UiPath, otomasyon dünyasında yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Şirket, klasik görev otomasyonundan agentic otomasyon olarak adlandırılan; yapay zekâ ajanları, yazılım robotları ve insanların tek bir orkestrasyon katmanı altında birlikte çalıştığı yeni bir kurumsal yapay zekâ modeline geçişi hızlandırıyor.
Bu yeni yaklaşımda yapay zekâ yalnızca içerik üretmiyor; varılmak istenen hedefe göre karar alıyor, kurumsal süreçler içinde eyleme geçiyor ve sürekli öğreniyor. Bu dönüşümün merkezinde, farklı platformlarda geliştirilmiş yapay zekâ ajanlarını, robotları ve insanları güvenli, ölçeklenebilir ve kurumsal yönetişim ilkelerine uygun olarak bir araya getiren yeni nesil bir orkestrasyon katmanı yer alıyor. UiPath platformuna bu yıl eklenen UiPath Maestro; kurumların, yapay zekâyı ana iş süreçlerine en etkin şekilde dahil ederek uçtan uca yönetmesini mümkün kılıyor. Bu yaklaşım sayesinde UiPath, TIME Magazine tarafından 2025’in En İyi İnovasyonları arasında gösterildi.
Cora: “2028 itibarıyla kurumsal kararların yüzde 15’i AI ajanları tarafından alınacak”
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan UiPath Türkiye Genel Müdürü Tuğrul Cora, “Bugün yapay zekâda geldiğimiz nokta, artık pilot ve deneme projeleri döneminin kapandığını gösteriyor. Şirketler; artan operasyonel karmaşıklık, veri patlaması ve yatırım geri dönüşü baskısı altında. Bu nedenle kurumsal yapay zekâ artık yalnızca teknolojiyi denemek ya da etkileyici demolar üretmek için kullanılan bir alan değil; doğrudan verimlilik, hız ve kârlılık yaratan somut iş sonuçları üretmek zorunda. Agentic otomasyon, bu dönüşümü mümkün kılan yeni nesil yaklaşımı ortaya koyuyor. Bu yaklaşım, tekil görevleri otomatikleştiren klasik RPA’dan çok daha öte bir noktaya gidiyor. Bağlamı anlayan, bir sonraki en iyi aksiyonu planlayan; robotlar, ajanlar, API’ler, uygulamalar ve insanlar arasında süreçleri uçtan uca yöneten sistemlere ihtiyaç duyuluyor. Bu nedenle Gartner verilerinin de doğruladığı üzere, 2028 itibarıyla kurumsal kararların yaklaşık yüzde 15’inin yapay zekâ ajanları tarafından alınması bekleniyor. Dolayısıyla, yapay zekâ artık yalnızca bir araç değil; hedefleri anlayan, birlikte düşünen ve işin sorumluluğunu paylaşan gerçek bir ekip üyesi haline geliyor” dedi.
Cora: “Türkiye, dönüşüme yön veren ülkelerden biri olabilir”
“Türkiye açısından baktığımızda bu dönüşüm hayati önemde. Dünya Ekonomik Forumu’nun ‘Human to Machine Shift’ olarak ifade ettiği, işlerin insan emeğinden makine ve otomasyona kayacağına yönelik öngörüsü, istihdamının önemli bir kısmı düşük nitelikli iş gücüne dayanan ekonomiler için büyük bir uyarı. Türkiye’nin demografik yapısı hızla değişiyor ve yetkinlik açığı giderek büyüyor. Almanya’da yaklaşık 900 bin yazılımcı varken Türkiye’de bu sayının 150 bin civarında olduğu tahmin ediliyor. Ama aynı zamanda genç ve dönüşüme açık bir nüfusumuz var. Doğru yatırımlarla bu fark bir dezavantaj değil, büyük bir fırsat olabilir. Bu nedenle yalnızca teknolojiye değil, yetkinlik geliştirmeye (upskilling) ve yeniden yetkinlik kazandırma süreçlerine de (reskilling) yatırım yapmak zorundayız. Bu noktada biz UiPath Academy ile dünya çapında 2 milyondan fazla kişiye ücretsiz eğitim sağlıyoruz; Türkiye’den 10.000 geliştirici bu eğitimleri tamamladı. Agentic çağda değer yaratan profil yalnızca kod yazanlar değil, spesifik iş süreçlerini iyi bilen, problemi tanımlayan, süreci tasarlayan ve teknolojiyle birlikte düşünebilen insanlar olacak. Biz Türkiye’nin bu dönüşüme yön veren ülkelerden biri olabileceğine inanıyoruz.”
Cora: “2026 ile birlikte yapay zekâda pilot dönem bitiyor, sonuç alma dönemi başlıyor”
“2026 yılıyla birlikte yapay zekâda yeni bir faza giriyoruz. Kurumlar artık pilot projeleri değil, doğrudan iş sonuçlarını konuşacak. Agentic AI çözümleri, genel amaçlı araçlar olmaktan çıkıp; finans, üretim, enerji, perakende ve kamu gibi sektörlere özel, amaca yönelik sistemlere dönüşecek. Aynı zamanda yönetişim, güvenlik ve veri bağlamı, yapay zekâ yatırımlarının en belirleyici unsurları haline gelecek. Özellikle regülasyonla yönetilen sektörlerde, yapay zekânın neye dayanarak karar verdiğinin, nasıl çalıştığının ve kim tarafından denetlendiğinin şeffaf biçimde izlenebilmesi artık bir zorunluluk olacak. Bu noktada Avrupa ve EMEA bölgesi, insan merkezli ve sorumlu yapay zekâ yaklaşımıyla küresel ölçekte yön belirleyici bir rol üstlenecek. Biz de UiPath olarak, robotların, yapay zekâ ajanlarının ve insanların birlikte çalıştığı bu yeni ekosistemi; güvenli, ölçülebilir ve sürdürülebilir şekilde hayata geçirecek altyapıyı sunmaya odaklanıyoruz. Çünkü yapay zekânın geleceği yalnızca ne kadar yetkin olduğuyla değil ne kadar güvenilir ve yönetilebilir olduğuyla belirlenecek.”
Cora: “Finans şirketlerine ve kamu kurumlarına yönelik agentic çözümler 2026’nın ilk çeyreğinde kullanılmaya başlanacak”
“UiPath olarak kurumsal yapay zekâ alanındaki bu dönüşüme eşsiz bir konumdan liderlik ediyoruz. Otomasyondaki küresel liderliğimiz, üzerine inşa ettiğimiz agentic otomasyon platformu için çok güçlü bir temel sağlıyor. 2026 yılının ilk çeyreğinden itibaren bu yetkinlikleri buluttan sağlamanın yanında, müşterilerimizin kendi veri merkezlerine de taşıyarak finans ve kamu gibi bulut teknolojileri kullanımı regülasyonlarca engellenmiş sektörler için de sunacağız.”
Cora: “OpenAI, NVIDIA, Microsoft, Google ve Salesforce ile iş birlikleri geliştiriyoruz”
“Piyasadaki birçok agentic AI oyuncusu bireysel verimlilik ya da nokta çözümlere odaklanırken, biz işletmelerin ana süreçlerini uçtan uca otomatikleştirmeye odaklanıyoruz. Üstelik bunu yalnızca yapay zekâ ajanlarıyla değil; deterministik görevlerde hâlâ en verimli, hatasız ve yüzde yüz güvenilir olan robotlarla birlikte yapıyoruz. Bizim yaklaşımımız ‘ya robot ya ajan’ değil; ikisini de en doğru yerde kullanan hibrit bir mimari. Ayrıca LLM-agnostic ve agentic-agnostic bir mimariye sahibiz. Aynı kurumsal süreç içinde, UiPath platformunda farklı LLM’lerle geliştirilmiş yapay zekâ ajanlarının ve farklı platformlarda geliştirilmiş yapay zekâ ajanlarının bir arada yönetilmesini sağlıyoruz. OpenAI, NVIDIA, Microsoft, Google ve Salesforce gibi küresel teknoloji liderleriyle kurduğumuz iş birlikleri sayesinde müşterilerimize gerçek dünya problemlerine yönelik en doğru çözümleri sunabiliyoruz.”



