Advertisement
  1. Haberler
  2. EKONOMİ
  3. 1401 Coffee, kahve kültürünü yeniden tanımlıyor

1401 Coffee, kahve kültürünü yeniden tanımlıyor

umutimza
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Umut Çelik / Business World Global Yazı İşleri Müdürü

Kahve artık yalnızca bir içecek değil; bir kültür, bir buluşma biçimi, bir yaşam ritüeli. Ancak her fincanın ardında bir hikâye vardır emekle, vizyonla, insanla yoğrulmuş.

Geçtiğimiz günlerde 1401 Coffee’nin kurucusu Bülent Özgür Kılıç ile sohbet ederken tam da bu hikâyeye dokunduk: Bir markanın kahveden çok daha fazlasını nasıl temsil edebileceğine…

Tuzla Marina’dan doğan bir marka

Bülent Özgür Kılıç, sektöre başka markaların bayiliğini üstlenerek adım atmış. Ancak bu başlangıç, onun için bir son değil, bir dönüm noktası olmuş:

“Projeyi ilk gördüğüm anda, orada yalnızca bir alışveriş merkezinden fazlasının hayata geçirilebileceğini hissettim”diyor. Tuzla Marina’daki ilk şube, zamanla bambaşka bir yolculuğun kapısını aralamış. Yatırımcı kimliğinin yanında, sürece aktif katkı sunan, sahada yer alan bir isim olarak markanın ruhunu bizzat şekillendirmiş.

“Türkiye’de kahve pazarı büyüme hızı yüksek ama kırılgan,” diye ekliyor. “Çünkü bu alanda kalıcı başarıyı sağlayan şey yalnızca yatırım değil; doğru strateji, güçlü bir kültür ve ortak bir vizyonun varlığı.”

Bugün 20’yi aşkın şubesiyle 1401 Coffee, bu anlayışın somut bir yansıması. Kılıç, “Girişimcilik yalnızca fırsatları görmek değil, o fırsatları doğru zamanda, doğru insanlarla hayata geçirebilmektir,” diyerek özetliyor bu süreci.

Bir kahve zincirinden fazlası

Kılıç’ın sıkça vurguladığı bir kelime var: özen. Kahveye, mekâna, insana, detaya duyulan özen

1401 Coffee’nin menüsü de bu felsefeyi taşıyor. “Misafirlerimiz sadece kahve içmekle kalmıyor; aynı zamanda yemek yemek, sosyalleşmek, hatta günün farklı saatlerinde kokteyl eşliğinde keyifli vakit geçirmek istiyor,” diyor. Bu farkındalıkla 1401 Food & Drink konsepti doğmuş.

Bugün markanın iki güçlü kanadı var: 1401 Coffee Shop — kahve odaklı, dinamik bir yapı; ve 1401 Food & Drink — gastronomi merkezli, daha rafine bir deneyim alanı.

“İki konseptimiz de farklı ama aynı ruhu taşıyor,” diyor Kılıç. “Yerel üreticiyi destekliyor, taze ürünlerle özgün reçeteler geliştiriyoruz. Bu sadece lezzet meselesi değil; sürdürülebilirlik ve sorumluluk anlayışı.”

Mekânlar sadece kahve içilen yerler değil artık; tadım atölyeleri, müzik etkinlikleri ve konsept buluşmalarla yaşayan birer sosyal alan. “Amacımız insanlara sadece bir ürün değil, bir deneyim sunmak,” diye açıklıyor.

Seçici büyüme, sürdürülebilir vizyon

1401’in büyüme hikâyesi hızla dikkat çekiyor. Üç şube ile başlayan serüven, kısa sürede 20’nin üzerine çıkmış. Ancak Kılıç, sayılardan çok nitelikten söz ediyor:

“Bizim için asıl öncelik, büyümeyi sürdürülebilir kılmak. Her yeni adımda kaliteyi korumak ve misafir deneyimini en üst düzeyde tutmak.”

Bu yıl 25 şube hedefleniyor. Beş yıl içinde ise 200 noktaya ulaşmak planlanıyor.
Ama Kılıç’ın altını çizdiği gibi, bu bir “şubeleşme yarışı” değil; doğru lokasyonlarda, doğru insanlarla kurulan sağlam bir yapı.

Üstelik artık hedef yalnızca Türkiye değil. 1401 Coffee, Almanya, İngiltere ve Dubai gibi pazarlara adım atmaya hazırlanıyor.

“Yurt dışı büyümesini bir şube çoğaltma hamlesi değil, kültürel bir temsil olarak görüyoruz,”
diyor. “Her lokasyonda 1401 ruhunu koruyarak, o bölgenin kültürel kodlarına saygı duyan bir anlayışla ilerleyeceğiz.”

Bir markayı büyüten ekip ruhu

Başarıyı neye borçlu olduğunu sorduğumda gülümsüyor:

“Bir girişimci en çok insanı yönetmeyi öğrenmeli,” diyor.

Ona göre iyi bir ekip yalnızca markayı büyütmez, aynı zamanda sürdürülebilirliği de garanti eder. “Biz 1401’de birlikte çalışmıyoruz, birlikte üretiyoruz,” diye ekliyor.

Baristanın kahveye kattığı özen, mutfak ekibinin detaylara gösterdiği dikkat, servisteki sıcaklık… Hepsi markanın karakterini oluşturuyor.

“Ekip ruhu bizim en büyük yatırımımız. Kolektif zihin, tüm iş süreçlerinin merkezinde,”
diyor Kılıç.

Esneklik içinde istikrar

Liderliğe dair en az konuşulan ama en önemli becerinin ne olduğunu sorduğumda yanıtı çok net:

“Esneklik içinde istikrar,” diyor. “Vizyonundan sapmadan değişen koşullara uyum sağlayabilmek… Asıl liderlik, hem detaylara hâkim olmak hem de büyük resmi görebilmektir.”

Kılıç’ın sözleri bir markanın nasıl karakter kazandığını gösteriyor: Bir yandan büyürken köklerinden kopmamak, bir yandan da her fincanda aynı sıcaklığı koruyabilmek.

Kahve sektörü kalabalık, rekabet sert. Ama 1401 Coffee’nin hikâyesi, bir markanın rakiplerinden değil, değerlerinden güç aldığını gösteriyor.

Ve belki de bu yüzden, 1401’in kahvesi yalnızca damakta değil, zihinde de iz bırakıyor.

“Kahveyi içip kalksınlar istemiyoruz,” diyor Kılıç. “Kahvenin yanında bir his götürsünler istiyoruz.”

1401 Coffee, kahve kültürünü yeniden tanımlıyor
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Business World Global ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin