Yoğun tatil alışveriş sezonu sona ererken, küresel lojistik sektörü için “İade Sezonu” başladı. E-ticaret tedarik zincirinin bu aşaması giderek daha kritik bir rol oynuyor.
Geçtiğimiz birkaç yıl içinde iadeler, bir maliyet kalemi olmaktan çıkıp ön saflarda yer alan stratejik bir rekabet unsuruna dönüştü. DHL’in 2025 E-Ticaret Trendleri Raporları ve güncel operasyonel verilere göre, artık küresel ticaretin kazananları iadeleri ortadan kaldırmaya çalışanlar değil, değer döngüsünü en iyi şekilde yönetenler. Bu yaklaşım, küresel ağını ve çeşitli yetkinliklerini kullanarak büyüyen dijital pazarda kapsamlı, verimli ve sürdürülebilir e-ticaret çözümleri sunmayı hedefleyen DHL Group’un 2030 Stratejisinin de temel başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. İadeler artık tüketici beklentisinin ayrılmaz bir parçası haline geldiği için sektörün odağı da onları en verimli ve sürdürülebilir şekilde kimin yönettiğine kaymış durumda.
DHL eCommerce Türkiye CEO’su Kağan Gündüz, konuyla ilgili olarak, “Lojistik, e-ticaretin büyümesinde en temel unsurlardan biri haline geldi. Müşteri deneyiminde hız, izlenebilirlik, esneklik ve dijital çözümler, en az teslimatın kendisi kadar belirleyici durumda. Hazırladığımız raporlar da teslimat ve iade süreçlerinin satın alma kararında kritik rol oynadığını açıkça ortaya koyuyor. Biz de DHL eCommerce olarak güçlü operasyonel altyapımızı, sahadaki deneyimli ekibimizi ve dijitalleşme odağımızı bir araya getirerek, daha verimli, erişilebilir ve kullanıcı dostu çözümler sunuyoruz. Hizmetlerimizle işletmelerin teslimat ve iade süreçlerini rekabet avantajına dönüştürmesine destek oluyoruz. Türkiye’den dünyanın 220’yi aşkın ülkesine erişimi kolaylaştırmak, yerel üreticileri ve KOBİ’leri global e-ticaret ekosistemine entegre etmek ve Türkiye’nin bu alandaki gücünü artırmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz.” dedi.



