Umut Çelik / Business World Global Yazı İşleri Müdürü
Klasik otomobiller söz konusu olduğunda mesele yalnızca eski bir araca sahip olmak değil. Bir dönemi korumak, bir hikâyeyi yaşatmak ve geçmişin mühendisliğini bugüne taşımak… Türkiye’de bu kültürün en görünür temsilcilerinden biri de Sencer Sivridağ.
Klasik Otomobil Kulübü Başkanı olan Sencer Sivridağ, klasik otomobillere duyulan ilginin Türkiye’de son yıllarda ciddi biçimde arttığını söylüyor. Ona göre bu tutku artık sadece dar bir otomobil meraklısı grubunun hobisi değil. Her yaştan insanın ilgisini çeken, hatta bir yaşam biçimine dönüşen bir kültür.
Sivridağ’a göre klasik otomobil, geçmişle kurulan canlı bir bağ. “Bir otomobile baktığınızda sadece bir makine görmüyorsunuz” diyor. “Bir dönemin ruhunu, tasarım anlayışını ve mühendisliğini görüyorsunuz.”
Kulüp de tam olarak bu anlayışla çalışıyor. 1990’dan bu yana faaliyet gösteren Klasik Otomobil Kulübü; ralliler, sergiler, sosyal sorumluluk projeleri ve eğitim programlarıyla bu kültürü yaşatmayı hedefliyor. Amaç sadece araçları korumak değil; aynı zamanda klasik otomobil dünyasını yeni nesiller için anlaşılır ve erişilebilir hale getirmek.
Son dönemde bu çalışmaların en dikkat çekici örneklerinden biri ise kuşkusuz Cumhuriyet Rallisi oldu. Bu yıl organizasyon, uluslararası klasik otomobil federasyonu olan Fédération Internationale des Véhicules Anciens (FIVA) tarafından “World Rally” statüsünde düzenlendi.
Sivridağ, bu organizasyonu sadece bir yarış olarak görmüyor. Ona göre Cumhuriyet Rallisi aynı zamanda bir kültür buluşması.
Dört gün süren ralli boyunca Türkiye’nin farklı bölgelerinden ve yurtdışından gelen katılımcılar tarihi rotalarda sürüş yaptı. Cumhuriyet’in 102. yılının kutlandığı bu organizasyonda otomobiller kadar tarih de ön plandaydı. Her etapta geçmişin izleri, kültürel duraklar ve yerel etkileşimler dikkat çekti.
Sivridağ’a göre bu organizasyonların en önemli tarafı da tam olarak burada ortaya çıkıyor.
“Bu ralliler sadece otomobil yarışı değil,” diyor. “Geçmişle bugün arasında bir köprü.”
Gerçekten de klasik otomobil rallileri düzenlendikleri şehirlerde adeta bir açık hava sergisine dönüşüyor. Yol kenarında fotoğraf çeken insanlar, çocukların meraklı bakışları ve yerel halkın katılımı… Tüm bunlar organizasyonu bir spor etkinliğinin ötesine taşıyor.
Ancak klasik otomobil dünyasının en önemli konularından biri de koruma ve restorasyon. Çünkü bu araçlar zamanla kaybolabilecek teknik bilgi ve ustalık gerektiriyor.
Sivridağ bu konuda özellikle eğitim ve bilinçlenmenin altını çiziyor. Ona göre klasik otomobiller yalnızca estetik değeri olan objeler değil; aynı zamanda bir dönemin mühendislik mirası.
Bu nedenle restorasyon standartlarının geliştirilmesi, orijinal parçalara erişimin kolaylaşması ve genç ustaların yetişmesi büyük önem taşıyor. Kulüp de bu alanda farkındalık yaratmaya ve bilgi paylaşımını artırmaya çalışıyor.
Öte yandan otomotiv dünyası büyük bir dönüşümün içinde. Elektrikli ve otonom araçlar artık sektörün geleceğini şekillendiriyor. Peki bu dönüşüm klasik otomobilleri nasıl etkiliyor?
Sivridağ bu soruya oldukça ilginç bir yanıt veriyor: Aslında bu değişim klasik otomobillerin değerini artırıyor.
Teknoloji ilerledikçe insanlar mekanik sürüş deneyiminin kıymetini daha fazla fark ediyor. Modern otomobiller sessiz ve dijital hale gelirken klasik otomobiller sürücüsüyle kurduğu fiziksel bağ sayesinde farklı bir deneyim sunuyor.
Sivridağ bu durumu şöyle özetliyor:
“Elektrikli araçlar geleceğin vizyonunu temsil ediyor. Klasik otomobiller ise geçmişin sanatını.”
Klasik Otomobil Kulübü’nün önümüzdeki dönem planları da bu kültürü büyütmeye odaklanıyor. Yeni ralliler, uluslararası organizasyonlar, gençlere yönelik eğitim programları ve tematik turlar kulübün gündeminde.
Amaç yalnızca klasik otomobilleri korumak değil.
Asıl hedef, Türkiye’yi dünya klasik otomobil haritasında daha görünür bir noktaya taşımak.
Ve belki de en önemlisi, bu tutkuyu yeni nesillere aktarabilmek.
Çünkü bazı otomobiller sadece bir ulaşım aracı değildir.
Bazıları gerçekten tarihin direksiyonudur.




