Advertisement
  1. Haberler
  2. EKONOMİ
  3. CEO ve yönetim kurulları yeni vergi düzenlemesini nasıl ele almalı?

CEO ve yönetim kurulları yeni vergi düzenlemesini nasıl ele almalı?

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Şaban Küçük / Taxademi

Torba Kanun Genel Kurul’da kabul edildi! Ancak henüz yürürlüğe girmedi! Öncelikle Cumhurbaşkanı tarafından onaylaması gerekiyor.

24 Nisan’da ana omurgası duyurulan Torba Kanun, TBMM Genel Kurulu’nda iki ayrı oturumda kabul edildi. Genel Kurul aşamasında yapılan eklemelerle birlikte özellikle indirimli kurumlar vergisi oranları, transit ticaret, nitelikli hizmet merkezleri, tekno girişimlere yönelik finansman kolaylıkları, dijital şirket muafiyetleri, hisse opsiyonlarında vergi istisnalarının iyileştirilmesi ve varlık barışı uygulamalarına ilişkin önemli düzenlemeler hayata geçirildi.

Genel Kurul Aşamasında Eklenen 4 Kritik Düzenleme Neler?

Kanun teklifine Genel Kurul görüşmeleri sırasında eklenen dört önemli düzenleme dikkat çekti. Özellikle yasa yapma tekniği, düzenleyici etki analizi, maddelerin insicamı ve düzenlemelerin kapsayıcılık ve dışında bıraktığı diğer kesimler noktasında önemi olduğunu tekrar gördük.

  • Endüstri Bölgelerinde kurulan “Nitelikli Hizmet Merkezlerinde” çalışan personele de gelir vergisi istisnası getirildi. Nitelikli hizmet merkezleri bu Kanunla gündeme gelmişti.
  • Keza bu bölgelerde yürütülen transit ticaret faaliyetleri için de %100 kurumlar vergisi indiriminin önü açıldı. Böylece İstanbul Finans Merkeziyle aynı statüye kavuşmuş oldu.
  • Nitelikli hizmet merkezlerinde sunulacak “hukuk danışmanlığı hizmetlerinin” kapsamı ve sınırları netleştirildi ve Avukatlık Kanunu’na referans verildi. Esasen maddede yer alan denetim, uluslararası muhasebe ve uyum, veri analizi, nakit yönetimi, stratejik yönetim, dijital dönüşüm vb alanların hiçbir tanesinde bu şekilde bir referans öngörülmemiş durumda. Bu noktanın önemini ikincil düzenlemeler sırasında göreceğiz.
  • Varlık Barışı uygulamasında varlıkların yatırılabileceği alanlara Girişim Sermayesi Yatırım Fonları (GSYF) da dahil edildi ve taahhütnamelere damga vergisi istisnası sağlandı. Bu varlıkların devlet tahvilleri, kira sertifikaları ve GSYF’lere yatırılması ve belli süre tutulması durumunda bunlardan alınacak %5 vergi oranının %0’a kadar düşürülmesi mümkün.
  • Yapılan düzenlemelerin iyi anlaşılması ve gerekçelerinin bilinmesi ve not alınması için verilen önergeler ve gerekçelerini iyi okumak gerekir.

Minik Bir Özet ile Başlayalım

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen yeni Torba Kanun yalnızca teknik bir vergi düzenlemesi olarak değerlendirilmemelidir. Yeni yaklaşım; üretim, ihracat, teknoloji ve bölgesel merkez yapılanmaları açısından Türkiye’nin ekonomik yön arayışına ilişkin önemli sinyaller taşımaktadır.

Özellikle üretim ve transit ticaret lehine oluşan kurumlar vergisi farklılaşmaları; şirket organizasyonlarını, yatırım kararlarını, tedarik zinciri yapılanmalarını ve grup şirket mimarilerini doğrudan etkileyebilecek bir potansiyele sahip gibi duruyor.

Bu nedenle konu artık yalnızca vergi veya mali işler departmanlarının gündemi olmaktan çıkmıştır. CEO’ların ve yönetim kurullarının da vergi politikalarını stratejik rekabet unsuru olarak değerlendirmesi gereken yeni bir döneme girilmektedir.

Türkiye Yeni Bir Ekonomik Mesaj mı Veriyor?

Meclisten geçen yeni düzenlemeler yalnızca mali bir değişiklik değil; Türkiye’nin küresel tedarik zincirleri ve bölgesel üretim ağları içerisindeki konumuna ilişkin yeni bir yaklaşımın işaretlerini taşıyor.

Özellikle üretim faaliyetlerine yönelik farklı kurumlar vergisi yaklaşımı ve bölgesel yönetim ve finans odaklı teşviklerin öne çıkması dikkat çekici. Bunun yanında endüstri bölgeleri ve nitelikli hizmet merkezlerine yönelik düzenlemeler; teknoloji, katma değerli üretim ve bölgesel merkez yaklaşımının daha fazla önem kazanacağını gösteriyor.

Nearshoring, friend-shoring ve tedarik zinciri güvenliği gibi kavramların öne çıktığı mevcut küresel ortamda Türkiye, yeniden stratejik bir üretim ve koordinasyon merkezi olma yönünde konumlanıyor olabilir.

Yönetim Kurulları Neden Bu Konuyu Gündemine Almalı?

Uzun yıllar boyunca vergi politikaları daha çok mali işler departmanlarının teknik gündemi olarak görüldü. Ancak yeni dönem bunun değişmeye başladığını gösteriyor.

Yeni vergi mimarisi başka bir açıdan okunduğunda özellikle,

  • Grup şirket yapılarını,
  • Üretim ve ticaret modellerini,
  • Yatırım lokasyonlarını,
  • Transfer fiyatlandırması politikalarını,
  • Tedarik zinciri organizasyonlarını,
  • Bölgesel merkez yapılanmalarını doğrudan etkileyebilecek bir potansiyel taşıyor.

Bu nedenle vergi artık yönetim kurulu seviyesinde değerlendirilecek stratejik bir konu haline geliyor.

O yüzden kesinlikle önemli olmakla birlikte, piyasa beklentisi olan vergi affı beklentisi vs konularına hiç girmiyoruz. Kanunda teminatsız tecil imkanının ve vade yapısının iyileştirildiğini söyleyelim yine de.

CEO ve Yönetim Kurulları Hangi Soruları Sormalı?

Önümüzdeki dönemde şirketlerin şu soruları daha fazla tartışması beklenebilir:

  • Grup şirket yapımız mevcut vergi / teşvik mimarisine uygun mu?
  • Üretim ve ticaret faaliyetleri ayrıştırılmalı mı?
  • Tedarik zinciri yapıları yeniden tasarlanmalı mı?
  • Transfer fiyatlandırması risklerimiz artıyor mu?
  • Türkiye bölgesel üretim / yönetim / finans üssü olarak nasıl konumlanıyor?
  • Endüstri bölgeleri yeni fırsatlar yaratabilir mi?
  • Operasyonel gerçeklik ile vergi optimizasyonu arasında sürdürülebilir denge nasıl kurulmalı?

Konu artık yalnızca vergi oranlarından ibaret değil; şirketlerin yeni rekabet dönemine nasıl hazırlanacağıyla ilgili. Özellikle hisse opsiyonları, teknoloji tabanlı işlere verilen destekler ve nitelikli çalışanlara sunulan imkanlarla Türkiye’nin genç yetenekleri çekebilmesi de gerekir.

Fırsatlar ve Riskler Birlikte Geliyor Olabilir

Sayın Cumhurbaşkanının açıkladığı ve bu yasayla da şekillenen yaklaşım özellikle:

  • Üretim,
  • İhracat,
  • Teknoloji,
  • Bölgesel Koordinasyon,
  • Yüksek Katma Değerli Hizmetler Alanlarında Faaliyet Gösteren Şirketler İçin Önemli Fırsatlar Da Yaratabilir.

Ancak yalnızca vergi avantajı amacıyla gerçekleştirilen yapay ayrıştırmalar ilerleyen dönemde transfer fiyatlandırması, uyum ve denetim risklerini artırabilir. Bu nedenle şirketlerin operasyonel gerçeklik ile vergi planlaması arasında sürdürülebilir bir denge kurması gerekecek. Bu konuyu mali danışmanlarınız ile mutlaka masaya yatırmanızı öneririz.

Yeni Rekabet ve İş Dönemi

Türkiye’nin yeni vergi yaklaşımı, ülkenin üretim ve yatırım ağları içerisindeki rolünü güçlendirmeyi amaçlıyor gibi görünüyor. Ancak başarı yalnızca vergi teşvikleriyle sağlanamaz.

Yatırımcı güveni, öngörülebilirlik, finansmana erişim, hukuk güvenliği ve kurumsal istikrar gibi başlıklar da en az vergi oranları kadar belirleyici olmaya devam edecektir.

Önümüzdeki dönemde şirketler yalnızca ürünleriyle değil, organizasyon yapılarıyla da rekabet edeceklerdir. Yeni vergi mimarisi ise bu rekabetin en önemli belirleyicilerinden biri olmaya aday görünmektedir. Bir kısım gri alanlar için ikincil düzenlemeleri bekleyeceğiz ama mesaj net, Türkiye yeni dünyada yeniden pozisyonlanmaya hazır. Biz de hazır olmalıyız.

CEO ve yönetim kurulları yeni vergi düzenlemesini nasıl ele almalı?
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Business World Global ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!