TIENS Türkiye, 3–11 Eylül tarihleri arasında 200 distribütörünün yanı sıra Türkiye yönetim ekibi ve TIENS Global yöneticilerinin katılımıyla kapsamlı bir Çin programı gerçekleştirdi. “Yuvaya Dönüş” temasıyla düzenlenen yolculuk, TIENS Türkiye distribütörlerini markanın doğduğu ülke ve küresel merkeziyle buluşturdu.
Geçen yıl 64 distribütörle gerçekleştirilen programa bu yıl 200 kişinin katılmasıyla Türkiye’den Çin’e giden grubun büyüklüğü yaklaşık üç katına çıktı. Pekin, Tianjin ve Chengdu’yu kapsayan programda katılımcılar, TIENS’in küresel operasyonlarını yerinde incelemenin yanı sıra Çin’in tarihî ve kültürel zenginliklerini yakından tanıma fırsatı buldu.
TIENS’in küresel merkezi ziyaret edildi
Programın kurumsal buluşma noktası, TIENS’in genel merkezinin bulunduğu Tianjin oldu. Türkiye’den katılan distribütörler; Tianjin Tianshi College, biyoteknoloji çalışma merkezleri, Sağlık Endüstrisi Parkı ve şirketin genel merkezini ziyaret ederek markanın üretim, teknoloji ve uluslararası faaliyetleri hakkında bilgi aldı.
TIENS Group Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Li Jinyuan ile bir araya gelen grup, farklı ülkelerden TIENS temsilcilerinin de katıldığı gala programında şirketin küresel topluluğuyla buluştu.
Programın kültür rotasında ise Çin Seddi, Yasak Şehir, Yazlık Saray, Cennet Tapınağı ve geleneksel hutong mahalleleri gibi Pekin’in simge noktaları yer aldı. Chengdu’da Dev Panda Yetiştirme Araştırma Üssü’nü ziyaret eden katılımcılar, üç şehrin kültürel mirasını, yerel lezzetlerini ve güncel yaşamını deneyimledi.
TIENS Türkiye Ülke Müdürü Ömer Barış Turan, programla ilgili şunları söyledi: “Distribütörlerimizin TIENS’in doğduğu ülkeyi ziyaret ederek markamızın çalışma kültürünü, teknolojik altyapısını ve küresel faaliyetlerini yerinde deneyimlemesini çok önemsiyoruz. Geçen yıl 64 kişiyle gerçekleştirdiğimiz Çin programını bu yıl 200 distribütörümüzün katılımıyla yaklaşık üç kat büyüttük. Ekim ayında ise yaklaşık 400 Çinli distribütörü İstanbul ve Ankara’da ağırlamaya hazırlanıyoruz. İki ayda yaklaşık 580 kişiyi Türkiye ve Çin’de bir araya getirecek bu karşılıklı programın, ülkelerimiz arasındaki kültürel ve ticari bağların yanı sıra turizm hareketliliğine de katkı sağlayacağına inanıyoruz.”



