Metrekare açısından bakıldığında Özdilek’in dev yatırımları arasında küçük bir proje. Taşıdığı anlam ise metrekaresinden daha büyük. Özdilek yönetimi Manhattan mağazasını, markanın uluslararası büyümesinin yeni başlangıç noktalarından biri olarak görüyor.
Emir Murat Özdilek de bunu açık biçimde dile getiriyor: “Ölçek olarak küçük ancak markamızın uluslararası yolculuğu açısından önemli bir adım olacak.”
Dolayısıyla Manhattan hamlesini tek başına yeni bir mağaza açılışı olarak okumamak gerekiyor. Asıl soru, bu mağazanın ardından Özdilek’in ABD ve diğer uluslararası pazarlarda nasıl bir büyüme modeli oluşturacağı olacak.
Enerjide hedef yüzde 30
Özdilek’in yatırım ajandasında yalnızca üretim ve satış yok. Enerji de giderek daha büyük bir yer kaplıyor. Bolu, İzmir ve Manisa Turgutlu dahil farklı noktalardaki çatı GES yatırımlarıyla bugün toplam enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 5’ini yenilenebilir kaynaklardan karşılayan holding, bu oranı hızlı biçimde yukarı taşımayı hedefliyor.
Balıkesir Savaştepe’de kurulan 6 MW’lık RES’in fiziksel kurulumu tamamlandı. Santralin yıl sonuna kadar devreye alınması planlanıyor. RES’in faaliyete geçmesiyle yenilenebilir enerjinin grubun toplam tüketimindeki payının yüzde 25’e, TOSAB’da planlanan GES yatırımının ardından ise yüzde 30’a ulaşması bekleniyor.
Şimdilik amaç elektrik ticaretinden yeni bir gelir yaratmaktan çok grubun kendi enerji tüketimini ve maliyetlerini yönetebilmek. Ancak Emir Murat Özdilek, kapıyı geleceğe de açık bırakıyor:
“İleride bağımsız gelir üreten bir iş koluna dönüşmesi de mümkün.”
55 yılın ardından mesele artık ölçek değil
Özdilek’in açıkladığı yatırım programına yalnızca yeni fabrika, mağaza ya da lojistik merkezi başlıkları üzerinden bakıldığında hikâyenin önemli bir bölümü eksik kalıyor. Çünkü şirket aynı anda birkaç dönüşümü yönetmeye hazırlanıyor. Üretimde verimlilik, perakendede nitelikli büyüme, e-ticarette 10 katlık hedef, lojistikte hız, enerjide daha yüksek öz tüketim ve yurt dışında yeniden mağazalaşma…
Bütün bunların yanında grubun sosyal yatırım tarafı da devam ediyor. Özdilek Eğitim, Sağlık, Kültür ve Sanat Vakfı aracılığıyla bugüne kadar 10 okul, bir kreş ve gündüz bakımevi, bir sağlık ocağı, bir polis merkezi ve bir sanat merkezi hayata geçirildi. 303 derslikte 5 bin 755 öğrenci eğitim görürken 475 öğretmen görev yapıyor. Çevre tarafında ise TEMA Vakfı iş birliğiyle bugüne kadar 300 bin fidanla 30 orman oluşturuldu.
55 yıl önce Bursa’da başlayan hikâyenin bugünkü bilançosu artık yalnızca kaç mağazaya ya da kaç fabrikaya ulaşıldığıyla ölçülmüyor. Özdilek şimdi daha zor bir sorunun peşinde:
55 yıllık bir şirket, ikinci yarım yüzyılını nasıl kuracak?
Verilen ilk cevap oldukça net görünüyor.
Üretim Bursa’da kalacak.
Dijital iş 10 kat büyütülecek.
Enerjide dışa bağımlılık azaltılacak.
Ve markanın yeni vitrini Manhattan’da açılacak.
Özdilek’in 55’inci yılında kutladığı şey geçmişi olabilir. Ama yaptığı yatırımların yönü tamamen geleceği gösteriyor.



