Business Honors Awards, yapay zekâ destekli jüri üyesi NOPA ile ödül değerlendirme süreçlerinde yeni bir dönemin kapısını aralıyor.
Artan başvuru yoğunluğu ve çeşitlenen kategoriler karşısında daha şeffaf, karşılaştırılabilir ve standart bir sistem hedeflediklerini söyleyen Business Honors Awards Kurucu Ortağı Yasemin Oğralı, insan sezgisi ile algoritmik değerlendirmeyi aynı potada buluşturan hibrit modelin geleceğin ödül standartlarına referans olmasını amaçlıyor.
Business Honors Awards son dönemde özellikle yapay zekâ jüri modeliyle dikkat çekiyor. Bu dönüşümün arkasındaki temel ihtiyaç neydi?
Yapay zekâ jüri modeli, aslında çok net bir ihtiyaçtan doğdu. Son yıllarda ödül programlarına yapılan başvuru sayısı ciddi şekilde arttı. Bununla birlikte kategori çeşitliliği de genişledi. Bu durum, değerlendirme süreçlerinde ister istemez farklı bakış açılarını ve yorum farklarını beraberinde getiriyor. Biz bu çeşitliliği daha sağlıklı yönetebileceğimiz bir yapı kurmak istedik. Daha ölçülebilir, daha karşılaştırılabilir ve daha şeffaf bir sistem oluşturmak önceliğimizdi.
Bu noktada yapay zekâ destekli bir değerlendirme yaklaşımı jüri üyemiz Ferhat Zamanpur önerisiyle gündemimize girdi. Ancak bunu yalnızca bir analiz aracı olarak değil, sürecin içine daha güçlü şekilde entegre edilen bir yapı olarak kurguladık. Yapay zekâ jüri üyemiz, yani NOPA, bu yaklaşımın bir sonucu olarak ortaya çıktı. Amacımız insan jüriyi değiştirmek değil, artan veri ve başvuru yoğunluğu içinde değerlendirme sürecini daha tutarlı, daha net ve daha karşılaştırılabilir hale getirmekti.
NOPA’yı klasik bir destek aracı yerine doğrudan jüri üyesi olarak konumlandırmanız önemli bir kırılma. Bu kararı nasıl aldınız?
Yapay zekâyı yalnızca analiz yapan bir araç olarak konumlandırmak bize yeterli gelmedi. Bugün birçok organizasyonda yapay zekâ analiz veya ön eleme aşamasında kullanılıyor. Biz ise değerlendirme sürecinin daha derin bir noktasına dokunmak istedik. Çünkü hedefimiz süreci hızlandırmanın ötesine geçerek karar kalitesinin daha yüksek olduğu bir yapı kurmaktı.Y
Yapay zekâ jüri üyemiz, başvuru dosyalarını belirlenen kriter setlerine göre detaylı şekilde analiz ediyor. Etki, ölçeklenebilirlik, yenilikçilik ve kategori uyumu gibi başlıklar altında çok katmanlı bir değerlendirme yapıyor. Her bir kriter için bağımsız puanlar üretiyor ve bu puanlar nihai skora doğrudan katkı sağlıyor. İnsan jüri üyeleriyle aynı ağırlıkta değerlendirmeye dahil oluyor.
Bu yaklaşım Türkiye’de ve dünyada ilk kez uygulanan bir model. Bizim için önemli olan, her başvurunun aynı metodolojiyle ele alınması. Bu da değerlendirme sürecinde standardizasyonu artırıyor ve farklı başvurular arasında daha sağlıklı bir karşılaştırma yapılmasını mümkün kılıyor.
Bu hibrit model insan sezgisi ile algoritmik değerlendirme arasında nasıl bir denge kuruyor?
Biz bu yapıyı bir denge modeli olarak görüyoruz. İnsan sezgisi, özellikle bağlamı anlama, hikâyeyi yorumlama ve deneyimi değerlendirme açısından çok değerli. Aynı zamanda her jüri üyesinin farklı bir perspektifi var ve bu çeşitlilik aslında sistemin gücünü oluşturuyor.
Diğer tarafta ise yapay zekâ jüri üyemiz NOPA, tüm başvuruları aynı çerçevede ve aynı kriterlerle ele alıyor. Bu da değerlendirme sürecine metodolojik bir tutarlılık kazandırıyor. Farklı bakış açılarıyla oluşabilecek sapmaları dengeliyor ve daha karşılaştırılabilir bir yapı oluşturuyor.
Burada bizim için önemli olan yaklaşım insan odaklı kalmak. Teknoloji tek başına bir değer üretmez. Asıl değer, insanın teknolojiyi nasıl kullandığıyla ortaya çıkar. Bu nedenle yapay zekâyı bir alternatif değil, insan karar süreçlerini güçlendiren, tamamlayıcı bir yapı olarak konumlandırıyoruz. Amaç daha hızlı değil, daha doğru ve daha dengeli kararlar alınmasına katkı sağlamak.
2026 döneminde sadece jüri yapısı değil, kategoriler de genişledi. Bu değişim nasıl şekillendi?
İş dünyasının gündemi çok hızlı değişiyor ve biz de bu değişimi yakından takip ediyoruz. Bu yıl özellikle yeni nesil çalışma biçimleri ve dönüşen beklentiler doğrultusunda kategori yapımızı yeniden ele aldık. Jenerasyon bazlı kategoriler ekledik. Gen Z ve Gen Alpha odaklı projeleri ayrı başlıklarda değerlendirmek, bu nesillerin bakış açısını daha doğru analiz edebilmek açısından önemliydi.
Sürdürülebilirlik tarafında da daha kapsamlı bir yapı kurduk. Net zero dönüşümünden tedarik zinciri uygulamalarına, inovasyondan liderliğe kadar uzanan geniş bir çerçeve oluşturduk. Böylece yalnızca sonuçlara değil, dönüşüm süreçlerine de odaklanan bir değerlendirme yaklaşımı benimsedik.
Aynı zamanda başvuruların çeşitliliği de dikkat çekiciydi. Farklı sektörlerden gelen projeler, iş dünyasının dönüşüm ajandasının ne kadar genişlediğini gösteriyor. Bu çeşitliliği doğru okuyabilmek için kategori yapısını sürekli güncel tutmayı önemsiyoruz.
Uluslararası perspektifin jüriye dahil edilmesi de dikkat çekiyor. Bu kararın arkasında ne var?
Bugün iş dünyası zaten global bir yapıda ilerliyor. Dolayısıyla değerlendirme süreçlerinin de bu perspektifi yansıtması gerekiyor. Jüri yapımıza global şirketlerde görev yapan expat profesyonelleri dahil ederek daha geniş bir bakış açısı kazandırdık.
Bu yaklaşım, başvuruların sadece yerel dinamikler üzerinden değil, uluslararası standartlar ve beklentiler çerçevesinde de değerlendirilmesini sağlıyor. Aynı zamanda farklı pazarlarda edinilmiş deneyimlerin sürece dahil edilmesi, değerlendirme kalitesini zenginleştiriyor. Bizim için önemli olan, projelerin kendi bağlamlarında güçlü olmalarının yanı sıra, global ölçekte nasıl konumlandığını da anlayabilmek. Bu nedenle jüri yapısını çeşitlendirmek, değerlendirme sürecinin doğal bir parçası haline geldi.
Business Honors Awards’ı uzun vadede nasıl konumlandırıyorsunuz?
Biz Business Honors Awards’ı sadece bir ödül programı olarak görmüyoruz. Bu yapıyı, iş dünyasının onur tablosunu temsil eden bir platform olarak konumluyoruz. Değerlendirme modelinden, kategori yapısına kadar tüm kurguyu uzun vadeli bir bakış açısıyla ele alıyoruz.
Yapay zekâ jüri üyemiz NOPA ile birlikte kurduğumuz hibrit model de bu vizyonun bir parçası. Bu modelin yalnızca bugünün ihtiyaçlarının ötesinde, gelecekte ödül değerlendirme standartlarının nasıl şekilleneceğine de referans olmasını hedefliyoruz.
Önümüzdeki dönemde bu yapıyı uluslararası platformlara taşımayı planlıyoruz. Türkiye’den çıkan bu yaklaşımın global ölçekte karşılık bulacağına inanıyoruz. Aynı zamanda organizasyonumuzu, iş dünyasında iyi uygulamaların görünür hale geldiği, ilham veren bir platform olarak büyütmeye devam edeceğiz.
-
Yazı Boyutunu Ayarla Okuma rahatlığı için seçin
-
Küçük 100% Dev



