Gürmen Group CEO’su Zeynep Doğan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü yalnızca sembolik bir tarih olarak değil, sürdürülebilir eşitlik vizyonunun önemli bir parçası olarak değerlendiriyor.
Yüzde 50 kadın çalışan oranı ve yönetim kurulundaki güçlü kadın temsiliyle dikkat çeken Gürmen Group’ta, eşitlik yaklaşımı stratejik bir yönetim anlayışı olarak konumlanıyor. Doğan, başarının birlikte büyümekle anlam kazandığını vurguluyor.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü sizin için hem kişisel hem de kurumsal düzeyde ne ifade ediyor?
8 Mart benim için yılda bir kere kutlanacak bir günden ziyade, toplumsal ve ekonomik hayatta kadın emeğinin yarattığı değeri yeniden düşünmemize vesile olan önemli bir farkındalık anı.
Gürmen Group olarak bu günü tekil bir iletişim başlığı olarak değil, yıl boyunca sürdürdüğümüz eşitlik ve kapsayıcılık yaklaşımının doğal bir yansıması olarak görüyoruz. Bizim için eşitlik; sosyal bir sorumluluğun ötesinde, sürdürülebilir büyümeyi, kurum kültürünü ve küresel rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir yönetim anlayışının parçasıdır.
Gürmen Group olarak toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda nasıl bir vizyon benimsiyorsunuz?
Bizim vizyonumuzun temelinde, yeteneğin ve potansiyelin cinsiyetten bağımsız olduğu inancı yatıyor.
Toplumsal cinsiyet eşitliğini yalnızca etik bir sorumluluk olarak değil, farklı bakış açılarını güçlendirerek karar alma kalitesini artıran ve organizasyonel çevikliğimizi destekleyen stratejik bir avantaj olarak konumlandırıyoruz. Günümüzde kapsayıcı organizasyon yapıları; inovasyon kapasitesini, yetenek çekim gücünü ve uluslararası rekabet kabiliyetini doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer alıyor. Bu nedenle eşitliği dönemsel projelerle değil, kurumsal mekanizmalarla sürdürülebilir hale getirmeyi önemsiyoruz.
Geleneksel olarak erkek egemen bir sektörde kadın lider olarak konumlanmak size neler hissettiriyor?
Üretim ve sanayi dünyası tarihsel olarak erkek egemen bir algıyla tanımlansa da liderlik anlayışının hızla dönüşmekte olduğunu görüyoruz. Gürmen Group’ta üst yönetim seviyesinde kadın liderliğinin güçlü biçimde temsil edilmesi, yalnızca organizasyonel bir tercih değil; geleceğin liderlik modeline dair bilinçli bir yaklaşımın sonucu. Biz bu sektörde başarının cinsiyette değil, vizyonda, yetkinlikte ve sürdürülebilir değer yaratma kapasitesinde şekillendiğine inanıyoruz. Kadın liderliğinin sanayi ve üretim sektörlerinde istisna değil, yeni norm haline gelmesi gerektiğini düşünüyorum.
Gürmen Group’un kadın çalışan oranı ve kadın lider temsili konusunda nasıl bir tablo var? Bu alandaki hedefleriniz nelerdir?
Rakamlarımız, bu konudaki kararlılığımızı somut biçimde ortaya koyuyor. Gürmen Group’ta çalışanlarımızın %50’si kadın çalışanlardan oluşuyor. Bu tablo, organizasyon genelinde dengeli ve kapsayıcı bir yapı kurma yönündeki yaklaşımımızın güçlü bir yansıması. Yönetim kurulumuzda ise 5 üyeden 3’ünün kadın olması, karar alma mekanizmalarında kadın temsilini önceliklendirdiğimizi gösteriyor. Bununla birlikte STEM rollerinde kadın oranımızın %41 seviyesinde olması, kadınların teknik alanlardaki varlığını güçlendirmeye yönelik çalışmalarımızın devam ettiğine işaret ediyor.
Yetenek döngüsüne baktığımızda, terfi eden çalışanlarımız içinde kadın oranı %33, yeni işe alımlarda ise kadın oranı %37 seviyesinde. Bu verileri, gelişim alanlarımızı daha net görmek ve aksiyonlarımızı veriyle beslemek açısından yakından takip ediyoruz.
Şirket içinde kadınların kariyer gelişimini destekleyen özel programlar veya mentorluk uygulamaları bulunuyor mu?
Gürmen Group’ta kariyer gelişimini; liderlik havuzunu genişletmek, kapsayıcı bir kültür inşa etmek ve global standartları rehber edinmek üzere üç temel odak etrafında ele alıyoruz. Potansiyeli, yetenek değerlendirme aşamasından itibaren kapsayıcı bir bakışla takip ediyor; kadın çalışanlarımızın yönetim kademelerinde daha görünür olmalarını ve stratejik kararlara doğal paydaşlar olarak katılmalarını destekliyoruz.
Gürmen Group olarak 8 Mart kapsamında gerçekleştirdiğiniz veya planladığınız projeler nelerdir?
Geçtiğimiz sene Gürmen Group bünyesinde yer alan erkek giyim markamız KİP ile 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel olarak hazırladığımız “Seninle Güçlüyüz” vitrin tasarımımızla, erkek stilinin ayrılmaz bir parçası olan kadınların gücünü vitrinlerine taşıdık. Dünya Kadınlar Günü’nde KİP olarak, belirli mağazalarımızda konumlandırdığımız “Seninle Güçlüyüz” özel vitrin tasarımıyla, erkek stiline kadınların ilhamını yansıttık. Bu projeyle, hayatın her alanında yanımızda olan kadınlar sayesinde güçlü olduğumuzu vurguladık ve “Seninle Güçlüyüz!” diyerek, kadınların toplumsal hayattaki önemine dikkat çektik.
Kadın girişimciliğini veya kadınların ekonomik hayata katılımını destekleyen çalışmalarınız bulunuyor mu?
Gürmen Group olarak kadınların ekonomik hayata katılımını sadece bir istihdam meselesi değil, bir ekosistem meselesi olarak görüyoruz. Bu noktada en somut adımlarımızdan biri, daha önce bahsettiğim “Şık bir adayım var” sistemidir. Saha ve operasyon birimlerimizde kadın çalışan sayısını artırmak için kendi çalışanlarımızı bu sürecin birer elçisi haline getiriyoruz. Ayrıca, tedarik zincirimizden yönetim kurulumuza kadar her aşamada kadın emeğinin görünürlüğünü artırmaya odaklanıyoruz. Kadınların iş gücüne katılımını teşvik eden bu tür teşvik sistemleri ve mentorluk odaklı yaklaşımımızla, ekonomik döngünün içinde kadının rolünü kalıcı kılmayı amaçlıyoruz.
Kariyer yolculuğunuzda size ilham veren kadın liderler oldu mu?
İlham, çoğu zaman beklediğimiz yerden değil, en beklenmedik anda ve en beklenmedik kişiden gelir. Ben kariyer yolculuğumda tek bir isimden değil, farklı hayatlardan, farklı güçlerden ilham aldım.
İş ortağım ve Yönetim Kurulu Başkanımız Yasemin Gür Solmaz, hem bir aile büyüğüm hem de liderlik anlayışımı şekillendiren en güçlü referans noktalarımdan biri oldu. Stratejik duruşu, sakin kararlılığı ve insana verdiği değeri her gün yakından gözlemlemek büyük bir ayrıcalık. Ama ilham yalnızca iş hayatındaki liderlerden gelmedi. Evini tüm sorumluluğuyla yöneten, çocuklarını büyüten kadınlardan da baştan annem olmak üzere çok şey öğrendim. Onun hayatı sahiplenme biçimi, önceliklerini belirleme cesareti ve sessiz kararlılığı bana farklı bir perspektif kazandırdı. Liderlik kitaplarında değil, hayatın ortasında öğrenilen bu dersler çok daha kalıcı oluyor.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle çalışan kadınlara ve genç kızlara vermek istediğiniz mesaj nedir?
Kadınların kariyer yolculuklarında kendilerine güvenmeleri ve hedeflerine sadık kalmalarını önemsiyorum. Hala toplumsal cinsiyet normlarına maruz kalsak da kendimize olan inancımızla bu fısıltıları duymazdan gelmeli ve karşımıza çıkabilecek engellere başarılarımızla cevap vermeliyiz.
Her şeyden önce her ne yapıyorsak yapalım tutkuyla yapmak bence çok değerli. Ayrıca değişimin içinde olmak, yeni dinamiklere hızlı uyum sağlamak, kendini sürekli güncellemek, yapılan işe de kendine de değer katmak için kafa yormak ve bu yolda istikrar önemli.



