Advertisement
  1. Haberler
  2. GENEL
  3. Sevinç Satıroğlu: Haber ekranlarından dünya sahnelerine taşınan güven

Sevinç Satıroğlu: Haber ekranlarından dünya sahnelerine taşınan güven

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sevinç Satıroğlu’nun çeyrek asra yaklaşan iletişim yolculuğu, bir kariyerden çok; güven, bilgi ve etki inşa etmenin hikâyesi.

Bazı kariyerler meslekle başlar; bazıları ise hayata bakış açısı ile bir hikayedir.

Sevinç Satıroğlu’nun yaklaşık çeyrek asra yaklaşan iletişim yolculuğu, Türkiye’nin en sıcak gündemlerini takip eden bir televizyon gazetecisi olarak başladı. Bugün ise farklı konularda düzenlenen ulusal ve uluslararası konferanslarda devlet temsilcilerini, CEO’ları, yatırımcıları ve küresel markaları aynı sahnede buluşturan bir Master of Ceremony, moderatör, konuşmacı koçu, akademisyen ve yazar olarak devam ediyor.

Onu farklı kılan yalnızca güçlü hitabeti ya da sahne hâkimiyeti değil.

Çünkü Sevinç Satıroğlu hiçbir zaman yalnızca metin okuyan bir sunucu olmadı.

O, olayların içinde yaşayan, bilgiye sahada ulaşan, gözlem yapan ve edindiği deneyimi kendi süzgecinden geçirerek anlatan bir iletişim profesyoneli oldu. Belki de bu yüzden konuştuğunda insanlar yalnızca bilgi değil; yaşanmışlık, tecrübe ve güven dinlediklerini hissediyor.

Muhabirlikle başlayan bir tutku

Gazeteciliğe duyduğu ilgi henüz 15 yaşındayken başladı. Lise yıllarında Yeni Yüzyıl Gazetesi’nde yayımlanan ilk yazısıyla birlikte mesleğine ilk adımını atan Satıroğlu, üniversite yıllarında CNBC-e Televizyonu’nda profesyonel kariyerine başladı. Ancak «Sıcak haber» onu daha çok heyecanlandırdı ve Türkiye’nin en saygın haber ekiplerinden biri olan 32. Gün programına geçti. Ardından CNN Türk, Kanal 24 ve Habertürk TV‘de kesintisiz geçen yaklaşık 15 yıllık televizyon haberciliği kariyeri başladı.

Muhabirlikten haber spikerliğine, televizyon anchor’lığından canlı yayın yönetimine uzanan bu süreçte Türkiye’nin yakın tarihine damga vuran birçok olaya sahadan tanıklık etti.

Hrant Dink suikastı, Ergenekon ve Balyoz davaları, Van Depremi, Suriye sınırındaki gelişmeler, Başbakanlık Muhabirliği, Dünya Ekonomik Forumu toplantıları gibi öne çıkan gündem ve sayısız canlı yayın…

Habercilik onun için yalnızca gelişmeleri aktarmak değildi; olayların arkasındaki insan hikâyelerini keşfetmek, karmaşık meseleleri anlaşılır kılmak ve izleyiciyle güven ilişkisi kurabilmekti. Bu yaklaşım, kariyerinin ilerleyen yıllarında onu ekranın ötesine taşıyacak en önemli sermayesi olacaktı.

Bilginin gelişime dönüşmesi gerektiğine inandı

Gazetecilik yıllarında çevre, sürdürülebilirlik ve toplumsal farkındalık projelerinde aktif rol aldı.

“Kyoto’yu İmzala”, “Hedef Sıfır Yok Oluş” gibi özel yayınların yapım ekiplerinde yer aldı. Hazırladığı çevre haberleri uluslararası ödüller kazandı.

Radikal Gazetesi’nde yayımlanan “Genlerimiz Patentleniyor” araştırması ise genetik patent tartışmalarında örnek gösterilen çalışmalar arasında yer aldı.

Fakat yıllar geçtikçe zihninde tek bir soru büyümeye başladı:

“Bir haberi anlatmanın da ötesine geçip, insanların kendi hikâyelerini anlatmalarına nasıl yardımcı olabilirim?»

İşte kariyerinin ikinci perdesi bu soruyla başladı.

Ekrandan sahneye uzanan doğal bir dönüşüm

Sevinç Satıroğlu’nun kendi ifadesiyle;

“Artık Zeki Müren’in de seyirciyi göreceği dönem başlamıştı.”

Tek yönlü iletişim yerini karşılıklı etkileşime bırakıyordu.

Artık yalnızca haber anlatmak değil; insanlarla aynı ortamı paylaşmak, ülkede üretimi, gelişimi etkileyen projeler ve markalara dokunmak, tanıklık etmek ve dönüşümlerine katkı sağlamak istiyordu.

Habertürk TV’de sunduğu Gün Doğarken programını yeniden yapılandırarak klasik sabah haber kuşağının ötesine taşıdı. Fütürizmden çevreye, ekonomiden kişisel gelişime uzanan geniş içerik yapısıyla program önemli izlenme başarıları elde etti. Ancak onun için bu yalnızca yeni bir televizyon formatı değil, iletişime bakış açısının değişmeye başladığının ilk işaretiydi.

Sadece bir sunucu değil, kendi iletişim ekolünü oluşturan bir isim

2014 yılında gazetecilikte edindiği saha refleksini, akademik çalışmalarını ve eğitim deneyimini tek çatı altında birleştirerek kendi iletişim metodolojisini geliştirdi.

Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenen MASTER OF TALK®MASTER OF PRESTIGE®MASTER OF KEYNOTE®MASTER OF STORY®MASTER OF SPEECH®MASTER OF NEWS®, MASTER OF VOICE® ve SEVİNÇ SATIROĞLU MASTER OF CEREMONY® markaları, bugün onun geliştirdiği profesyonel iletişim sisteminin temelini oluşturuyor.

Bu markalar yalnızca eğitim danışmanlık programlarını değil; konuşmanın matematiğinden ses kullanımına, sahne yönetiminden hikâye anlatıcılığına kadar uzanan özgün bir metodolojiyi temsil ediyor.

Bugün neden tercih ediliyor?

Bugün ulusal ve uluslararası konferanslar, zirveler, ödül törenleri ve devlet protokolünün yer aldığı organizasyonlar, sahnelerini Sevinç Satıroğlu’na emanet ediyor. Çünkü o yalnızca program akışını yöneten bir sunucu değil. Konuşmacılar arasında görünmeyen bağları kuran… Beklenmeyen krizleri sakinlikle yöneten… Sahnenin temposunu hisseden…

İzleyici deneyimini yöneten… Ve gerektiğinde tek cümlesiyle salonun enerjisini değiştirebilen bir iletişim profesyoneli.

Etkinlik sahiplerinin yıllardır tekrar ettiği ortak cümle ise bunu özetliyor:

“Hazırlık sürecinde çok stresli oluyoruz. Ama Sevinç Hanım sahneye çıktığında bütün gerginliğimiz bitiyor. Çünkü biliyoruz ki sahnede ne olursa olsun yönetebilir.»

Belki de aynı organizasyonların yıllarca yeniden kendisiyle çalışmasının en önemli nedeni de bu güven.

Sahnenin yanında akademide de iz bırakıyor

Yaklaşık yirmi yıldır etkili konuşma, liderlik iletişimi, sunum teknikleri, protokol ve nezaket alanlarında eğitimler veren Satıroğlu; Türkiye’nin önde gelen kurumlarına, belediyelere, kamu kuruluşlarına ve uluslararası şirketlere danışmanlık yapıyor.

Akbank, TAV Technologies, Sabiha Gökçen Havalimanı, Yandex ve birçok ulusal ve uluslararası kurum bunlardan yalnızca birkaçı.

Üst düzey yöneticilere ve keynote konuşmacılarına birebir konuşmacı koçluğu yaparken, devlet kurumlarına protokol danışmanlığı da veriyor.

Yaklaşık on yıldır üniversitelerde öğretim görevlisi olarak ders veren Satıroğlu’nun iletişim alanında yayımlanmış çok sayıda akademik makaleleri bulunuyor.

Yazdıkları da konuşmaları kadar ses getirdi

2020 yılında yayımlanan “Konuşursam Dünya Sarsılır – Hayata Manşetinizi Atın” adlı kitabı, İstanbul Üniversitesi Mavi Elma Ödülleri’nde “Yılın En İyi İletişim Kitabı” seçildi.

Yakında yayımlanacak yeni eserleriyle iletişim alanındaki çalışmalarını sürdürüyor.

Başarıyı nasıl tanımlıyor?

Sevinç Satıroğlu bugün ulusal ve uluslararası sahnelerde binlerce kişiye hitap ediyor.

Konuşmacıları büyük sahnelere hazırlıyor.

Kurumların iletişim stratejilerine yön veriyor.

Akademide ders anlatıyor.

Sivil toplum kuruluşlarında kadınların, çocukların, çevrenin ve eğitimin gelişimi için gönüllü çalışmalar ve projeler yürütüyor.

Ancak başarıyı yönettiği sahnelerin büyüklüğüyle ya da aldığı ödüllerle ölçmüyor.

Onun için gerçek başarı, dokunabildiği insan sayısı.

İşte bu yüzden yıllar önce televizyon ekranlarında Türkiye’nin manşetlerini anlatan Sevinç Satıroğlu, bugün insanların, organizasyonların, markaların ve kurumların kendi  manşetini yazmalarına rehberlik ediyor.

Ve yaklaşık çeyrek asırdır değişmeyen tek şey şu:

Güven veren bir ses, güçlü bir hikâye ve iletişimin dönüştürücü gücüne duyulan sarsılmaz inanç.

Sevinç Satıroğlu: Haber ekranlarından dünya sahnelerine taşınan güven
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Business World Global ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!