Advertisement
  1. Haberler
  2. FİNANS
  3. Fintekte kartlar Rubikpara ile yeniden dağıtılıyor

Fintekte kartlar Rubikpara ile yeniden dağıtılıyor

umutimza
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Umut Çelik / Business World Global Yazı İşleri Müdürü

Türkiye’nin fintek ekosistemi son beş yılda adeta yeniden şekillendi. Bir yanda agresif büyüme peşindeki girişimler, diğer yanda regülasyonlarla uyumlu, daha kurumsal oyuncular… İşte tam bu kesişimde yer alan Rubikpara, kısa sayılabilecek bir sürede sektörün önemli aktörlerinden biri hâline geldi.

Geçtiğimiz günlerde Rubikpara Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Akbal ile bir araya geldiğimde, yalnızca rakamlardan değil, bu rakamların nasıl ortaya çıktığından, arka plandaki stratejik yolculuktan ve fintek pazarının geleceğine bakışından da uzun uzun konuşma fırsatı buldum.

Bu buluşma sırasında, son dönemde çokça tartışılan “fintek olgunlaşıyor mu?” sorusuna doğrudan saha içinden yanıtlar aldığımı söyleyebilirim.

Bambu metaforu ve 5 yıllık hazırlık dönemi

Akbal’ın Rubikpara’nın yolculuğunu anlatırken kullandığı bir metafor dikkat çekiciydi: bambu ağacı.

Bambu, uzun süre toprak altında büyür; dışarıdan bakanlar hiçbir gelişme görmez. Oysa kökler derinleşmekte, güç birikmektedir. Sonra bir gün, o görünmeyen hazırlık dönemi biter ve bambu hızla yükselmeye başlar.

Akbal’a göre Rubikpara’nın ilk yılları tam olarak böyle bir dönemdi.

İşin vitrine yansıyan kısmı gecikmiş gibi görünse de, altyapı, teknoloji, güvenlik ve operasyonel derinlik bu sürede inşa edildi.

Bu yaklaşım Türkiye fintek sektöründe pek

alışıldık değil. Pek çok oyuncu hızlı büyüme baskısıyla, henüz sağlam temeller oluşmadan agresif genişlemeye yöneldiği için orta vadede maliyet artışları ve operasyonel aksamalarla karşılaşıyor.

Rubikpara ise tersine, önce mimariyi kurdu, sonra ölçeklenmeye geçti.

“Oyuna 2-0 önde başladık” sözünün arka planı

Akbal’ın sohbetimiz sırasında kurduğu bir cümle, şirketin işleyişini anlamak için önemliydi:

“Biz oyuna 2-0 önde başladık.”

Bu sözün arkasında bir özgüvenden ziyade gerçekçi bir analiz var. Çünkü Rubikpara, klasik bir start-up’ın sınırlı kaynaklarla, yüksek riskle ve belirsizlik içinde yürüttüğü bir yolculukla kıyaslanamaz bir konumda doğmuş.

Akbal’ın vurguladığı gibi, arkasındaki köklü sektör tecrübesi ve güçlü sermaye yapısı ona hızlı büyümeye zorlanmadan, güven odaklı bir ölçeklenme stratejisi izleme imkânı tanımış. Bu da ödeme sistemleri gibi hata toleransı çok düşük bir alanda önemli bir avantaj.

Bugün fintek rekabeti büyük ölçüde “hız” üzerinden anlatılıyor. Oysa hız artık bir farklılık değil, sektör standardı. Farkı yaratan şey, kesintisiz hizmet, operasyonel tutarlılık ve güvenin sürdürülebilirliği…

Rubikpara’nın son beş yıldaki performansı bu bakış açısının sonucu.

Günlük 500 milyon TL hacim: Gövde değil, köklerin göstergesi

Şirketin bugün günlük 500 milyon TL’ye varan işlem hacmine ulaşması piyasa açısından dikkat çekici bir eşik. Ancak Akbal’ın bu rakama yüklediği anlam bambaşka. Ona göre bu başarı, yalnızca büyümenin değil, doğru temelin göstergesi:

Bir fintek hacimle büyüyebilir ama hacmi taşıyacak altyapı yoksa bu büyüme sürdürülebilir olmaz.

Rubikpara’nın kendi mikroservis mimarisini sıfırdan kurması, dışa bağımlılığı azaltmış; performans, kesintisiz erişim ve maliyet yönetimi açısından uzun vadeli avantaj sağlamış.

Sektörde teknoloji altyapısını dışarıdan kiralayıp hızlı büyümeye çalışanların yaşadığı darboğazlar düşünüldüğünde, bu stratejinin önemi daha iyi görülüyor.

Genç girişimcilere destek: Ekosistemi birlikte büyütme hedefi

Akbal ile sohbetimizin en dikkat çeken bölümlerinden biri genç girişimcilere yönelik planladıkları yeni destek paketiydi.

Rubikpara artık yalnızca kendi büyümesini değil, ekosistemin genişlemesini de merkeze alıyor. Bu kapsamda 35 yaş altı genç girişimcilere 100 bin TL’ye kadar komisyonsuz POS desteği verilecek.

Fintek sektöründe rekabet genellikle fiyat kırma, kampanya yoğunluğu veya agresif pazarlama üzerinden yürür. Ancak Akbal’ın yaklaşımı daha uzun vadeli:

“Biz kurumsal yapının avantajıyla büyüdük, aynı avantaja sahip olmayan genç girişimcilerin yanında durmalıyız.”

Bu destek, özellikle ilk yıllarında finansal yüklerle boğuşan küçük işletmeler için ciddi bir nefes alanı açabilir.

Kârlılık: Fintek için kritik bir kırılma noktası

Dünya fintek ekosistemi son iki yıldır kârlılık baskısı altında. Birçok global oyuncu, yıllarca süren yüksek maliyetli büyümenin ardından finansal disiplin arayışına girdi.

Rubikpara’nın 5. yılda kârlı bir teknoloji şirketine dönüşmesi, sektör açısından önemli bir gösterge. Bu durum, iş modelinin yalnızca ölçek değil, verimlilik üzerine kurulduğunu gösteriyor.

Özellikle yüksek enflasyon, artan regülasyon yükleri ve artan işlem maliyetlerinin olduğu bir dönemde kârlılığı korumak, güçlü bir operasyonel disiplin gerektiriyor.

Rubikpara Kart: Dijital ile fiziksel dünyanın birleştiği nokta

Şirketin bu yıl tanıttığı Rubikpara Kart, yalnızca yeni bir ürün değil; stratejik açıdan ekosistemin tamamlayıcı halkası.

Sektörde dijital çözümler ne kadar gelişirse gelişsin, fiziksel kartın hâlâ büyük bir kullanım alanı var. Türkiye de POS penetrasyonu ve kartlı ödemeler açısından dünyada önde gelen pazarlardan biri.

Bu kartla birlikte Rubikpara dijital cüzdan, sanal kart, cashback ve işletme çözümlerinin yanı sıra “fiziksel temas noktası”na da sahip oluyor. Bu, kullanıcı bağlılığını artıran önemli bir adım.

2026 hedefi: 100 milyar TL ciro ve “tek durak ödeme platformu” vizyonu

Sektörde iddialı hedef koymak zordur; çünkü fintek, makroekonomik dalgalanmalardan ilk etkilenen alanlardan biridir. Buna rağmen Akbal, 2026 için 100 milyar TL ciro hedeflediklerini söylüyor.

Bu hedef, yalnızca agresif bir büyüme planına değil; mevcut ivmenin rasyonel bir analizi üzerine kurulu.

Bu yıl hedefledikleri 33 milyar TL’nin çok üzerinde kapanış yapmaları, ölçeklenebilir yapının işlediğini gösteriyor.

Akbal’ın orta vadeli vizyonu ise şu cümlede özetleniyor:

“Rubikpara’yı Türkiye’nin tek durak ödeme sağlayıcısı yapmak istiyoruz.”

Bu vizyon, ödeme süreçlerinin hayatın akışı içinde görünmez hâle geldiği, kullanıcı deneyiminin merkezde olduğu bir modeli işaret ediyor.

Açık bankacılık: Fintekin yeni rekabet alanı

Rubikpara’nın üzerinde çalıştığı bir diğer alan, açık bankacılık.

Bu yapı devreye girdiğinde kullanıcılar farklı bankalardaki tüm hesaplarını tek ekran üzerinden görüntüleyebilecek, para transferlerini merkezi olarak yönetebilecek.

Özellikle KOBİ’ler için bu ciddi bir operasyonel verimlilik yaratacaktır.

Bugün işletmelerin en büyük sorunu, dağınık hesap yapısı nedeniyle gerçek zamanlı nakit akışı görememeleri.

Rubikpara burada “entegratör oyuncu” rolüne soyunuyor.

Görünmeyen hazırlığın görünür sonuçları

Yusuf Akbal ile yaptığım uzun sohbetten sonra Rubikpara’nın başarısını tek cümleyle özetlemek gerekirse şunu söyleyebilirim:

Bu bir hızlı büyüme değil, doğru büyüme hikâyesi.

Bugün görünen çıkış, aslında yıllar süren bir hazırlığın, derin köklerin sonucunda ortaya çıkıyor.

Fintek sektörünün hızla olgunlaştığı bir dönemde Rubikpara’nın sergilediği tablo, gövdesi yükselen ama kökleri sağlam bir modelin mümkün olduğunu kanıtlıyor.

Ve görünen o ki, bu yükseliş daha yeni başlıyor.

Fintekte kartlar Rubikpara ile yeniden dağıtılıyor

1
mutlu
Mutlu
0
kahkaha
Kahkaha
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
susuyorum
Susuyorum
0
_zg_n
Üzgün
0
a_l_yorum
Ağlıyorum
0
sinirli
Sinirli
0
alk_
Alkış
0
be_enmedim
Beğenmedim
Fintekte kartlar Rubikpara ile yeniden dağıtılıyor
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Business World Global ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin