Gayrimenkul sektöründe lüks artık yalnızca metrekareyle değil; konum, güvenlik, manzara ve uzun vadeli değer ile tanımlanıyor. Antalya’nın inşaat sektöründeki parlayan yıldızlarından Karaarslan İnşaat, İstanbul Büyükçekmece’de hayata geçirdiği Rengi İstanbul Villa Projesi ile bu yeni anlayışın güçlü bir karşılığını sunuyor.
163 dönümlük geniş bir arazi üzerinde konumlanan, tamamı deniz ve göl manzarasına sahip 107 ultra lüks villadan oluşan proje, İstanbul’da nadir bulunan seçkin bir yaşam konsepti vadediyor. Karaarslan İnşaat’ın faaliyetlerini, Rengi İstanbul’un detaylarını ve sektörün geleceğini Karaarslan İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Vahit Karaarslan ile konuştuk.
Karaarslan İnşaat’ın sektördeki serüveni nasıl başladı?
1998 yılında Karaarslan Tarım olarak yola çıktık. Tarım ürünleri alım satımı, gübre ve hububat ticaretiyle işe başladık; ilerleyen süreçte enerji sektörünü de faaliyet alanımıza ekledik. 2003 yılına geldiğimizde tarımda büyüme alanının sınırlı olduğunu gördük ve “sınırsız alan” olarak tanımladığımız gayrimenkul sektörüne adım attık. Önce gayrimenkul alım-satımı yaptık, birkaç yıl sonra da inşaat faaliyetlerine başladık.
Gayrimenkul yatırımlarındaki yol haritanız ne oldu?
Gayrimenkul portföyümüzü, farklı bölgelerde uzun vadeli değer potansiyeli taşıyan stratejik arazi yatırımları üzerine oluşturduk. Bu süreçte Diyarbakır’ın dışına çıkarak Akdeniz, Ege ve Marmara bölgelerinde aktif bir yayılım sağladık. Antalya ana merkezlerimizden biri oldu, ardından İstanbul’u da portföyümüze ekledik.
ANTALYA’DA İZ BIRAKAN PROJELER
Antalya’da hangi projeleri gerçekleştirdiniz?
Antalya’da 2015’ten sonra konut inşaatına başladık. Rengi Antalya projelerimizle büyük ilgi gördük. Beş projemiz tamamlandı, biri devam ediyor. Özellikle Rengi Antalya Kundu Projesi, Antalya’nın en prestijli lokasyonlarından biri olan Kundu’da, ana cadde üzerinde konumlanıyor. Caddeye sıfır mağazalar ve üzerindeki rezidanslardan oluşan proje; denize yürüme mesafesinde, turizmin ve ticaretin yoğun olduğu bir bölgede yer alıyor. Konut, ticaret ve turizmi bir arada kurguladık. Talebin yüksek olacağına inanarak doğru bir yatırım yaptık ve projeyi 24 ayda tamamlamayı planlıyoruz.
İstanbul’a açılma süreciniz nasıl gelişti?
2020 sonrası dönemde İstanbul’da aktif olarak gayrimenkul yatırımlarına yöneldik. Bu kapsamda ilk büyük yatırımımızı Büyükçekmece’de 163 dönümlük stratejik bir arazi alımıyla gerçekleştirdik. Daha en başında buranın sıradan bir konut projesi değil, İstanbul’da iz bırakacak nitelikli bir yaşam alanı olması gerektiğine inandık. Bu vizyonla Rengi İstanbul doğdu. Toplam 107 adet ultra lüks villa ve bir ticari üniteden oluşan projede inşaat sürecine yeni başladık. 2028 yılının ortalarında tamamlamayı hedefliyoruz.
Rengi İstanbul’un öne çıkan özellikleri neler?
Biz ultra lüks kavramına yeni bir boyut kazandırıyoruz. Rengi İstanbul yalnızca bir villa sitesi değil; özel, sakin ve seçkin bir yaşam alanı olarak tasarlandı. Her villa iki katlı; yaklaşık 1.500 m² arsa, 500 m² kapalı alana sahip. Hiçbir villa diğerinin manzarasını kapatmıyor; tamamı deniz ve göl manzaralı. Bu ölçekte, bu manzarada ve bu büyüklükte arsa yapısına sahip alternatifler İstanbul’da oldukça sınırlı.
“ÖNCELİĞİMİZ DEPREM GÜVENLİĞİ”
Projelerinizi gerçekleştirirken önceliğiniz nedir?
Deprem güvenliği bizim için tartışmasız birinci öncelik. Tüm villalarımızda fore kazık sistemi kullanıyoruz; istinat, çevre ve havuz altlarında ek güçlendirmeler yapıyoruz. Yüksek kaliteli ve uzun ömürlü malzemelerden asla taviz vermiyoruz. Bizim için lüks, önce güven demektir.
Rengi İstanbul’un lokasyon avantajından bahseder misiniz?
Proje E-5’e yaklaşık 700 metre, Hadımköy’e 3 dakika, İstanbul Havalimanı’na ise 25 dakika mesafede. Tüm ana ulaşım aksları buraya bağlanıyor. Şehir kalabalığından uzak ama şehre son derece yakın bir noktadayız. Ulaşım sorunu yok, manzara sorunu yok, alan sorunu hiç yok.
“DEPOLAMA VE TRANSFER MERKEZİ YATIRIMI DA GÜNDEMDE”
Rengi İstanbul’un İstanbul hedeflerinizdeki yeri nedir?
Bu proje bizim için güçlü bir referans. Rengi İstanbul ile İstanbul’da ultra lüks segmentte kalıcı olmayı hedefliyoruz. Ayrıca İSTOÇ’ta bir ticari merkez projemiz bulunuyor. Önümüzdeki dönemde konut ve villaların yanı sıra; limanlara ve serbest bölgelere yakın depolama ve transfer merkezi yatırımları da gündemimizde.
“Uzun vadeli değer üretmek” sizin için ne anlama geliyor?
Biz sadece konut üretmiyoruz; insanlara yuva yapıyoruz. İnsanlar ev sahibi olurken büyük fedakârlıklar yapıyor. Anahtarlarını teslim aldıklarında yaşadıkları o huzur, bizim yaptığımız işin gerçek karşılığıdır. Özellikle yüzde 0,64 faiz döneminde imkânları sınırlı birçok insanı ev sahibi yaptık. Bugün gelip teşekkür etmeleri, doğru bir iş yaptığımızı gösteriyor.
Öte yandan biz evi yapıp satıp giden bir firma değiliz. Proje tamamlandıktan sonra da site yönetiminden günlük işleyişe kadar sürecin içinde olmaya devam ederiyoruz.
“GAYRİMENKUL HER ZAMAN EN GÜVENİLİR YATIRIM ARACI”
Sektörün bugünü ve geleceğine ilişkin değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?
Türkiye’de inşaat sektörü dalgalıdır. Son yıllarda yüksek faizler ve maliyetler sektörü yavaşlattı ancak faizlerin kademeli düşüşe geçmesiyle birlikte piyasanın adım adım toparlanacağına inanıyoruz.
Gayrimenkul, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de en güvenilir yatırım aracıdır. Biz bu sektörde 2006’yı, 2012’yi, 2017’yi birebir yaşadık. Faizler yükseldiğinde fiyatlar durur, düşme eğilimine girdiğinde ise gayrimenkul yeniden yükselir. Gerek konut üreticileri gerekse yatırımcılar açısından arzu edilen ise dengeli bir piyasa yapısıdır.
Son olarak Beşiktaş ile yaptığınız sponsorluk anlaşmasını sormak isteriz…
Biz ailecek dört kuşaktır Beşiktaşlıyız. Beşiktaş ile iş birliği yapmak bizim için sadece ticari değil, tamamen gönül bağıyla yapılan bir anlaşma. Hem Beşiktaş’a hem de markamıza değer katacağına inanıyoruz.



