İletişim Uzmanı ve Eğitmen Rengin Gültekin, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında kaleme aldığı yazısında, kadınların karşılaştıkları ayrımcılıktan çok, kendi içlerindeki sınırları aşmaları gerektiğine dikkat çekti.
Gültekin, kadınların çoğunlukla kendilerine çizilen çerçeveleri kabullenerek hareket ettiklerini ve bu durumun fırsat eşitliği önündeki en büyük engellerden biri olduğunu vurguladı.
Kadınlar Hedeflerini Yazmıyor
Eğitim ve danışmanlık süreçlerinde bireylerle yaptığı çalışmalardan örnekler veren Gültekin, katılımcılara en önemli hedeflerini sorduğunu belirtti. Ancak özellikle kadınların bu hedefleri yazılı hale getirme konusunda oldukça çekingen olduklarını ifade etti. “Kadın katılımcılar arasında hedeflerini yazılı olarak belirleyen yok denecek kadar az” diyen Gültekin, bu durumun kadınların kendi potansiyellerini gerçekleştirme yolunda önemli bir eksiklik olduğunu söyledi.
Öğrenilmiş Çaresizlikten Kurtulmak Şart
Kadınların maruz kaldıkları cinsiyetçi ayrımcılığın yanı sıra, kendilerine dayatılan sınırları kabullenmemeleri gerektiğini belirten Gültekin, şu ifadeleri kullandı:
“Kadınların önce kendi cam tavanlarına başkaldırması gerekiyor. ‘Beni ne mutlu eder, ne yaparak kendimi anlamlı kılarım?’ sorusunu sormak bile büyük bir başkaldırıdır.”
“Değişim Kendimizle Başlar”
Gültekin, Mahatma Gandhi’nin “Eğer dünyada bir değişim yaratmak istiyorsak, o değişimin kendisi olmalıyız” sözünü hatırlatarak, kadınların bireysel adımlarla kendi hayatlarında dönüşüm yaratabileceklerini belirtti. Kadınların, kendilerine dayatılan kalıpları kırarak, hayallerine ve hedeflerine sahip çıkmaları gerektiğini vurgulayan Gültekin, her bireyin küçük de olsa bir adım atmasının büyük değişimler yaratabileceğini söyledi.
“Kadın, kendi gücünü yaratabilecek kadar muazzam bir varlıktır. Yeter ki kendinin farkında olsun” diyerek sözlerini tamamlayan Gültekin, tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı.



